KADIN
Giriş Tarihi : 15-12-2013 19:41   Güncelleme : 15-12-2013 19:41

İHD Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

İHD üyeleri, cezaevindeki 163 hasta tutsağın durumuna dikkat çekmek ve serbest bırakılmaları talebiyle 163 dakikalık oturma eylemi yaptı. Ankara, Siirt, Marin, Batman, Amed, Bingöl, Malatya, Hakkari, İzmir ve İstanbul’da düzenlenen eylemlerde ağır hasta tutsakların serbest bırakılması istendi.

İHD Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

Ankara'da 163 ağır hasta tutsak özgürlük isteyen insan hakları savunucuları, AKP hükümetine hasta tutsaklar için acilen çözüm üretmesi çağrısında bulundu. 

 

İHD Ankara Şubesi, tüm şube ve temsilcilikler ile aynı anda 163 ağır hasta tutsağın serbest bırakılması talebiyle yürüyüş ve oturma eylemi gerçekleştirdi. İHD Ankara Şubesi önünde bir araya gelen grup, Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önüne kadar “Ölümlere sessiz kalmayacağız ağır hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı ile yürüdü.

 

Yürüyüşte sık sık, “Hasta tutsaklara özgürlük”, “Bijî berxwedana zindanan” sloganları atıldı. Yürüyüşe TUHAD-FED, BDP, KURD-DER de destek verdi. Yürüyüşün ardından basın açıklaması metnini okuyan İHD Ankara Şube üyesi Yağmur Torgut, hasta tutsaklara dair taleplerini şöyle sıraladı: 

 

- Cumhurbaşkanlığının özel af niteliğinde cezanın kaldırılmasıyla ilgili prosedüründe değişiklik yapılmalı. Adli Tıp Kurumu devreden çıkaralarak af yetkisi bağlamında tam teşekküllü devlet hastanelerinin verecekleri raporlar yeterli görülmelidir. 

 

- İnfaz Kanunu'nun 16. maddesindeki hapis cezasının hastalık nedeniyle ertelenmesinin Adli Tıp tekelinden çıkarılması gerekir. 

 

- Aynı kanun maddesinde "hayati tehlike kriteri" yerine "tek başına idame ettirememe" kriteri getirilmiştir. Bu kriterin mutlaka kaldırılması lazım. 

 

- Bilimsel olmayan, siyasal iktidarın etkisindeki Adli Tıp Kurumu'nun resmi bilirkişi tekeli kaldırılmalıdır. 

 

- Adalet Bakanlığı, bir an önce cezaevlerine hastane ve revir yaparak nitelikli personel ihtiyacını karşılaması gerekmektedir. 

 

- Özellikle F tipi hapishanelere geçildikten sonra tecrit uygulamalarıyla hastalıklar tetiklenmekte, mahpusların hastalıklarının hızlı bir şekilde ilerlemesine neden olmaktadır. Cezaevlerindeki bu tecrit uygulamalarına son verilmeli.

 

- Beslenme, havalandırma, spor yapma imkanları iyileştirilmeli ve hijyen sağlanarak mahpusların beden ve ruh sağlıklarının korunmasına yardımcı olunlalı.

 

- 5275 sayılı kanunda adli-siyasi ayrımı yapılarak siyasilere verilen daha ağır ve fazla hükümler kaldırılmalı, Birleşmiş Milletler (BM) kurallarına uygun hale getirilmeli. 

 

- TBMM'de onaylanan İşkenceye Karşı Sözleşme'nin seçmeli protokolü uyarınca bir yıl içinde oluşturulması öngörülen ulusal önleme mekanizmasının STK'lar ve demokratik kitle örgütlerinden oluşmalı ve etkili denetim sağlanmalı.

 

- Sağlık koşulları düzeltilinceye kadar Adalet Bakanlığı, acilen sağlık sorunu olan mahpusları sağlık kontrolünden geçirmeli ve kayıtların tutulmasını sağlamalı. 

 

Açıklamanın ardından grup, 163 dakika oturma eylemi gerçekleştirdi.

 

SİİRT: Siirt'teki eylem İHD şube binası önünde yapıldı. Eyleme, tutuklu yakınları ve kitlenin yanı sıra BDP ve HDP il yöneticileri, Siirt Barış Anneleri Meclisi aktivistleri, Siirt Belediye Başkan Yardımcısı Musa Kurhan, TUHAD-DER, Siirt Barış Meclisi, Barış Süreci İzleme Komisyonu üyeleri, MEYA-DER, MKM, Siirt Tabip Odası temsilcileri, il Genel ve Belediye Meclis üyeleri de katıldı.

"163 hasta mahpus için, 163 dakika oturuyoruz" pankartı ile hasta tutsakların isimleri, hastalıkları ve kaldıkları cezaevlerinin isimlerinin yazıldığı dövizlerin açıldığı eylemde İHD Şube Başkanı Vetha Aydın tarafından açıklama yapıldı. Aydın, hasta tutsakların halen cezaevlerinde tutulmasının hukuktan öte başlı başına bir insan hakkı ihlali olduğunu söyledi.

Aydın, bu nedenle başta Cumhurbaşkanlığı'nın özel niteliğindeki cezanın kaldırılması ile ilgili prosedürde değişiklik yapılması dahil olmak üzere, hasta mahpusların cezaevinde tutulması önünde bulunan 10 yasanın ve protokolünün acilen değiştirilmesini talep ettiklerini söyledi. 

 

Yapılan açıklamanın ardından insan hakları savunucuları hasta tutsakların her biri için 163 dakikalık oturma eylemi başlattı

MARDİN: Mardin'de de hasta tutsaklar için İHD şube üyeleri, dernek binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada "Ağır hasta mahpuslar için 163 dakika oturma eylemi. Hasta, mahpuslara özgürlük" pankartı açıldı.

Açıklamayı ise İHD Mardin Şube Başkanı Erdal Kuzu yaptı. F tipi hapishanelerindeki tecride dayalı koşulların tutuklu ve hükümlülerin ruh ve beden bütünlüklerini tehdit etiğini belirten İHD Mardin Şube Başkanı Kuzu, "Ayrıca mahpusu insan saymayan zihniyet gerek yasal düzenlemeler de, gerekse de uygulamadaki keyfiyet, etik olmayan yaklaşımlar ve bürokratik engellerle özellikle hasta tutuklu ve hükümlüler için insani olmayan bir tablonun ortaya çıkmasına neden olurken, mahpuslar bir veda hakkına dahi erişemeden yaşamlarını yitirmektedir" diye konuştu.

 

Açıklamanın ardından dernek üyeleri, eylemde açtıkları pankartı dernek binasına asmasının ardından dernek binası içinde oturma eylemine geçti.

 

BATMAN: İnsan hakları savunucuları Batman'da ise, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi önünde 163 ağır hasta tutsak için basın açıklaması yaparak ardından oturma eylemi gerçekleştirdi.

Eksi 1 dereceyi gösteren soğuk havaya rağmen yapılan açıklamaya tutsak ailelerinin yanı sıra İHD Şube Başkanı Osman Künteş, HDP Batman İl Eş Başkanı Vidan Ergül Tileği, BDP, HDP, MEYA-DER, KURDÎ-DER yöneticileri, BDP Batman Gençlik Meclisi aktivistleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Cezaevi önünde açıklama yapan İHD Şube Başkanı Osman Künteş, İHD olarak cezaevlerinde ağır hasta tutsakların tedavilerinin yapılaması ve tahliye edilmesi konusunda defalarca ilgili yetkililere çağrılarda bulunduklarını hatırlattı. Buna rağmen bu konuda bugüne kadar herhangi bir adım atılmadığını dile getiren Künteş, "Türkiye cezaevlerinde uygulanan infaz rejimi, insani olmayıp F tipi hapishanelerde tecrit sisteminin etkisiyle tutuklu ve hükümlüleri adeta çürümeye terk etme bir yapıya sahiptir" dedi. Künteş, bu nedenle her geçen gün ölüme yaklaşan hasta tutsakların serbest bırakılması gerektiğini ifade etti. 

 

Yapılan açıklamanın ardından hasta tutsaklar için 163 dakikalık oturma eylemine geçildi.

AMED: Amed’de, Baro, İHD ve Mazlum-Der, hasta tutsakların serbest bırakılması için basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Mazlum-Der Şube Başkanı Abdurahim Ay, 544 hasta tutukludan 163’ünün durumunun ağır olduğunu söyledi.

Amed'te cezaevlerinde bulunan hasta tutsaklara dikkat çekmek amacıyla Baro Başkanı Tahir Elçi, İnsan Hakları Derneği Başkanı Raci Bilici, Mazlum-Der Şube Başkanı Abdurahim Ay, BDP İl Eş Başkanı Mehmet Emin Yılmaz ve bazı sivil toplum örgütleri temsilcilerinin katılımı ile Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması yapıldı.

 

Sivil Toplum örgütleri adına hazırlanan basın açıklamasını okuyan Mazlum-Der Şube Başkanı Abdurahim Ay, Türkiye’de cezaevi koşullarına değinerek, “Tüm itirazlara rağmen cezaevlerinde izolasyon sistemi uygulanmıştır. Türkiye’de cezalara uygulanan infaz rejimi insani olmayıp, F Tipi hapishanelerine geçişle birlikte tecrit sisteminin etkisi ile tutuklu ve hükümlüleri adeta çürütmeye terk eden bir yapıya sahiptir. Bugüne kadar gerek Adalet Bakanlığı’nın gerekse de ilgili sivil toplum örgütlerinin verilerine göre cezaevlerinde yaşamını yitiren tutuklu ve hükümlü sayısının çokluğu vahameti göstermektedir” dedi.

 

Adalet Bakanlığı’nın resmi verilerine dikkat çeken Ay, “2013 yılında 140 bin 520 kişi cezaevlerinde bulunmaktadır. Son 7 yıl içerisinde cezaevlerindeki nüfus 2.5 misli artmıştır. 14 hasta mahpus rapor beklerken yaşamışını yitirmiştir. Adli Tıp 10 kişiden 1’sine rapor vermektedir. Adalet Bakanlığına ve infaz savcılıklarına 460 kişi rapor için başvuruda bulunmuş 417 kişinin başvurusunun reddine karar verilmiştir. İHD verilerine göre ise, 3 Kasım 2013 tarihi itibariyle hasta mahpus listesinde 163’ü ağır olmak üzere 544 hasta mahpus bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

 

F Tipi cezaevlerindeki tecride dayalı koşulların tutuklu ve hükümlülerin ruh ve beden bütünlüklerini tehdit ettiğine işaret eden Ay, “Mahpusu insan saymayan zihniyet gerek yasal düzenlemelerde, gerekse de uygulamadaki keyfiyet, etik olmayan yaklaşımlar ve bürokratik engellerle özellikle hasta tutuklu ve hükümlüler için insani olmayan bir tablonun ortaya çıkmasına neden olurken, mahpuslar bir veda hakkına dahi erişmeden yaşamlarını yitirmektedir” dedi. Ay konuşması ardından talepleri sıraladı.

 

BİNGÖL: Bingöl’deki eylemin adresi ise Dörtyol Saat Kulesi önüydü. Burada düzenlenen eyleme BDP il ve merkez ilçe örgütü, MEYA-DER, KESK bileşenleri, DTK temsilcilerin yanısıra kitle katıldı. İHD MYK üyesi Nihat Aksoy tarafından yapılan kısa bir açıklamanın ardından, oturma eylemine geçildi. Saat kulesi altında 5 dakika yapılan oturma eyleminden sonra topluca İHD Bingöl Şubesi binasına geçen kitle burada oturma eylemine gerçekleştirdi.

MALATYA: Malatya'da Merkez PTT binası önünde düzenlenen basın açıklaması ve oturma eyleminde Kürtçe ve Türkçe "İnsan, hakları ile insandır", "Ağır hasta mahpuslar serbest bırakılsın" pankartlarının açıldı. Eyleme, BDP ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinin de bulunduğu kitle katıldı. Eylemde açıklama yapan İHD Şube Başkanı Servet Ak, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve hasta tutsakların durumuna dikkat çekerek, derhal serbest bırakılmalarını talep etti. Yapılan açıklamanın ardından grup oturma eylemi yaptı. 10 dakikalık oturma eyleminden sonra grup şube binasına geçerek oturma eylemini burada sürdürdü. 

 

HAKKARİ: İHD Hakkari Şube üyeleri, Hakkari Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya tutsak yakınlarıyla birlikte BDP il eşbaşkanları Esmer Tekin ve Rahmi Kurt, HDP İl Eş Başkanı Rahmi Temel, Hakkari Belediye Başkanvekili Ahmet Taş, İl Genel Meclis üyeleri ve Belediye Meclis üyeleri, Hakkari Barış Anneleri Meclisi aktivistleri ve kitle katıldı. Açıklamada "Hasta tutsaklara özgürlük" ve "İnsan, hakları ile vardır" dövizleri ile hasta tutsaklardan Hasan Kaçar'ın fotoğrafları taşındı.

 

Burada açıklama yapan İHD Hakkari Şube Başkanı İsmail Akbulut, Türkiye cezaevlerinde on binlerce tutsak ile yüzlerce hasta tutsağın bulunduğunu belirterek, hasta tutsakların derhal serbest bırakılmasını istedi. Yapılan açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eyleminin ardından açıklama sona erdi. 

 

Aydın'da ise, yine İHD'lilerin çağrısıyla Sevgi Yolu Sokağı'nda bir araya gelen sivil toplum örgütleri, hasta tutsaklarının durumuna dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması düzenledi. "163 ağrı hasta tutsak var, hasta mahpuslar bırakılsın" pankartını açan insan hakları savunucuları, hasta tutsakların fotoğraflarını taşıdı. Eylemde açıklama yapan İHD Aydın Şube Başkanı Jale Duygu, "İnsan Hakları Evrensel Bildirge'sinin kabul edilişinin 65. yıl dönümünde insan hakları değerleri için halklar ve toplumlar tarafından direnme hakkının kullanılarak etkili mücadeleler yürütülmeye devam ettiğini görüyoruz" dedi. Hasta tutsakların sağlık durumuna değinen Duygu, "F tipi cezaevi ile tecrit uygulamasından vazgeçilmelidir. Hasta mahpuslar derhal serbest bırakılmalı ya da cezalarının infazları yeniden sağlıklarına kavuşasıya kadar ertelenmelidir" dedi. 

 

Yüksekova'daki katliamada değinen Duygu, "Türkiye'nin insan hakları ve demokrasi genel sorununun en önemli halkası olan Kürt sorununun barışçıl yollardan çözümüne yönelik çabaların artması ve buna bağlı olarak savaş, çatışma nedeniyle kimsenin ölmemesi yıllardır özlemi çekilen çok önemli bir gelişmedir. Son günlerde Yüksekova'da yaşanan ve üç insanınızın polis kurşunuyla yaşamını yitirmeleri ve sorumluların açığa çıkmaması süreç açısından endişe vericidir" dedi. 

 

Konuşmanın ardından oturma eylemi yapan kitle "Direne, direne kazanacağız" sloganı ile eylemlerine son verdi.

 

İZMİR: İzmir'de de İHD şube üyeleri, ölüm sınırında olan 163 hasta tutsağın durumuna dikkat çekmek amacıyla Eski Sümerbank önünde basın açıklaması düzenledi. "544 hasta mahpus, 163 ağır hasta mahkum cezaevlerinde ağıtlar yükseltmeden ses ver" pankartını açan insan hakları savunucuları, "Biliyor musunuz? Mahkumlara çıplak aramalar yapılıyor", "Biliyor musunuz? Cezaevindeki mahpuslar ölüyor", "12 Eylül hukuku hayatımızı cehenneme çevirdi" dövizleri açtı. Hasta tutsaklar için yapılan eyleme İzmir TAY-DER üyeleri, BDP il ve ilçe yöneticileri ile Barış Anneleri Meclisi aktivistleri de destek verdi.

 

F tipi cezaevlerinin tecride dayalı koşullarının tutsaklar üzerinde ağır ruh ve beden bütünlükleri tehdit ettiğini söyleyen İHD İzmir Şube Başkanı Adnan Kaya, "Mahpusları insan saymayan zihniyet gerek yasal düzenlemelerde gerekse de uygulamalardaki keyfiyet, etik olmayan bir tablonun ortaya çıkmasına neden olurken, mahpuslar bir veda hakkına dahi erişemeden yaşamlarını yitirmektedir" dedi. Hasta tutsaklarla ilgili talepleri sıralayan Kaya, hasta tutsakların bırakılmasını ve F tipi cezaevlerinin kapatılmasını istedi. Konuşmanın ardından 163 ağır hasta için 163 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

İSTANBUL: İHD İstanbul Şubesi üyeleri de Galatasaray Meydanında hasta tutsakların acilen serbest bırakılması için imza standı açtı. İnsan hakları savunucuları, hasta tutsakların resimleri ve hastalıkların yazıldığı dövizleri taşıyarak, AKP hükümetine,“ İşlediğiniz bu insanlık suçuna son veren” diye seslendi.

“Tecrit öldürüyor F Tipi hapishaneleri kapatılsın”, “Hapishanelerde ölüm istemiyoruz hasta tutsaklar serbest bırakılsın” pankartları ve hasta tutsakların yere serilen fotoğrafları arkasında oturma eylemi yapan İHD üyeleri, hasta tutsaklara uygulanan bürokratik işkencenin son bulmasını istedi. “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek”, “Tecrit kaldırılsın ölümleri durdurun”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganlarının atıldığı eylemde ilk sözü İHD İstanbul Şubesi Başkanı Ümit Efe aldı.

Ümit Efe, 19 Aralık 2000 tarihinde “Hayata dönüş” operasyonu adı altında tutsaklara yönelik devlet tarafından gerçekleştirilen katliam sonrası F Tipi cezaevlerini uygulamaya koyulmasıyla Türkiye cezaevlerinin tam bir işkencehaneye dönüştüğünü hatırlattı. Ağır tecrit koşullarının birçok tutsağın ağır hastalıklara yakalanmasına neden olduğuna dikkat çeken Efe, ölüm sınırına gelen bu hasta tutsaklara Adlı Tıp Kurumu süreci, sevkler ve yargı sürecinin de dayatılan bürokratik engellerin onları bilinçli bir şekilde ölüme gönderdiğine dikkat çekti. Efe, zulüm çemberine dönüşen bu bürokratik engellemelerin sadece hasta mahpusları değil onların ailelerine de mağdur ettiğini dile getirdi.

“Demokratik yargı paketi” adı altında AKP hükümeti tarafından yapılan yeni düzenlemeyle büyük bir eziyet sonrası alınan Adlı Tıp Kurumu raporlarını da lüzumsuz kıldığına dikkat çeken Efe, ölüm sınırına gelmiş olan hasta mahpusların bu kez de polisin “Toplum güvenliği için tehlikeli” beyanına takıldığını hatırlattı. “Hasta tutsakların serbest bırakılması polis, jandarma, JİTEM’ın iki dudağı arasında çıkacak söze kaldı” diyen Efe, hasta tutsaklara dayatılan bu akıl almaz uygulamaya karşı ve tutsakların serbest bırakılması için çalmadıkları kapı kalmadığını ancak bugüne kadar hiçbir gelişmenin yaşanmadığını aktardı.

“Cezaevlerinde yaşanan insanlık suçları AKP hükümetini gerçek demokrasi yüzüdür” diyen Efe, “Biz artık yeter demek için burada bir araya geldik ve hasta mahpuslar serbest bırakılana kadar bu alanları terk etmeyeceğiz” dedi.

KASIM İTİBARİYLE 163 AĞIR 520 HASTA TUTSAK

Ümit Efe’nın ardından açıklamayı İHD Cezaevi Komisyonu Üyesi Sevim Kalman okudu. Adalet Bakanlığının resmi verilerine göre 2013 yılında 140 bin 520 kişinin cezaevlerinde bulunduğu altı çizilmekte olduğunu aktaran Kalman, son yedi yıl içersinde cezaevlerinde ki nüfusun 2,5 misli arttığına dikkat çekti. 14 hasta tutsağın rapor beklerken yaşamını yitirdiğini hatırlatan Kalman, Adlı Tıp Kurumunun on kişiden birine rapor verirken, Adalet Bakanlığı’na ve infaz savcılarına rapor için baş vuran 460 kişinden 417 kişinin ise başvurusunun reddine karar verildiğini belirti.

İnsan hakları verilerine göre, 3 Kasım 2013 tarihi itibariyle hasta tutsak listesine 163’si ağır olmak üzere 544 kişi bulunduğu tespit edildiğini bildiren Kalman, özellikle F Tipi hapishanelerindeki tecrite dayalı koşulların tutuklu ve hükümlülerin ruh ve beden bütünlüklerini tehdit ettiğini vurguladı.