KADIN
Giriş Tarihi : 31-01-2014 11:55   Güncelleme : 31-01-2014 11:55

KCK' İstanbul davasında tahliye çıkmadı

İstanbul "KCK" ana davasında tutsakların ve avukatların yargılamanın sona ermesi ve mahkeme heyetinin çekilmesi yönündeki taleplerini reddeden mahkeme heyeti, tüm tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi.

KCK' İstanbul davasında tahliye çıkmadı

 

77'si tutuklu 204 Kürt siyasetçi ve insan hakları aktivistinin yargılandığı İstanbul "KCK" ana davasının 10'uncu duruşmasının tüm sanıklar adında söz alan BDP eski PM üyesi Nihat Oğraş'ın "Özgür irademizle ÖYM'lerde yargılanmayı kabul etmediğimizi deklare ediyoruz" sözleri ile yargılamanın sona ermesi ve mahkeme heyetinin davadan çekilmesi talebinin ardından avukatların taleplerine geçildi.

 

Duruşmanın son bölümünde söz alan Avukat Mahmut Taştan, "Bir taraftan paralel devlet var yargı içinde çeteler var diyen Başbakan, bir taraftan da Pensilvanya'dan devleti etkileyen bir güç var. Bütün bunlar basında açık bir şekilde belirtiliyor. Yargı bağımsız ise bu ağır suçlamalara karşı suç duyurusunda bulunurdu. Eğer bulunmuyorsa bu yargının bağımsız olmadığının göstergesidir" dedi.

 

Yargılamanın hukuksuz olduğunu belirten Taştan, yargılamanın durdurulmasını talep etti. Özgürlükçü Hukukçular Derneği Başkanı Fırat Epözdemir ise, 17 Aralık operasyonuna dikkat çekerek, "Rüşvetten gözaltına alınan Bakanların istifa etmeleri gerekiyordu ve ettiler. Şimdi bu mahkeme hakkında da çeteleştiğine yönelik söylemler var. Dolayısı ile bu mahkeme heyeti de davadan çekilmelidir" diye belirtti.

 

Mahkeme Başkanı'na seslenen Epözdemir, "Ben yerinizde olsam 1 dakika o koltukta durmaz çeker giderdim" dedi. Mahkeme Başkanı bunun üzerine Epözdemir'in sözünü keserek mikrofonu kapattırdı. Ardından da "Burayı itham etmeye gelmişler" diyerek talepleri almayacağını söyledi.

 

Mahkeme Başkanı ardından savcıdan taleplere yönelik mütalaasını istedi. Savcı ise, taleplerin yasaya ve usule aykırı olmasından dolayı taleplerin reddini istedi. Mütalaanın verilmesinin ardından mahkeme ara kararını açıklamak için duruşmaya ara verdi.

 

Aranın ardından mahkeme heyeti duruşmaya sadece basın mensuplarının izleyici olarak katılmasına izin verdi. Mahkeme kararında savunma yapan tutuklu BDP eski PM üyesi Nihat Oğraş, taleplerde bulunan avukatlar Baran Doğan, Sinan Zincir ve Fırat Epözdemir hakkında "savunma sınırlarını aştıkları" gerekçesiyle haklarında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

 

Tüm tutukluların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, tutsakların ve avukatlarının mahkeme heyetinin davadan çekilmesi ve yargılamanın sonlandırılması talebini ise "Mahkemenin yasal yetkiler çerçevesinde faaliyet yürüttüğü" ve "taleplerin yerinde bulunmadığı" gerekçeleriyle reddetti. Savunması alınmayan tutuksuz sanıkların savunmalarının alınması için savunmasını yapmayan tutuksuz sanıklar hakkında yakalama kararı çıkartılmasına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 3-11 Nisan tarihlerine erteledi.

 

Öte yandan mahkemenin tavrına tepki gösteren avukatlar ve tutsak yakınları da ara karar beklendiği sırada adliye önünde basın açıklaması yaptı. Sık sık, "Biji berxxwedana zindana" sloganlarının atıldığı açıklamada ilk olarak avukat Ercan Kanar konuştu. Mahkemedeki boykot tavrını bundan sonra tüm ÖYM'lerde görülen duruşmalarda hem avukatlar hem de yargılananların göstermesi gerektiğini vurgulayan Kanar, TMK ve ÖYM gibi barış ve demokrasinin önünde engel oluşturan yasaların ve düzenlemelerin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

 

 

Kanar'ın ardından söz alan HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel de, KCK davalarının başladığı günden bu yana bu davaların siyasi niteliğinin olduğunu dile getirdiklerini belirterek, "10 binden fazla arkadaşımız bu mahkemelerin sorgularından geçti. Buna itirazı ifade ettik. Bunlar hukuki değil. Bir merkezden yönetiliyor ve karar alınıyor" dedi. Başbakanın ve muhalefet partilerinin bile artık yargı sisteminin çöktüğü yönünde açıklamalar yaptığını da söyleyen Tuncel, "Daha önce Kürtler için savundukları bu mahkemeler kendilerine dönünce savunamaz hale geldiler. Yargıçlar ve avukatlar açısından da böyle. Bugün burada kimin yargısı sorusuna cevap verilemiyor" dedi. Tutuklu Kürt siyasetçi Nihat Oğraş'ın hakim tarafından kesilen savunmasından, "Biz bu ülkenin siyahlarıyız. Ve beyaz adamların mahkemelerinde yargılanmak istemiyoruz" bölümünü hatırlatan Tuncel, demokrasiden ve bağımsız bir yargıdan bahsedilebilmesi için hükümetin yargıyı yürütmenin himayesine alacak düzenlemelerden vazgeçmesi gerektiğini dile getirdi.