İmamoğlu, Almanya’nın Düsseldorf kentindeki bir Türk girişimcinin restoranında gerçekleştirilen toplantıda, Avrupa Türk İş İnsanları ve Sanayicileri Derneği üyeleriyle görüştü.

Türkiye’den dünyanın farklı ülkelerine yaşanan beyin göçüyle ilgili görüşlerini paylaşan İmamoğlu, “Bu beyin göçünün bizi üzen tarafı var. Eğer hak ettiği değeri bulamadığı ya da hak ettiği bir biçimde kendini gösterecek ortamı yakalayamadığı bir şekilde ülkeyi terk eden bir beyin göçü var ise, bu bizi mutsuz eder. Şu anda yoğun bir biçimde böyle bir dönemi yaşayan durumdayız.” dedi.

İmamoğlu, dünya üzerinde yaşanan savaşlar ve çatışmalı ortamalar nedeniyle düzensiz bir mülteci akınının da yaşandığına dikkati çekerek, Türkiye’nin yaşanan bu olumsuz durumdan en fazla etkilenen ülkelerin başında geldiğinin altını çizdi.

Türkiye’den Almanya’ya yaşanan göçle bugünkü mülteci sorununun aynı kapsamda değerlendirilemeyeceğine vurgu yapan İmamoğlu, “Bu bağlamda, ülkemizin bu sorununa hem temas ederken hem de sizlerin göç hikayesinin ne denli başarılara evrildiğini de bir iş dünyası anında burada görmekten son derece mutluyum” diye konuştu.

İmamoğlu, Avrupa Birliği yolculuğunun, Türkiye için önemli bir konu olduğunu dile getirdi.

Konuşmasının ardından ATİAD üyelerinden gelen soruları yanıtlayan İmamoğlu, mültecilerle ilgili soruya şu yanıtı verdi:

“Mülteci meselesi, evrensel bir sorundur, global bir sorundur. Kaynağı açlık olabilir, susuzluk olabilir, iklim krizi olabilir. Daha kötüsü, savaş olabilir. Böyle bir ortamda göç eden insanları, ‘Barışı nasıl oraya getirebiliriz’ ya da ‘Suyu nasıl oraya getirebiliriz’ ya da ‘Açlığı orada nasıl sona erdirebiliriz’ diye düşünmek zorunda olan ülkeler iken, ne yazık ki Türkiye'yi, ‘Şu kadar para verelim ve mültecileri orada tutun’ pazarlığı yapılan ülke haline getirdiniz. Ve bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hükümeti, kötü sınav vermiştir. Meseleye bu seviyede tutarak, mültecilerin gelişini alkışlamış ve alkışlattırmıştır. Bu olmaz.”

Hibya Haber Ajansı