KADIN
Giriş Tarihi : 15-02-2014 12:48   Güncelleme : 15-02-2014 12:48

Murat Karayılan: Devlet Çözmez İse Biz Çözer

Mezopotamya radyosuna konuşan Halk Savunma Merkez Karargah Komutanı Murat Karayılan çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Murat Karayılan: Devlet Çözmez İse Biz Çözer

ANF'nin haberine göre Karayılan Kürtlerin imha edilmesini hedefleyen 15 Şubat'ın eşiğinden halkın ve Öcalan'ın özgürlüğünü sağlayacak bir aşamaya ulaşıldığını belirtti.

 

Karayılan; “Yani bu uluslararası komplo Apocu Hareket karşısında sallandı. Fakat 1 Haziran 2004’ten itibaren yeniden direniş hamlesinin başlaması, Önderliğimizin bunun ardından KCK sistemini ilan etmesi esasları üzerinden halkımız mücadelesini gün be gün geliştirdi ve bugün artık kendisini ve Önderliğini özgürleştirme dönemine girdi” ifadelerini kullandı.

 

KARAYILAN'IN AÇIKLAMALARINDAN SATIRBAŞLARI ŞÖYLE:

 

'KOMPLO HUKUKİ VE AHLAKİ OLMAYAN BİR YÖNTEMDİR'

“Ortadoğu’da Kürt halkı bir hakikattir. Varlığı tarihin derinliklerinden geliyor. Bu hakikati gizlemek istemişler. Kürdistan’ı dört parça yaparak inkar etmek, Kürdistan üzerinde asimilasyon siyaseti yürütmeyi amaçlamışlar. Bu haksız bir yol ve yöntemdir. Hakikat karşıtıdır. Bunun için birçok kez Kürtlerin düşmanları komplo yöntemiyle Kürtlere karşı hareket ettiler. Birçok kez Kürtlere ve Önderlerine karşı komplo yöntemi geliştirildi. Önder Apo da Kürdistan hakikatini temel alarak yola çıktı. Kürt Özgürlük Hareketini geliştirdi. ”

 

'SÖMÜRGECİLER ÖNDERLİĞİN ÖZGÜRLÜK ÇİZGİSİNİ TEHLİKE OLARAK GÖRDÜ'

“Fakat Kürdistan gerçekliğini gizlemek, Kürt halkını yok etmek, Kürdistan üzerindeki köleciliği kalıcı kılmak isteyerek Ortadoğu üzerinde hesap yapanlar, Önderliğin temsil ettiği çizgiyi kendileri için tehlike gördüler. Bu yüzden, Kürdistan ve Ortadoğu üzerindeki hesaplarını geliştirmek amacıyla, planlarının engellenmemesi için Önder Apo, Hareketimiz ve halkımıza karşı bu komployu geliştirdiler. Komplo Başkan Apo şahsında; Kürdistan halkının özgürlüğüne ve esasında Ortadoğu halkının iradeleşmesine karşı yapıldı. Başkan Apo’nun temsil ettiği özgürlük çizgisinin tasfiyesi için geliştirildi”

 

'KOMPLO 1992’DE DEVREYE KONDU'

 

“Başlangıcı 1998-1999 değildir, 1992’dir. Daha o zaman kampımız Lübnan sahasında yasaklandığı ve Güney savaşı başladığında komplo hareketimize karşı başlatıldı. Bu tarihten sonra, bize karşı yapılan savaşa NATO destek verdi. Apocu hareketi etkisiz kılıp ortadan kaldırmak istediler. Çünkü bu hat Kürt halkı ve bölge halkının iradeleşmesi hattıdır. O yüzden bölge üzerinde hesapları olan emperyalist ve sömürgeci güçler bu çizgiyi kendileri için tehlike görerek tasfiye etmek istediler. Bu hattı ortadan kaldırmak ve etkisiz kılmak için ilkin Türk ordusunu her açıdan desteklediler. İstedikleri sonucu gerillaya yönelik elde edemeyince bu sefer Önder Apo’yu hedef aldılar.”

 

'YÜZÜSTÜ BIRAKTILAR'

 

“Amerika, Yunanistan, İsrail ve kimi Avrupa devleti aktif olarak bu komploda rol alırken kimisi de dolaylı olmak üzere toplamda 34 devlet bu komploda yerini aldı. Genel bir konsepttir ve geniş bir girişimdir. Önder Apo’yu Türkiye’ye teslim etmek için birçok girişimde bulundular ve bundan daha Türkiye’nin haberi bile olmadığı söyleniyor. Hatta o dönem Türk Başbakanı Bülent Ecevit; “Ben hala anlamış değilim Amerika Öcalan’ı yakalayarak neden bize teslim etti?” diyerek bu komplodan habersiz olduğunu ifade etmiştir.''

 

'İMRALI SİSTEMİ ULUSLARARASI BİR İŞKENCE SİSTEMİDİR'

 

“Hareketimizin ve halkımızın tasfiyesi için İmralı sistemini oluşturuyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde denizin ortasında, dibinde böylesi bir tecrit ve izolasyonun uygulandığı bir sistem yoktur. İmralı sistemi psikolojik işkence, izolasyon ve tecrit sistemidir. Önderliğimizi orada diri diri tabuta koymak, halkı nefessiz bırakmak ve özgürlük hareketini tamamen tasfiye etmek için bu sistemi geliştirdiler.”

 

'İMRALI SİSTEMİNDE ULUSLARARASI GÜÇLERİN ROLÜ VAR'

 

“Her şeyden önce komployu geliştirenler; Önderliğimizi doğru tahlil edememişler. Hareketimizi doğru tahlil etmemişler. Komplocular, Önderliğimiz esir alınınca biz hemen birbirimize girerek dağılacağız ya da Önderliğimiz böylesi bir tecrit ortamına alınınca çaresiz kalacak diye düşündüler. Önderlik İmralı Zindan’ında hiçbir zaman kendisini çaresiz bırakmadı. Orada çalıştı ve orada mücadeleyi tek kişilik bir ordu gibi yürüttü. Her şeyden önce 10 kitaptan fazla kitap yazdı. Dönemin Devrimci Çizgisini yeniden geliştirdi. Biz bu komploya karşı nasıl başaracağız, bunun yolunu şeffaflaştırarak önümüze koydu. Kendi kişiliğinde de komployu boşa çıkartarak bu komplonun nasıl boşa çıkarılacağını ve sonuçsuz kalacağının yol ve yöntemlerini kaleme alıp geliştirdi.”

 

'KÜRT HALKI ÖZGÜR YAŞAMAYA KARAR VERDİ'

 

“Ne kadar Önderliğimize karşı tecrit gelişirse gelişsin, halkımız daha fazla Önderliği sahiplendi, daha fazla ona bağlandı. Bu halkımız için gerçekten büyük bir değerdir, onurdur. Önderliğini bırakmadı. Bu da gösteriyor ki; artık Kürt halkı özgür yaşamaya karar vermiştir.''

 

'HAYAL DENİLENLER GERÇEKLEŞİYOR'

 

“Daha önce biz Önderlik özgürleşecek dediğimizde birçok kesim “bunlar hayali konuşuyor” diyordu. Ama şimdi bizim dışımızdaki birçok kişi de Önderliğimizin özgürlüğünü tartışıyor. Özgür olması gerektiğini söylüyor ve Kürt sorununun Önderliğimizin özgürlüğü olmadan çözülmeyeceğini dile getiriyorlar.”

 

'ULUSLARARASI BOYUTTA EN ÖNEMLİ LİDERLERDEN BİRİ OLDU'

 

 “Önderlik o kadar büyük bir irade oldu ki dünyada yüz kişi arasında en önemli 20 liderden biri olarak açıklandı. Bir önderlik ki zindandadır, tecrit altındadır ve dışarıyla bağı yoktur. Birkaç kişi ile ancak ilişkilenebiliyor. Böyle bir tecride rağmen 20 en önemli ve güçlü lider arasında en güçlü ve önemli bir lider olarak seçiliyor. Bu tüm halkımız ve kadrolarımız için büyük bir onur kaynağıdır.''

 

'ÖNDERLİĞİMİZE YÖNELİK ORTAYA SÜRÜLENLER KOMPLONUN DEVAMIDIR'

 

“Tekrar komplonun yöntemi olarak Paris katliamı, Amed katliamı gibi örnekler geliştiriyorlar. Her fırsatta kimi yöntemleri devreye koyuyorlar. Hatta Önderliğe karşı, kimi güçler itibarsızlaştırmak için kimi oyunları geliştirmek için çaba harcıyorlar. Kimi sahtekarca yöntemlere başvuruyorlar. Bu da komplonun yöntemlerinin kimi yanlarıyla hala sürdüğünü gösteriyor”

 

'BAŞTA ABD ÖNDERLİK HAKİKATİNİ GÖRMELİDİR'

 

“Komploya karşı iradeli, bilinçli durulmalı. Böyle komployu geriletebilirsin. Bütün uluslararası güçlerin ortaklığı ile geliştirilen böyle büyük bir komplo Kürdistan’da sonuç alamamış ise öyle bilin ki hiçbir komplo sonuç alamaz. Bunun için Kürdistan’da artık yeni bir devir gelişti. Bu hususta biz diyoruz ki; komployu geliştirenlerin artık Kürt ve Kürdistan hakikatini, PKK hakikatini, Önder Apo’nun Önderlik hakikatini görmelidir. Artık komplonun devam ettirilmesinden vazgeçmeliler. En başta ABD’nin artık bu hakikati görmesi gerekiyor.”

 

'KOMPLOCULAR KÜRT HALKINDAN ÖZÜR DİLEMELİDİR'

 

“Kürt halkı bir hakikati temsil ediyor. Bu komplo Kürdistan halkına büyük bir zarar verdi. Bugün Kürdistan’da kara gün oldu. Halkımız bu günü protesto etmek için oruç tutuyor, yaşamı ve çalışmayı durduruyor. Kürdistan’da büyük bir trajedi yaşattılar. Bu zulüm durmalıdır. Kürt halkından özür dilenmelidir.''

 

'ÇÖZÜMSÜZLÜK KOMPLOCULUKTAN KAYNAKLANIYOR'

 

“Ancak komplocular komployu resmi bir şekilde sona erdirirse çözümün önü açılır. Yani Kürt halkını ve iradesini tanımayan güçler, çözüm sürecini de tıkıyorlar. Bunun için biz artık herkesin bu hakikati görmesi gerektiğini söylüyoruz.”

 

'MUHATAPLIK GERİDE KALDI ŞİMDİ SIRA ÖZGÜRLÜKTE'

 

“Kürt halkı komplonun çürütülmesinde büyük bir mesafe almıştır. Muhataplık süreci geride kalmış, diyalog süreci yürütülmüş, şimdi de özgürleştirme süreci kalmıştır. Artık kimse Kürt halkını bu yürüyüşünden geri adım attıramaz. Yani artık Başkan Apo’nun özgür olması, Kürdistan’ın özgür olması ve Kürt halkı üzerinde yürütülen köleciliğin sona ermesi gerekmektedir “

 

'NEDEN DİĞER PARÇALAR DA BATI KÜRDİSTAN GİBİ ÖZGÜRLEŞMESİN?'

 

“Bunun göstergesi Rojava’dır. Bakın, Türk devleti Rojava’da Kürtlerin bir statü kazanmaması için büyük bir çaba içine girdi. Ama Batı Kürdistan statüsünü ilan etti. 21 Ocak’ta kendi özerkliğini, özerk yönetimini ilan ettiler. Güney Kürdistan’ın da statüsü var. Peki en büyük Kürdistan parçası olan Kuzey Kürdistan’ın niye statüsü olmasın? Niye Doğu Kürdistan’ın statüsü olmasın? Artık bu gelişmelerin önünü kimse alamaz ve özgürlük yürüyüşü sonuca ulaşacaktır.''

 

'DEVLET ÇÖZMEZ İSE BİZ ÇÖZER SİSTEMİMİZİ KURARIZ'

 

 

''Bu irade ve bu ruh ile eğer yeni dönemde mücadele yürütülür ise ki yürütülecektir o zaman zafer muhakkak gelişecektir. Artık yönümüz bu zafere dönüktür. Bunun için de diyoruz ki; madem devlet bunu görüyor, çözüm yolunun bu olduğunu biliyor ve çözmek istediğini söylüyor o zaman bu hakikati görerek oyalamaya son vermelidir. Eğer bunu yapmaz ise biz bunu kendi başımıza da yapabiliriz. Biz KCK sistemini kendimiz oluşturabilir, çözümü geliştirebiliriz. Artık Kürt halkı bu konuda çaresiz değil, çare sahibidir. Bunu herkesin görmesi gerekiyor. Bu komployu çürüten halk, özgürlüğünü de sağlayabilir.”