Oysa Haziran ayında 1 ayda faiz giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 165,6 oranında artmış.
Ve 99 milyar 277 milyon ulaşmış.
Ocak - Haziran döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre faiz giderleri yüzde 108.7 artarak 574 milyar 424 milyon liraya ulaşmış.
Emekliye zam deyince kaynak yeterli değil devlete şu kadar yük getiriyor diyerek ayak sürtenler faiz lobilerine bir ayda 99 milyar 277 milyon lira, 6 ayda da 574 milyar 424 milyar lira aktarmış.
Asgari ücrette ve satın alma gücünde Avrupa ülkeleri arasında sonuncu olan Türkiye Emekli maaşında da maalesef sonuncu oldu.
Emekli harçlık değil; hakkını istiyor.
Emekli " emek" li; yani emek vermiş, emek sarf etmiş kimse demektir.
Bu insanlar o günün şartlarına göre az çok emeğinin karşılığını almanın yanında; vergisini ve kendisini emekli olan SSK ve Bağ-Kur primini 25- 30 yıl ödeyerek bu günlere gelmiş.
Ödenen her ayın pirimi yine o günün döviz kuruna dönüştürüp hesap edin bakalım toplamında karşınıza nasıl bir tablo çıkacak! 
Bu işin maddi yönü! .
Birde bu konunun manevi boyutu var.
Bu insanlar ananız, babanız, dedeniz.
Ve bu insanlar ülke ekonomisine fikri ile, fiziği ile omuz vermiş kimselerdir.
Bugün bunlar yorgun düşmüş, beli bükülmüş insanlardır.
Bugün tepe tepe kullandığınız her konfor, yararlandığınız her hizmet onların geçmişte alın terlerinin; nasırlı ellerinin ürünüdür.
Bu insanlar baş tacı edilecekken ne essef verici bir durum ki ekonomiyi sanki onlar batırmiş gibi emekli maaşı zammı bahanesiyle memleketin yaşlısı, saygı değer büyüklerimiz hakkında sosyal medyada ve bazı ekranlarda söylenmedik laf, sergilenmedik itham kalmadı.
Emeklilik devlete yük değil, ödül değil; bedeli peşin ödenmiş bir haktır.
Emekliye harçlık verir gibi üç beş kuruş zam verip milletin ve emeklinin sırtında lüks ve şatafat içinde yaşayan her kim varsa büyük bir vebal içindedir.
Emekli fazlasını değil, hakkını istiyor.
Mustafa Polat Şanlıurfa Demokrat parti il başkanı