ÖZEL HABER
Giriş Tarihi : 16-03-2014 15:32   Güncelleme : 16-03-2014 15:32

35 Yaşında Genç Tedavi İçin Devletten Yardım Bekliyor

Vali mi Faruk Çelik mi ? Her defasında mağdur ve fakir insanların yanında olduğunu iddia eden AKP'lilerin muhtaçlara ne kadar ilgili olduklarını bir engelli olarak çok iyi anlamaktayım. 2007 de geçirmiş olduğum bir trafik kazasından dolayı omurilik kırığıyla sinirleri zedelendiğinden bacakları, bazı kasları, idrar tutamama ve bağırsak felciyle karşı karşıya kaldı. Fırat üniversitesi Tıp Fakültesi Algoloji ana bilim dalında yapılan muayene ve teşhis sonrası tedavisinin mümkün olduğu söylenmiş ve Tedavisinin yapılabilmesi için SSK’lı olması durumunda 45 bin TL, SSK’lı olmaması durumunda 175 bin TL karşısında tedavi olabileceğini doktorların ifade ettiğini iddia etti.

35 Yaşında Genç Tedavi İçin Devletten Yardım Bekliyor

 BAKAN VE MİLLETVEKİLLERİ UMUDUNU YOK ETTİ Nuri Sobay bunun üzerine, AKP Şanlıurfarfa Milletvekili ve aynı zamanda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’i aradığını ve kendisiyle görüşerek tedavi olması için gerekli yardım talebinde bulunduğunu söyledi.. Bakan Faruk Çelik'le yaptığı görüşmede; Şanlıurfa'ya geldiğinde konuyla ilgili yüz yüze Urfa’ya geldiğinde görüşeceklerini söylemesine rağmen herhangi bir görüşme olmamış.Hatta görüşmesine dahi izin verilmediğini iddia etti. Nuri Sobay Bakan Faruk Çelik'le görüşmek için defalarca uğraşmasına rağmen korumaların engeliyle karşılaşmış. Üç kez telefonla bakanla görüşmüş,her defasında konuyla ilgileneceklerini ve sorununun kesinlikle çözüleceğini insani bunu bir görev olarak gördüklerini belirtmesine rağmen Ancak Bakan Faruk Çelik'ten de hiçbir olumlu netice alamadığını ve sürekli oyalandığını iddia etti. Tüm bu olumsuzluklar rağmen tedavisi için sürekli kapı kapı dolaşmış ve Şanlıurfa Milletvekillerine ulaşmış ancak,kendisine hep ilgileneceğiz,yardımcı olacağız laflarıyla hep oyalanmış ve umutlarıyla ve hayalleriyle oynandığını iddia ederek hiç kimsenin sözünü yerine getirmediğini söyledi. TÜM KAPILAR YÜZÜNE KAPATILDI Şanlıurfa Ak Parti Milletveki Mahmut Kaçar'ın danışmanı kendisini aradığını,Vekil Mahmut Kaçar'ın hastalığına üzüldüğünü,kendisiyle her konuda ilgileneceğini iddia ederek,ancak bu güne kadar tedavisi hakkında hiçbir şekilde ilgilenilmediğini, olayın sadece telefon görüşmelerinde kaldığını söyledi. Sobay;Tüm başvurularım duyarsız ve sonuçsuz kaldı.İşte Nuri Sobay'ın hastalığıyla ilgili yetkililerle görüşme hikayesi, Şanlıurfa AKP’li Milletvekilli ZEYNEP KARAHAN USLU hep not aldılar. Daha sonrasında Zeynep KARAHAN USLU ile mahalle toplantısında yüz yüze görüştüm. Onun da, Konuyla ilgileneceklerini yanlarına not alarak belirttiler. Daha sonra beni arayıp yardımcı olamayacaklarını söylediler. Bende bunun üzerine basın yoluyla sesimi duyurmak istedim. Basına verdiğim bilgiden sonra AKP Urfa Milletvekili Mahmut Kaçar'ın danışmanı arayarak, vekilin çok üzüldüğünü ve yardımcı olmak istediğini söyledi. Bende, bana nasıl yardımcı olabileceğini anlattım. Bir hafta sürekli beni arayarak tedavi için yardımcı olacaklarını söylediler. Bu durum sızın de tahmin edeceğiniz gibi beni çok umutlandırdı ve hayata yeniden doğacakmış gibi sevindirdi. Haberin değeri soğuduktan sonra, Hiçbir şekilde benim sorunumla ilgili bir çalışmanın yapılmadığını anladım. Daha sonra dönemin Valisi şu anki AKP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Celalettin GÜVENÇ tarafından üç görevli gönderildi. Valimizin durumdan haberdar olup çok üzüldüğünü ve yardımcı olacağını söylediler. Gereken tüm bilgileri onlara verdim. Beni tekrardan aşırı derecede umutlandırdılar. Benim bütün çabalarım ve onların vaatleri boşa gitti ve boş konuşmanın ötesine geçmedi meğerse hepsi sesimi kıstırıp haklı talebimi bastırmakmış. Yani kısaca bunlarınki Nasrettin hocanın meselesi gibi gönlüm yoksa vermeye ipe unda serilir. Ben siyasetten çok anlamam. Son günlerde çıkan yolsuzluk haberlerin gerçek veya yalan olduğunda söyleyemem. Fakat hükümete yakın çevrelerin nasıl bir lüx yaşantıda olduklarında çok net görüyorum. Şunu söyleyebilirim ki; tüm bir ülkenin nimetleri Hükümetin iki dudağı arasında. Bu iki kelimeyi bana kimsenin para vermesi için veya bir menfaat sağlamaları için istemiyorum. Sağlığın temel hakkım olduğuna inanıyorum sadece hakkımı istiyorum. Benim bakıcım olan annem hasta durumda ve bende onun bakımına muhtacım. Hasta annem kendine mi bakacak, bana mı? Sağduyulu, vicdan sahibi insaların yardımcı olmasını bekliyorum. Saydığım değerli insaların cep harçlığıyla tedavi olurdum. Onların verdiği umutlar ve vaatlerin boşa çıkmasından dolayı öyle yıkıldım ki psikolojik tedavi görmeye başladım. Beni iyileştirecek insaların, üstüne psikolojik tedavi almama sebep olacağını bilseydim onları aramazdım. Yahudi zihniyeti gibi boş umutlarla hayatımı karartanlara hakkımı helal etmiyorum. Sadece Urfa halkına bu seslenişte bulunmak için, içimdekileri binde birde olsa anlatmaya çalıştım. İki dudağının arasındaki bir kelimeyle değişecek olan hayatıma derman olmayanlar bu memlekete ne verebilir siz düşünün. Zenginlere verecek çok şeyleri var. Benim sözüm benim gibi fakir olanlaradır. Her defasında Allah Peygamber edebiyatı yapanların, bana yaptıklarıyla Allah'a Peygambere ne kadar yakın olduklarını çok sevdiğim memleketim Urfa’mın halkına bırakıyorum.

Haber:süleyman turan İbrahim uyğur