KADIN
Giriş Tarihi : 13-04-2014 18:33   Güncelleme : 13-04-2014 18:33

Tahliye edilen Kürt siyasetçilerde Açıklama

5 yıl rehin olarak tutulan ve dün gece tahliye edilen 48 Kürt siyasetçisi ortak bir basın açıklaması düzenledi. Siyasetçiler adına açıklama yapan Gülcihan Şimşek, 'KCK' adı altındaki operasyonlarla Kürt siyasi hareketinin tasfiyesi amaçlansa da, halk direnişinin bunu boşa çıkardığını 2014 yerel seçimlerin buna en güzel cevap olduğunu belirtti.

Tahliye edilen Kürt siyasetçilerde Açıklama

 

BDP İl binasında tüm tahliye edilen tutsaklar adına, Bayram Altun, Kamuran Yüksek Ve Gülcihan Şimşek ortak açıklama yaptı. Açıklama metnini Gülcihan Şimşek okudu.

 

"KCK Ana Dava Bileşenleri" adına yapılan yazılı açıklamayı okuyan  Bostaniçi Belde Belediyesi eski Başkanı Şimşek, tahliye edilmelerinin ne iktidarın bir lütfu ve sorunlara çözüm getirmesi, ne de zindanların boşaltılarak siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşması anlamına geldiğini belirtti. "Başta İmralı Cezaevi'nde olan Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere hasta ve yirmi yılı aşkındır cezaevinde olan siyasi tutsaklar özgürleşmeden bir demokratikleşme ve barıştan bahsedilmeyeceğini vurgulamak istiyoruz" denildi.

 

Siyasi soykırım operasyonlarının ilki olarak bilinen, 2009’da ‘KCK’ adı altında ilk olarak düzenlenen operasyon sonucu tutuklanarak cezaevine konulan ve dün akşam tahliye edilen 48 Kürt siyasetçisi BDP İl binasında basın toplantısı düzenledi.

 

‘KCK ana dava’ tutsakları olarak bilinen davadan tahliye olan tüm tutsakların katıldığı açıklamaya,  BDP Eş Genel Başkanı Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Amed Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, BDP PM üyeleri ve yüzlerce kişi hazır bulundu.

 

 Tutsaklar adına, Bayram Altun, Kamuran Yüksek Ve Gülcihan Şimşek ortak açıklama yaptı. Açıklama metnini Gülcihan Şimşek okudu.

 

TASFİYE AMACI BOŞA ÇIKARILDI

 

"KCK Ana Dava Bileşenleri" adına yapılan yazılı açıklamayı okuyan Şimşek, 14 Nisan 2009 tarihinde başlayan ve dalga dalga gerçekleştirilen KCK operasyonları adı altında binlerce Kürt siyasetçinin adeta birer siyasi soykırımla rehin alındığını belirtti. Bu rehin alma politikasıyla her ne kadar Kürt siyasi hareketinin tasfiye edilmesi amaçlanmışsa da halkın görkemli direnişinin devlet-iktidar politikalarını boşa çıkardığını kaydeden Şimşek, 2014 yerel seçimlerinde de buna en güzel cevabın verildiğini belirtti. Operasyonun bir diğer amacının Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nin tasfiyesi olduğunun altını çizen Şimşek sözlerini şöyle sürdürdü:

 

KADIN HAREKETİ DE EŞBAŞKANLIKLA YANIT VERDİ

 

"Türkiye’de kendi kimliğinden, kültüründen, değerlerinden vazgeçtiğin oranda her şey olabilirsin. Ama Kürt ve kadın kimliğinde ısrar edersen, ancak şüpheli, sanık ve mahkum olabilirsin. Bu darbe de bunu esas almış, binyıllardır köleleştirilen kadın kimliğine karşı çıkan, özgürlük ve eşitlik mücadelesi veren Kürt kadınlarını öncelikli hedef olarak görmüştür. Bu operasyonlarla tarihsel eve kapatılma esasını zindana kapatmaya dönüştürmüştür. En doğal demokratik mücadele kanıt ve araçlarımızı birer suç argümanı olarak karşımıza çıkarmış, eril zihniyetin tüm yöntemleriyle Kürt kadınlarının yıldırılması amaçlanmıştır. Ancak kadınlar bu operasyonlarla Demokratik Özgür Kadın Hareketi’ni kitlesel olduğu kadar niteliksel olarak da büyütmeye devam etmiştir. Buna en çarpıcı örnek 2014 seçimlerinde BDP'nin Eşbaşkanlık sistemidir."

 

Devletin Kürt halkına uyguladığı siyasi soykırım operasyonlarını protesto etmek ve barış sürecine destek vermek için başta gençlik olmak üzere halkın gösterdiği direnişi saygı ve minnetle andıklarını belirten Gülcihan Şimşek, demokratik hakkını kullanarak bu eylemlerde yer alan yüzlerce gencin tutuklanarak haksız ve hukuksuz bir şekilde onlarca yıl cezalara çarptırıldıkları ve Türkiye'nin en ücra köşelerine sürgün edildiğini ifade etti.

 

HASTA TUTSAKLAR

 

Gülcihan Şimşek, cezaevlerinde bulunan yüzlerce ağır hasta siyasi tutsağın tedavi edilmediği ve adeta ölüme terk edildiğini belirterek, cezaevinde yaşamını yitiren hasta tutsak Aram Akyüz’ü andı.

 

 Hasta tutsakların bilinçli bir politika ile ölüme terkedildiğine dikkat çeken Şimşek açıklamasının sonunda dava boyunca kendilerini yalnız bırakmayan avukatlara da teşekkür etti.

 

 Tahliye edilmelerinin ne iktidarın bir lütfu ve sorunlara çözüm getirmesi, ne de zindanların boşaltılarak siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşması anlamına geldiğini belirten Şimşek sözlerini şöyle noktaladı:

 

TÜM SİYASİ TUTSAKLAR ÖZGÜRLEŞMEDEN BARIŞTAN SÖZ EDİLEMEZ

 

"Başta İmralı Cezaevi'nde olan Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere hasta ve yirmi yılı aşkındır cezaevinde olan siyasi tutsaklar özgürleşmeden bir demokratikleşme ve barıştan bahsedilmeyeceğini vurgulamak istiyoruz.

 

Özetle; bu geçen beş yılda barış ve demokrasi mücadelesini yürütme kararlılığımızı daha da pekiştirdik. Halkımızın fedakârca direnişi, Rojava Devrimi gibi örneklerde de mücadelemizin ne kadar güçlü ve haklı olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın ve halkımızın özgürlüğü için demokrasi mücadelemize daha güçlü bir şekilde katılacağımızı belirtiyor, Demokratik Özerklik, Demokratik Ulus inşası ve Kadın Özgürlük Mücadelesinin aktif ve kararlı yürütücüsü olacağımızı belirtiyoruz."