KADIN
Giriş Tarihi : 20-05-2014 20:07   Güncelleme : 20-05-2014 20:07

Şeker hastalığı göz tutulumu ve Tedavileri

Diyabet hastaları göz hastalıklarından korkmamalı ve gözlerini kontrol ettirmeliler.

Şeker hastalığı göz tutulumu ve Tedavileri

Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Göz Hastalıkları ana bilim dalı başkanlığı şeker hastalıklarında göz tedavisinde büyük bir çalışmalar yapıyor.

Şeker Hastalığı (Diabet) Şanlıurfa’da batı illerine göre daha sık görülmekte olup, komplikasyonları daha erken oluşmakta ve daha ağır seyretmektedir. Bunda yöredeki beslenme alışkanlıkları ve şişmanlığın yaygın olmasının etkileri vardır.

Konu hakkında bir açıklamada bulunan Harran Üniversitesi Göz Polikliniği ana bilim öğretim üyelerinden Prof.Dr Mustafa Güzey yaptığı açıklamada;

Diabetik retinopati, şeker hastalığına bağlı olarak gözün arka bölümünde ışığa hassas bir doku olan retina tabakasının (ağ tabaka) etkilenmesi ile ortaya çıkan ve körlüğe sebebiyet verebilen bir durum olup, diabetin tedavi edilebilir bir komplikasyonudur. Genelde iki göz de etkilenir. Hastalığın başlangıcında hastanın hiç şikâyeti olmayabilir, bulgular zamanla ortaya çıkar. Diyabetli bir hastada göz tutulumunun saptanma oranı %40-45 civarındadır. Bu oran hastalığın süresi ile artış gösterebilir. Erken safhada yakalanan hastaların tedavileri çok daha kolay ve başarılıdır.

Hastanın yakınması olmadan göz hekimine başvurması çok önemlidir. Erken evrede LASER ışık koagülasyonu ile tedavi edilen hastaların %80-90 civarındaki bir grubunda körlüğü engellemek mümkündür. Tedavinin etkinliği ve yöntemleri, yaklaşık 40 yıllık çalışmalarla ortaya konulmuştur. Tedavide, artık yerleşmiş olan bu tedavi yöntemini 1996 dan beri uygulamaktayız.

Usulüne uygun ve doğru zamanlanmış tedaviler ve hastanın dahili problemlerinin kontrole alınması ile, diabetik retinopati nedeniyle gelişen körlük oranları çok düşmüştür. Ancak en keskin gören nokta olan makula bölgesindeki sıvı birikimi (ödem) varlığında görmeyi korumak için göz içine dışarıdan ilaç enjeksiyonları son dönemde tedavi alanına girmiştir. Bu tedavilerin bir süresi olduğundan enjeksiyonların tekrarı gerekebilir. Retinanın yeni damar oluşturan sinyalleri ortaya çıkarmaması ve damar sağlamlığını koruması için de, bu işlemde rolü olan faktörlere karşı geliştirilen anti VEGF adını alan bir grup yeni ilacın göz içine uygulanması günümüzde en sık başvurulan tedavi yöntemi olmuştur. Son yıllarda Harran Üniversitesi Göz Kliniğinde de bu ilaçlar yoğun olarak uygulanmaktadır. Bu şekilde gözün arkasındaki su toplanmaları ve yeni damar oluşumları tedavi edilerek hastalar körlükten korunmaktadır. Elde edilen başarılı tedavi sonuçları Uluslararası kongrelerde de sunulmuştur. Dedi.