KADIN
Giriş Tarihi : 17-08-2014 12:23   Güncelleme : 17-08-2014 12:23

Prof Yıldırım: Kürt gerillası Gazze'nin de sigortasıdır

Tarihten günümüze Êzidîler ve dramları" isimli panelde konuşan Prof. Dr. Kadri Yıldırım, “Kürt gerillasının silahlarını bırakmaması sadece Şengal için değil aynı zamanda Kerkük, Bağdat ve hatta Gazze için sigortadır” derken, Şengal mağdurlarından Seydo Derveş ise vahşi bir saldırıyla karşılaştıklarını belirterek, IŞİD çetelerinin hedeflerinin sadece öldürmek olmadığını hedef ve amaçlarının kızları, kadınları alıkoymak ve onlara kötü davranmak olduğunu söyledi.

Prof Yıldırım: Kürt gerillası Gazze'nin de sigortasıdır

Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Artuklu Üniversitesi tarafından "Tarihten günümüze Êzidîler ve dramları" adıyla ortaklaşa panel düzenlendi. Panel Artuklu Üniversitesi Rektörlük binasında bulunan ATK salonunda gerçekleştirildi. Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, Prof. Dr. Kadri Yıldırım, Yrd. Doç. Dr. Birgün Açıkyıldız Şengül ile Şengal saldırısının mağdurları Meryem Ubeyd ve Sevê Talo'nun konuşmacı olarak katıldığı panele çok sayıda kişi katıldı. Panelin açılışını "Êzidî dini, kültürü ve kimliği" konulu başlıkla yapan Yrd. Dr. Birgün Açıkyıldız Şengül, Şengal'de yaşanan son güncel bilgileri paylaşarak, IŞİD'in saldırıları sonucunda korkunç bir tablonun ortaya çıktığını söyledi. Şengül, Şengal'den yapılan göçler sonucunda aciliyetin durumuna dikkat çekmek amacıyla böyle bir paneli düzenlediklerine vurgu yaparak, Êzidîlerin Kürt nüfusunun yüzde 2'sini oluşturduğunu aktardı. IŞİD çete saldırılarının sonucu gerçekleştirilen katliam ile Şengal adının duyulduğunu ifade eden Şengül, "Yoğunluklu olarak Şengal ve civarında Êzidîler yaşıyor. Şengal'e yapılan katliamın amacı Êzidîleri tamamen bitirme amaçlı olmuştur. Şengal'den sonra nüfusun en fazla olduğu bir diğer yer Ermenistan toprakları. Türkiye ve İran'da da Êzidîler yaşıyor. Birçoğu da Avrupa'ya göç etmiş durumda" diye aktardı. Konuşmasının ardından kendisine ayrılan zamanda sunumunu görsel olarak yapan Şengül, Êzidîlerin dini, kültürü ve kimliği hakkında bilgiler verdi. 

 

'Ezidiler 90 katliam geçirdi'

 

"Fetvalar, fermanlar ve katliamlar kıskacında Êzidîler" konulu sunumu yapan panelist Prof. Dr. Kadri Yıldırım ise Meleye Cizîrî'nin "Gelin Laleş'e gidelim" beytiyle konuşmasına başladı. Êzidîler üzerinde 74 tane fetvalı katliamın yanında fetvalı ve fermanı olmayan katliamların da olduğunu ifade eden Yıldırım, "Katliam sayısı 90'ı bulmuştur. Katliam sayısının 90'ı aştığı kronolojik olarak gösterilen bir kitap hazırlıyorum. Çok yakın bir zamanda bunu sizlerle paylaşacağım. Katliamlarla sadece erkekler değil, aynı zamanda kadınlar cariye olarak alınarak pazarlarda satılmışlar. Kuran-i Kerim'e bakıldığında, dinde zorlamanın olmadığı ve zorla kimsenin dine sokulamayacağı görülecektir. IŞİD kendi kafasına göre bir İslam yaratıyorsa bu bilinmelidir ki Muhammed'i İslam'la bir alakası yoktur" dedi.

 

'Eğer Kürt gerillaları silah bıraksaydı…'

 

Konuşmasına "Kürt gerillasının silahlarını bırakmaması sadece Şengal için değil aynı zamanda Kerkük, Bağdat ve hatta Gazze için sigortadır" diyerek devam eden Yıldırım, "Eğer Kürt gerillaları silah bıraksaydı şimdi ezilmiş hiçbir grup hayatta kalamazdı" dedi. IŞİD'in yaptığı katliamın aynı zamanda Kürt dilinin de katliamı anlamı taşıdığını ifade eden Yıldırım, "Cihat kavramını Müslümanlar tekrar ele almalıdır. Hiçbir savunması olmayanlara 'Cihat' adı altında saldıramazsınız. IŞİD kendini bir Sünni hareket olarak gösteriyor. Sünniler de buna sessiz kalmamalıdır" diye konuştu. 

 

Yıldırım, Kürt Ulusal Kongresi’nin en kısa sürede de toplanmasını da isteyerek, "Eğer bu şekilde devam ederse süreçte zarar görür. Ulusal Kürt kongresi en kısa sürede toplanıyor. Ne kadar geciktiği ve neye mal olduğunu görüyoruz. En kısa sürede bu kongre sağlanmalıdır. Şengal'de ortaya çıkan ve ihmal olarak değerlendirilen durum, Kerkük'te gösterilmesin. Çünkü IŞİD'in kasetlerine baktığımızda sırada Kerkük'ün olduğunu görüyoruz. Kerkük'ü önce peşmergeler ve sonra diğer Kürt güçleri orayı savunmalıdır. Türkmenlerin de Arapların da güvencesi Kürt güçleridir" dedi.

 

'Ezidilere her türlü destek verilmeli'

 

Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk ise "Şengal saldırılarının ardından: dayanışma ve acil görevler" konusu üzerinde konuştu. Mardin'deki sivil toplum örgütleri (STÖ) ve belediye başkanlıklarıyla birlikte Êzidîlerle bir dayanışma içerisine girdiklerini dile getiren Türk, büyük bir göç dalgasıyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Türk, bu göç dalgası üzerine kamplar kurduklarını dile getirerek, her ilçede birer komisyon oluşturduklarını aktardı. Soykırımdan kaçarak bölgeye illerine gelenler sığınmacı durumunun içler acısı olduğunu ifade eden Türk, kimi ailelerin çocuklarını dahi kaybettiğine işaret etti. Türk, bölgeye gelen Êzidîlerin sayısını da açıklayarak Viranşehir, Midyat, Nusaybin, Mardin, Batman, Diyarbakır, Silopi ve Cizre'de binlerce Ezidi'nin kamplara ve evlere yerleştirdiklerini kaydetti. Türk, Mardin halkına da çağrıda bulunarak, Êzidîlere her türlü desteğin verilmesini istedi.  

 

'Şimdiye kadar yaşadığımız fermanlardan hiçbirisi böyle olmadı'

 

Şengal mağdurlarından Seydo Derveş ise vahşi bir saldırıyla karşılaştıklarını belirterek, "İslam'ın adını da ortada bırakmadılar. İslamiyet Êzidî'lere bunu yapmaz. Kim olursa olsun hiçbir kesime böyle yapmaz. Hedefleri sadece öldürmek değildi. Hedefleri ve amaçları kızları, kadınları alıkoymak ve onlara kötü davranmaktı. Şimdiye kadar yaşadığımız 73 ferman içerisinden böyle bir felaketi yaşamamıştık" diye yaşanan durumu aktarmaya çalıştı. Şengal mağdurlarından Meryem Ubeyd da binlerce çocuklarının IŞİD'in elinde bulunduğunu belirterek, "Kadınlarımız da onların elinde satılıyor. Evlerinde 15 binin üzerinde Êzidî öldürülmüş ve ev enkazlarının altında. Onları kaldıracak kimse yok, cenazeleri hala yerde. Şengal dağlarında 20 bin kadar çocuk ve dağların başında açlık ve ölmek üzereler. Bir kısmı ölümle kalım savaşında" diye konuştu. 

 

Yapılan sunumların ardından panel soru-cevap bölümü ile sona erdi. 

 

(ee/hy/aa)