KADIN
Giriş Tarihi : 30-08-2014 02:05   Güncelleme : 30-08-2014 02:05

Kürdoloji mezunları açlık grevini sürdürmede kararlı

MARDİN (DİHA) - "Kadrolu öğretmenlik" sözü ile Mardin Artuklu Üniversitesi Kürdoloji Enstitüsü bölümünden mezun olan öğretmen adayları, verilen sözün tutulmaması üzerine kontenjan açılması talebiyle başlattıkları dönüşümlü açlık grevi eylemlerinin 6'ncı gününde. Açlık grevindekiler arasında yer alan Salim Özçelik, anadillerini, kendilerine verilen bir hak olarak görmediklerini belirterek, eylemlerinin amacının kadro açılması ile birlikte Kürt dilinin statüye kavuşması olduğunu vurguladı.

Kürdoloji mezunları açlık grevini sürdürmede kararlı

Kürt dilinin sadece Kürt meselesi olmadığı gibi bir gurup öğretmenin sorunu olmadığını vurgulayarak eylemlerini kararlıkla sürdüreceklerini ifade etti. 

 

AKP hükümetinin Kürtçe eğitim talebi konusunda üzerindeki baskıları dindirmek için siyasi politikaları doğrultusunda hayata geçirdiği Kürdoloji enstitülerinin ilki Bakanlar Kurulu kararıyla 2009 yılında Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde kuruldu. Bu üniversiteyi sonrasında Diyarbakır Dicle Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Muş Alparslan Üniversitesi bünyelerinde kurulan enstitüler izledi. 

 

Kurulan bu enstitülere öğrenci alımı aşamasında lisans yapanlara "kadrolu öğretmenlik hakkı" tanınacağını sözü verilmesine rağmen iki yıllık bir eğitim sürecinin sonunda eğitimlerini tamamlayanlara, verilen sözler unutuldu. Kadro açılmayarak mağdur edilen tüm bu enstitülerden mezun olarak atanmayı bekleyen öğretmen adaylarından Artuklu Üniversitesi öğrencileri, atama kontenjanları açılması talebiyle ilçedeki Karayolları Parkı'nda başlattıkları dönüşümlü açlık grevi eyleminin 6'ncı gününde. 

 

Açlık grevindeki öğretmen adayları, AKP Hükümeti'nin eski genel başkanı ve yeni seçilen Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan'ın arkasından yerine getirmediği sözler bıraktığını ifade etti.

 

'Kürt dili statüye kavuşturulmalı

 

Kısıtlı imkanlarla Kürdoloji bölümünden mezun olan açlık grevindeki öğretmen adaylarından Salim Özçelik, anadillerini, kendilerine verilen bir hak olarak görmediklerini belirterek, eylemlerinin amacının kadro açılması ile birlikte temelde Kürt dilinin statüye kavuşması olduğunu vurguladı.

 

Bu talebi içeren eylemleri için Kürdistan'daki tüm sivil toplum örgütlerinin yanı sıra diğer halklardan da destek isteyen Özçelik, "Kürt dili sadece tek bir Kürdün meselesi olmadığı gibi, bir gurup öğrenci veya bir siyası partinin de sorunu değildir. Tüm halkımızın sorunudur" dedi. 

 

Özçelik, geçmişte Kürt kurumları tarafından dillendirilen 'Türkiye üniversitelerinden verilecek Kürtçe dersinin bir halkın anadilde eğitim sorununa çözüm getirilmeyeceği' söylemlerinin halen gerçekliğini koruduğunu da belirtti. Bu doğrultuda da kendilerine 'Devlet eğitim sistemine atama ve kadro almak için girdiğiniz greve destek vermiyoruz' diyebilecek kesimler olabileceğini dile getiren Özçelik, "Bu atama kişisel bir sorun değildir" dedi. 

 

'Devletin Kürt diline karşı tavırları müzakere sürecine ruhuna terstir'

 

Özçelik, Türkiye devletinin yüzyıllardır Kürtçeyi asimile etmeye çalıştığını belirterek, "Amacımız bu dili geleceğe taşımaktır. Devlet yetkilerinin Kürtçe dili üzerinden verdiği sözlerin üzerinden durmamasını siyası bir tavır olarak değerlendiriyoruz. Ancak bu tavrın müzakere sürecinin ruhuna terstir. Yıllardır bu Kürt halkının dili için verdiği mücadelenin içinde bizde sadece açlık grevi ile sınırlı kalmayacağız. Ankara'da da farlı eylemselliğimiz olacak" dedi.  

 

'Müfredata alınan Kürt dili için pratikte bir şey yok'

 

Birçok platform ve mitingde Kürtçe öğretmenlerinin yaşadıkları sıkıntıları anlattıkları belirten atama bekleyen bir diğer öğretmen adayı Yunus Aslan da, dönüşümlü girdikleri açlık grevi eylemini sürdürmekte kararlı olduklarını kaydetti. Aslan, Kürtçe öğretmenleri için şu ana kadar pratikte hiçbir şey görmediklerini belirerek, "Her şey sadece yazı ve sözler üzerinde kaldı" dedi.  

 

(öç/mö)