KADIN
Giriş Tarihi : 11-09-2014 02:13   Güncelleme : 11-09-2014 02:13

Tekirdağ'dan bir tutuklunun feryadı : Beni öldürecekler sesimi duyun diye bağırdı

Son dönemde bir tutuklunun öldürülmesi, bir tutuklunun ise şüpheli 'intiharı' ile gündeme gelen Tekirdağ Ceza İnfaz Kurumları Kampusu'nda bu kez de Abdulmuttalip Arslan adlı tutuklunun "Öldürüleceğim sesimi duyun" feryadı yükseldi. Adli bir suçtan dolayı hükümlü olan fakat Kürt ve siyasi kimliği sebebiyle ülkücü hükümlülerin bulunduğu bir koğuşa konularak ölüm tehditlerine maruz kalan Arslan'ın durumu bildirdiği yetkililerden de cevap alamayınca başladığı açlık grevi ise 11'inci gününde.

Tekirdağ'dan bir tutuklunun feryadı : Beni öldürecekler sesimi duyun diye bağırdı

Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi'nde Nihat Yılmaz adlı tutuklunun idarenin kendisini intihara sürükleyip, öldürmek istediğini ailesine ve savcılığa anlatmasına rağmen, kaldığı koğuşuna getirilen başka bir mahkum tarafından öldürülmesi ve ardından Yılmaz'ı öldüren ve  Tekirdağ 2 Nolu Cezaevi'ne gönderilen tutuklunun ise şüpheli 'intiharı' ile gündeme gelen Tekirdağ Ceza İnfaz Kurumları Kampusu bu kez de Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Cezaevi'nden başka bir tutsağın "Öldürüleceğim sesimi duyun" feryadı ile gündemde.   

 

"Cinayet" suçundan hükümlü bulunan ve 1 yıl önce Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Cezaevi'ne getirilen Abdulmuttalip Arslan'ın cezaevindeki bir arkadaşının yakını aracılığıyla insan hakları örgütlerine gönderilmek üzere kaleme alınan mektup cezaevinin  hükümlü ve tutuklulara yönelik uygulamalarıyla adeta "ölüm evine" dönüştüğünün kanıtı. 

 

Ölüm tehdidi

 

Mektubunda Kürt olduğunu ve siyasi bir kimliğinin bulunduğunu belirten Arslan, bu sebeple cezaevi yönetimi tarafından ülkücü ve faşist çetecilerin bulunduğu bir koğuşa konulduğunu ve hem cezaevinde görevli Hayrullah ve Emre isimli başgardiyanlar hem de konulduğu koğuştaki diğer mahkumlar tarafından öldürülmekle tehdit edildiğini söyledi. 

 

Yetkililer sesini duymayınca açlık grevine başladı

 

Bu duruma karşı koğuşunun değiştirilmesi talebiyle defalarca kez cezaevi yönetimine, savcılığa ve Adalet Bakanlığı'na dilekçeler yazdığını belirten Arslan, bu girişimlerine de hiçbir yanıt gelmeyince 1 Eylül itibariyle cezaevi yönetimine dilekçeyle de bildirerek açlık grevine başladığını söyledi. Mektubunda ölüm tehdidi aldığını bu yüzden koğuşunun değişmesi için yazdığı dilekçelere herhangi bir yanıt vermeyen cezaevi yönetiminin açlık grevine girdiği için kendisine disiplin soruşturması açtığını belirten Arslan, 15 gün önce Şengal halkıyla dayanışmak için kendine ait TV ve elbiselerin ailesine iletilmesi için verdiği dilekçenin de işleme dahi sokulmadığını ve kendisine yönelik daha çok düşmanca bir tavrın geliştirildiğini kaydetti. 

 

Gardiyanlardan talimat : Bunu susturun işini bitirin

 

Mektubunda Temmuz ayında Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi'nde Nihat Yılmaz adlı tutuklunun öldürülmesine de değinen Arslan, "Daha önce de bir Kürt mahkumu başka bir mahkuma öldürttüler. Burada da amaçları beni faşist bir mahkuma öldürtmek. Görevli başgardiyanlar Hayrullah ve Emre isimli şahıslar işbirliğinde oldukları mahkumlara 'bunu susturun, işini bitirin' 'siz böyle mi koğuş yönetiyorsunuz', 'bunun işini bitirin' diyorlar. Buranın idaresi mahkumu mahkuma öldürtme noktasında uzman. 9 gündür açlık grevindeyim. Yurtsever kişiliğimden dolayı beni çeteci faşist olan bir koğuşa verdiler. Can güvenliğim yok. Feryadımı duyurun" ifadeleriyle sesini duyurmaya çalışıyor. 

 

 

Arslan'ın ağabeyi Galip Arslan'da kardeşinin açlık grevine başladığı ve ölümle tehdit edildiğini duymasının ardından cezaevi yöneticileri ile görüşmek istediğini bu sebeple aradığı Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Cezaevi'nde telefonlara bakan görevli memurun ise sürekli olarak "bilgi veremeyiz" diyerek telefonu yüzüne kapattığını söyledi.  Ağabey Arslan, kardeşinin ölüm tehditleri aldığına dair 28 Temmuz'da Adalet Bakanlığı'na yazdığı dilekçeye ise yanıt alamadığını belirterek yetkililere duyarlılık çağrısında bulundu.

 

 

DİHA(çk/mö)