Kategorilenmemiş
Giriş Tarihi : 27-09-2014 01:56   Güncelleme : 27-09-2014 01:56

AKP için asıl tehlike IŞİD değil,Kürtlerdır

AKP'nin IŞİD'e karşı desteği ve tutumunu değerlendiren Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim görevlisi Aydın Gelmez, AKP için asıl tehlike 'diplomatik' temas kurduğu ve gelecekte manipüle edebileceklerini düşündükleri IŞİD değil, kontrol erimlerinin ötesindeki Kürtler olduğunu söyledi. Gelmez, AKP iktidarının IŞİD ve Kobanê'ye ilişkin atacağı her adımın barış sürecinin gerçekten bir barış süreci olup olmadığını da ortaya koyacağını vurguladı.

AKP için asıl tehlike IŞİD değil,Kürtlerdır

Suriye'deki iç savaşta Özgür Suriye Ordusu'na yönelik açık hamiliğin yanı sıra El Kaide uzantılı El Nusra Cephesi ve IŞİD başta olmak üzere özellikle Rojava'ya saldıran selefi  örgütleri destekleyip, silah ve mühimmat veren Türkiye, çatışmalarda yaralanan çete üyelerini de Halep'ten Ankara ve İstanbul'a dek uzanan merkezlerde tedavi etti. Hemen hergün Bu açık desteğinin farklı yönleriyle ortaya çıkıp, uluslararası basına bile konu olduğu tabloya rağmen  Türkiye'nin çetelere olan desteği devam ediyor. Bir yanda IŞİD karşıtı oluşturulan koalisyona sırf PYD'ye karşı tampon bölge oluşturma amacıyla dahil olmaya doğru giden Türkiye, çetelerin gerçekleştirdiği katliamlara verdiği destekle ortak oluyor. Kobanê'de 13 gündür devam eden IŞİD saldırılarına karşı büyük direniş gösteren YPG ve YPJ'ye destekler devam ederken, AKP'nin IŞİD'e olan desteği her kesimden tartışmalara neden oldu.

 

AKP'nin IŞİD karşısındaki tutumunu değerlendiren Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim görevlisi Aydın Gelmez, AKP'nin bu savaşın başlangıcındaki coşkusunun en temel nedenlerinden birinin, hem yeni Suriye'nin geleceğinin şekillenmesinde alacağını varsaydığı öncü rolünün olması, hem de bununla ilişkili olarak kendi yapacağı müdahalelerle ve Suriye içindeki müttefiklerinin oluşturacağı baskıyla Kürt hareketini köşeye sıkıştırmak olduğunu vurguladı. Rojava devriminin başlamasıyla AKP için işlerin bekledikleri gibi gitmediğini belirten Gelmez, öngördüklerinin tam aksi ile karşılaştıklarını  ve AKP'nin IŞİD hakkında kendilerine  önemli bir fırsat yarattığını düşündüğünü söyledi. 

 

'AKP'nin istediği süreç IŞİD'e gönderdiği mühimmatların yakalanmasıyla baltalandı'

 

Bir dönem boyunca sürecin AKP'nin istediği gibi gittiğini ancak IŞİD'e gönderilen mühimmat ve silahların Hatay'da yakalanan TIR ile açığa çıkmasıyla AKP'nin maskesinin düştüğünü ifade eden Gelmez, "Hatay'daki TIR'ın yakalanmasına verilen tepki, aslında AKP'nin genel politikalarının özeti niteliğinde: İllegal olanı hukuktan muaf tutmak, yasaları ihlal edeni yasanın görme alanının dışına çıkarmak. Bu yüzden iktidarın, kendileriyle IŞİD arasında ilişki olduğunu ileri sürenlere savurdukları hakaretler tümüyle temelsiz. Zira bu alanı hukukun ve toplumun gözlerinden ısrarla ve hassasiyetle uzak tutup, bu iddiaların doğrulanabilirliğini yada yanlışlaşabilirliğini olanaksız kılan bizzat kendileri"  olduğunu söyledi. 

 

'AKP, IŞİD'i Kürtlere karşı fırsat biliyor'

 

Gelmez,  son birkaç güne kadar AKP'nin IŞİD'i fırsat bildiğini ve IŞİD'le diplomatik temas kurulmasının bunu açığa çıkardığına da dikkat çekti. Birleşmiş Milletler toplantılarının ibrenin yönünü değiştirdiğini ve uluslararası toplumun IŞİD karşısındaki tutumu onlara bağlı AKP iktidarına geri adım attırdığını vurguladı.  

 

Ortadoğu'da kurulacak bir hegemonyanın parçası olma talebinden AKP iktidarın asla vazgeçmediğini belirten Gelmez, son durumda kendi eliyle kurulacak bir tampon bölge kârıyla çıkma hesabının içinde olduğunu söyledi.

 

'AKP, IŞİD'i değil Kürtleri tehlike olarak görüyor'

 

Gelmez, IŞİD'in Kobanê'ye kadar ulaştığını, AKP iktidarının ise sadece olan biteni izlemekle kalmayarak Kobanê'de direnen insanlara müdahil olmak isteyen insanların karşısına gazdan ve coptan, şiddetten bir duvar ördüğüne işaret etti. AKP iktidarının Kürtleri hem insani hem de siyasi olarak hiçe sayan tutumundan "barış süreci"nin de etkileneceğini kaydeden Gelmez, "Zira iktidar için asıl tehlike, 'diplomatik' temas kurdukları ve gelecekte manipüle edebileceklerini düşündükleri IŞİD değil, kontrol erimlerinin ötesindeki Kürtlerdir" dedi.  

 

'AKP'nin IŞİD ve Kobanê'ye ilişkin atacağı her adım barış sürecini belirleyecek'

 

Hiçbir gerçek hak edinemeyen Kürtlerin barış sürecinin içeriksiz bir vaatler toplamı, bir oyalama taktiği olduğu yollu kuşkucu yaklaşımların giderek güç kazandığını vurgulayan Gelmez, şunları söyledi: "Bu bakımdan iktidarın IŞİD ve Kobanê'ye ilişkin atacağı her adım  'barış sürecinin' gerçekten bir barış süreci olup, olmadığını ortaya koyacak."

 

'Kobanê konusunda asıl belirleyici olan Kürtlerdir'

 

Öte yandan Kobane konusunda asıl belirleyici olanın, asıl öznenin de AKP iktidarı yada uluslararası güçlerin değil, bizzat Kürtler ve onlarla dayanışma içine girecek bölge halkları olduğunu ifade eden Gelmez, "Kobanê'nin direnmesi sadece Kobanê halkının değil, insanlıktan yana saf tutmuş tüm bölge halklarının, hepimizin sorumluluğudur" ifadelerini kullandı.

 

DİHA(öç)