Kategorilenmemiş
Giriş Tarihi : 12-10-2014 03:06   Güncelleme : 12-10-2014 03:06

Bağlar sakinleri 20 yıl öncesine geri döndü

IŞİD saldırılarının protesto edildiği ve tansiyonun günlerce düşmediği Diyarbakır'da olayların en şiddetli yaşandığı yer merkez Bağlar ilçesi oldu. Kobanê için gösterilen tepkiyi "Bağlar halkı yaşanan baskı ve zulmü iyi bildiği için iyi görüp, daha duyarlı yaklaşıyor" sözleriyle anlatan ilçe sakinleri, buna karşı devreye sokulan polis ve hizbulkontra saldırıları ile ise 20 yıl öncesine geri döndüklerini ifade etti.

Bağlar sakinleri 20 yıl öncesine geri döndü

IŞİD'in Kobanê'ye yönelik saldırılara gerçekleştirilen protesto eylemleri, bu eylemlere dönük gelişen polis, hizbulkontra ve ırkçı saldırılarla başta Kürdistan illeri olmak üzere dünya genelindeki tüm Kürtler serhildana kalktı. Dört gün boyunca yaşanan olaylarda çok sayıda kişli yaralanırken 41 kişi de hayatını kaybetti. Olayların en şiddetli yaşandığı kentlerin başında ise 13 kişinin yaşamını yitirdiği Diyarbakır oldu. Diğer bazı illerle birlikte "sokağa çıkma yasağı" ilan edilip, kentin içerisinde tanklar konumlandırılması ve futursüz polis şiddetinin OHAL görüntülerini aratmadığı kentte şiddetli çatışmalar özellikle kentin Bağlar ilçesinde yoğunlaştı. Çoğunlukta 90'lı yıllarda köyleri yakılan insanların yaşadığı kentin en yoksul mahallerinden biri olan Bağlar sakinleri, gösterdikleri toplumsal hassasiyete karşı maruz kaldıklar saldırıları "20 yıl önce yaşadıklarımızı yaşıyoruz" olarak değerlendiriyor.

 

'İnsanlar değişti ama bu zihniyet hiç değişmedi'

 

34 yıldır burada ikamet eden 74 yaşındaki Şerif Çakmak, geçmişten bugüne Kürtler olarak maruz kaldıkları katliam ve zulmü hatırlatarak başladığı sözlerini, en büyük zulmün geldiğini ifade ettiği AKP hükümete getiriyor. IŞİD ile AKP arasında bir fark olmadığını dile getiren Çakmak, devamına da şunları söyledi: "Buradaki polislerin hepsi Fettullah Gülen'in. IŞİD'i de bu güçler yarattı. Polis ve Hizbullah arasında da hiçbir fark yok. İkisi de JİTEM. Biri JİTEM'in askeri hali diğeri sivil hali, fark etmiyor. 1990'lı yıllardan bu yana aynı zihniyet devrede. İnsanlar değişti ama bu zihniyet hiç değişmedi."

 

IŞİD saldırılarına karşı günlerdir alanlarda olan kent halkının verdiği mücadeleyi de  Çakmak, varlık ile yokluk mücadelesi olarak tanımladı. 

 

Bir haftadır ne zaman evimiz basılacak ne zaman öldürüleceğiz kaygısı ile yaşıdıklarını anlatan Çakmak, anımsattığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Ya sevin ya terk edin' sözlerine ise "Ne seni seviyoruz ne de topraklarımızı terk ediyoruz" yanıtını verdi.

 

'Bağlar halkı yaşanan baskı ve zulmü iyi bildiği için…'

 

Muradiye mahallesinde ikamet eden Zülküf  Ermez adlı yurttaş da Kobanê için Kürdistan ve batı illerindeki bütün Kürtlerin seferber olduğuna işaret ederek, Kobanê'ye yönelik devameden saldırılar nedeniyle gergin olan halkın alanlarda günlerdir tepkisini dile getirdiğini söyledi. 

 

Türkiye ve Avrupa'da gerçekleştirilen ve kamuoyunda da yankı yaratan bu tepkilere karşı gerçekleştirilen müdahalelerle bir takım olayların geliştiğini kaydeden Ermez, Diyarbakır ve özellikle Bağlar halkı olarak bu saldırılara çok fazla maruz kaldıklarını kaydetti. "Gerek Hür Dava Partisi içerisindeki bazı kişiler, gerekse de polisin halka karşı çok sert yönelimleri oluyor" diyen Ermez, bunlara rağmen katliamla karşı karşıya olan Kobanê için gösterdikleri tepkinin süreceğini vurguladı.

 

Gösterdikleri bu tepkilere karşı hükümet ve yetkililerin duyarlı yaklaşması gerektiğini belirten  Ermez, "Bağlar halkı yaşanan baskı ve zulmü iyi bildiği için iyi görüp, daha duyarlı yaklaşıyor. Bundan dolayı Bağlar'daki tepki daha yüksekti. Polisin uygulamaları ile değişik örgütleri, çocukların üzerine saldırtmak, korku salmak, tehdit etmek yanlıştır" diye belirtti. 

 

'20 yıl önce yaşadıklarımızı yaşıyoruz'

 

5 Nisan Mahallesi'nde ikamet eden Lamia Saykan adlı yurttaş 20 yıl önce yaşanılanları bugünlerde tekrardan yaşamaya başladıklarını söyledi. 

1990'lı yıllarda ev ve köylerinin yakılması sonrası Silvan'dan Diyarbakır'a zorla göç ettirildiklerini dile getiren Saykan, o dönem maruz kaldıklarını bir kez daha yaşamak istemediklerini söyledi. Saykan, "O dönemde evlerimiz, dükkanlarımız yakıldı. Şimdi buradan nereye gideceğiz" diye tepki gösterdi. 

 

'Yaşananların hesabını kim verecek'

 

İsimini vermek istemeyen bir mahalle sakinine göre olayların büyümesinden polis ve vali sorumlu. Kürtler olarak Kobanê için gösterdikleri tepkinin ulusal ve uluslararası kamuoyuna yansıması üzerine zor ve şiddetin devreye sokulduğunu söyleyen yurttaş, "Devlet bizden ne istiyor" diye sorup, yaratılan tabloyu "Bizi artık evlerimizden alıp rahatlıkla öldürebiliyorlar. Sokak ortasında katledebiliyorlar. Bunun hesabını kim verecek" sözleriyle ifade etti.

 

(öç)