KADIN
Giriş Tarihi : 17-10-2014 05:05   Güncelleme : 17-10-2014 05:05

KESK: Reform değil biat ve susturma yasası

KESK, TMY, 2911, TCK, CMUK gibi anti demokratik yasaların kaldırılması ya da demokratikleştirilmesi gerekirken ve hala bu yasalar nedeniyle binlerce muhalif tutuklanma, ceza alma tehdidi altında iken "reform" adı altında yeni "faşizan yasaların" çıkartmasının büyük bir manipülasyon ve aldatmaca olduğunu kaydetti.

KESK: Reform değil biat ve susturma yasası

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ndeki Güvenlikçi Maddelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Son dönemde yaşanılanların halkların ve emekçilerin aleyhine olduğunun belirtildiği açıklamada, "Gelişmeler AKP'nin ülkeyi güvenlik konsepti ekseninde yeni bir maceraya sürüklediği bir döneme işaret etmektedir" ifadelerine yer verildi. Söz konusu kanunun savaş hali durumuna göre hazırlandığına ve toplumsal muhalefeti bastırma yasası olduğuna vurgu yapılan açıklamada, fiilen devrede olan sıkıyönetim uygulamasının yasal hale getirilmek istendiği kaydedildi. Yasa ile baskıların olağan hale getirilerek, yasal kılıfa büründürülmek istendiğine işaret edildi.

 

"TMY, 2911, TCK, CMUK gibi anti demokratik yasaların kaldırılması ya da demokratikleştirilmesi gerekirken ve hala bu yasalar nedeniyle binlerce muhalif tutuklanma, ceza alma tehdidi altında iken yeni faşizan yasalar çıkartmanın, Kobanê eksenli başlayan olaylarla gerekçelendirilmesi kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Hele hele yapılacak düzenlemenin 'reform' adıyla sunulması büyük bir manipülasyon ve aldatmacadır" denilen açıklamada, yeni baskı yasalarının açıkça şiddete teşvik olduğu kaydedildi. Polisin mevcut uygulamaları gözetildiğinde AKP'ye muhalif her kesin potansiyel suçlu ve şüpheli olarak görülmesinden kaynaklı "bir sabah ansızın" evlerin, işyerlerinin aranamasının mümkün olacağına vurgu yapılan açıklamada, yasa teklifinin bu haliyle AİHS ve AHİM'e aykırı olduğuna vurgu yapıldı. 

 

'Yasanın güvenlik için olmadığı söylentileri algı operasyonudur'

 

Gerek Başbakan'ın gerekse de Adalet Bakanı'nn yasa teklifini "reform" olarak değerlendirdiğine değinilen açıklamada, şunlar belirtildi: "Yasa için 'güvenlik ile alakalı değil' demeleri kamuoyundan yükselen tepkiyi dindirmeye yönelik, başarılı oldukları tek alan olan algı operasyonunun bir parçasıdır. Oysa teklif ile açıkça toplumsal muhalefeti sindirme ve bastırma hedeflenmektedir." Açıklamada yasanın reform değil biat yasası olduğuna dikkat çekildi. 

 

'Gazeteci Bağdu'nun katillerini yakalamanızda yasalar yetersiz mi?

 

Ayrıca açıklamada şu sorulara yer verildi: "Hükümete sormak isteriz; Adana’da kontra yöntemlerle katledilen gazeteci Kadri Bağdu’nun katillerini yakalamanızda mevcut yasalar yetersiz mi kalmaktadır? Katilleri ortaya çıkarmak için yeni yasalara ihtiyaç var mıdır? Bingöl’de polise yönelik gerçekleşen saldırının gerçek faillerini yakalamanızda hangi yasalar size engel olmaktadır? Yargısız infaz hangi yasalara dayanılarak gerçekleştirilmiştir? Daha önce Şerzan Kurt, Baran Tursun, Festus Okey ve Gezi’de olduğu gibi Kobanê eksenli gelişen olaylarda da yaşamını yitirenlerin çoğu güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddet sonucu yaşamını yitirmesine rağmen, polise yeni yetkiler vermenizdeki amaç nedir? Eğer mevcut yasalar insan hak ve özgürlüklerini esas almış olsaydı, güvenlik güçleri bu kadar pervasız olabilir miydi?"

 

Açıklamada son olarak şunlar kaydedildi: "Konfederasyonumuz yasa teklifindeki ilgili maddeler geri çekilinceye kadar, emek ve demokrasi güçleriyle birlikte eylem ve etkinliklerde bulunacak, hükümetin 'reform yapıyorum' diyerek kamuoyunu yanıltmasına izin vermeyecektir."