TEKNOLOJİ
Giriş Tarihi : 18-10-2014 12:42   Güncelleme : 18-10-2014 12:42

Emniyet'ten Diyarbakır'ı tümden itham eden 'uyuşturucu' raporu

Diyarbakır'da uyuşturucu kullanımına ilişkin bir rapor hazırlayan Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı, kimi verilere dayanarak, Diyarbakır'daki fuhuşa normal ailelerin de katıldığını ileri sürerek, "Kentte fuhuş çok yaygın. Bu alanda profesyonellikten kaynaklı bir fahişelik değil, normal kadınlar genç kızlarda da çözülme var" denildi. Bunun sebebi "değer yargılarının aşınması"na bağlanırken, raporda Kürt öğretmenler, öğrenciler ve DBP'li belediyeler de hedefe oturtuldu.

Emniyet'ten Diyarbakır'ı tümden itham eden 'uyuşturucu' raporu

Politize olmuş Kürt gençlerini mücadelelerinden koparmak için bilinçli politikalar doğrultusunda Kürdistan'da fuhuş ile birlikte teşvik edilen uyuşturucu kullanımına dair Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından Diyarbakır'a ilişkin hazırlanan rapor, politik dezenformasyona alet edildi. Valilik, emniyet, jandarma, sosyal politikalar ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileriyle yapılan mülakatlar sonucunda hazırlanan "Uyuşturucu Madde Bağımlılığı Araştırma ve İnceleme Raporu", üzerinden Kürt hareketine karşı politika yapılması dikkat çekti. 

 

Buna göre, Diyarbakır'da esrar ve sigara kullanımının yaygın olduğu ve kız ve erkek çocukları arasında uyuşturucu kullanımı açısından fark olmadığı belirtilen raporda, "yeni nesilin politize olması" nedeniyle aileler ile okul idarecilerinin bu çocuklardan korktuğu iddia edildi. 

 

Bu iddia ile bağlantılı olarak uyuşturucu kullanmalarının önüne geçilmek istendiği takdirde söz konusu "politize" çocukların şiddete başvurduğu yada ailelerini dağa gitmekle tehdit ettiği ileri sürüldü.

 

Uyuşturucu Raporunda Diyarbakır'ı karaladılar

 

"Kentte değer yargılarının iflas etmiş durumda olduğu" denilen raporda fuhuş sektörü de "bölgenin yapısına bağlanarak" şu iddialara yer verildi: "Kentte fuhuş çok yaygın. Bu alanda profesyonellikten kaynaklı bir fahişelik değil, normal kadınlar genç kızlarda da çözülme var. Aynı şekilde aile içi cinsel ilişki yani ensest çok yaygın boyutlarda." 

 

Politize öğretmenler de 'rahatsızlık' unsuru

 

Öğretmenlerin de suçlandığı raporda, Milli Eğitim personelinin yüzde 80'inin politize olduğu belirtilerek, bu öğretmenler için de "Siyasal mücadeleye kilitlenmiş olduklarından çocuklarla ilgilenmiyorlar. Okullarda devamsızlık takip edilmiyor. Eğitim tedbiri uygulaması yok. Çocuklar ebeveyn kontrolü dışında sokakta büyüyor. Sokakta uyuşturucu satanlar kazançları ile orantılı yaşamıyor. Aileleri perişan, kendileri pejmurde durumdalar. Sadece ayaklarında markalı ayakkabılar var. Kazandıkları paranın nereye gittiği belli değil" cümlelerin sarf edilmesi dikkat çekti. 

 

Emniyet öğretmenleri mi fişledi?

 

Emniyetin uyuşturucu raporunda tıpkı öğrenciler gibi "politize" olarak tanımladığı öğretmenlere dair bu yargının, söz konusu öğretmenlere dair "fişleme" yapıldığı izlenimi uyandırması dikkat çeken bir diğer nokta.

 

Emniyet raporunda öğrenci ve öğretmenlerden sonra uyuşturucu kullanımının sebebi olarak gösterilen bir diğer adres ise yerel yönetimler. Raporda, emniyetin DBP'li yerel yönetimlere dair iddiaları da diğerlerinden farklı değil. 

 

Buna ilişkin olarak ise halkın polis yerine belediye zabıtasından korktuğu belirtilerek, devamında ise "Çünkü onlarla teması örgütle temas olarak görüyorlar. Bölgede örgüt ile eylemci, torbacı ile satıcı iç içe geçmiş durumda. Örgütçü aynı zamanda satıcı rolünde bulunuyor ve örgüt sokak sokak, cadde cadde yapılanmış durumda. Sokak çocukları arasında bile örgüt yapısı oluşturulmuş durumda. Herhangi bir torbacıya müdahale ettiğiniz zaman sanki örgüt üyesine müdahale ediyorsunuz. Yerel yönetimler bu çocukların devlet tarafından kazanılmasını istemiyor" cümleleriyle istenilen yöne çekiliyor.