KADIN
Giriş Tarihi : 14-11-2014 16:51   Güncelleme : 14-11-2014 16:51

DBP demokratik ulusun 8 boyutunu örgütleyecek

DBP demokratik ulusun 8 boyutunu örgütleyecek

 

 

 

DBP, 22 Kasım günü yapılacak olan DBP Diyarbakır İl Kongresi öncesi düzenlediği Kongre Hazırlık Konferansı'nın sonuç bildirgesini açıkladı. 

 

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) 22 Kasım'da Diyarbakır'da gerçekleştireceği birinci Olagan Kongresi öncesi Vedat Aydın Konferans  Salonu'nda gerçekleştirdiği Diyarbakır Kongre Hazırlık Konferansı'nın sonuç bildirgesini açıkladı. 600 delege ile gerçekleştirilen Konferans, "Toprağımızı, suyumuzu, enerjimizi komünleştirelim, demokratik özgür yaşamı inşa edelim" şiarıyla toplanılırken, konferansta yürütülen tartışmalarda bundan sonraki süreçlerde güçlü bir pratikleşmeye götürecek kararlaşma ve iradenin açığa çıktığı vurgusu yapıldı. 

 

'Kürdistan'da oluşacak sistem küresel çapta inşa edilecek sistemi belirleyecek'

 

Kürdistan'da oluşacak sistemin, hem Ortadoğu hem de küresel çapta inşa edilecek sistemi belirleyeceği belirtilen bildirgede, "Bundan dolayı Kürdistan demek Ortadoğu ve tüm dünya demektir. Bu konuda halklar adına ortaya konan yegane çözüm Önder Apo'nun bölgesel ve evrensel düzeyde ele aldığı demokratik uygarlık çözümüdür. Buna göre Önder Apo, demokratik ulus ve demokratik özerklik projeleriyle, yaşanan ulusal, dini, mezhepsel, milliyetçi ve cinsiyetçi sorunları aşarak halkların özgüçlerine dayalı olarak bir arada yaşayabileceği özgür ve demokratik bir paradigmayı tüm insanlığın önüne koymuştur. Buna karşı başta kapitalist modernite temsilcileri ve bölgenin ulus devletçi güçleri bu çizgiyi boğmak ve ortadan kaldırarak halkları tekrardan sömürmeye ve baskı altında tutarak egemenliklerini devam ettirmeye çalışmaktadır" ifadesine yer verildi. 

 

'Kobanê'ye saldırılar özekliğin somut hali kantonları ortadan kaldırmak'

 

IŞİD'in Kobanê'ye yönelik saldırılarının amacının Rojava'da oluşturulan demokratik özerkliğin somutlaşmış hali olan kanton sisteminin ortadan kaldırılarak, halkların tekrardan karanlığa sürüklenmek olduğu belirtilen bildirgede, "Kürt Halkı üzerinde sürdürülen inkâr ve imha sistemi, Önder Apo'ya karşı yapılan uluslar arası komplo, askeri ve siyasi soykırım operasyonları, AKP ve emperyalist güçlerin desteklediği DAİŞ-Hizbul-Kontra saldırıları bu politikaların bazı uygulamalarındandır. Sırasıyla uygulanan bu politikaların en sonuncusu ve en insanlık dışı olanı DAİŞ çetelerinin Rojava'nın kalbi olan Kobani'ye saldırtılması ve Kobani'nin düşürülmeye çalışılmasıdır. 2 ayı aşkın bir zamandır süren saldırılara karşı Rojava halkı tüm dostlarıyla tarihte eşine ender rastlanan bir direniş sergilemiş ve DAİŞ çeteleriyle destekçisi devletlere cevabını vermiştir. Katliamcı DAİŞ çeteleri ve destekçilerinin Şengal'de ve ortadoğunun diğer bölgelerinde gerçekleştirdikleri soykırım denemeleri karşısında Kürtlerin tutumu, demokratik değerlerini ve özgürlüklerini savunmak ve mücadelelerini evrenselleştirmek olmuştur. Bundan dolayı tüm dünya bugün Kobani'de yaşamsallaştırılan özgürlük mücadelesini ve iradesini Kürt kadını şahsında kabul etmek zorunda kalmıştır" denildi.

 

'DBP'nin temel rolü toplumsal demokrasiyi ve özgür yaşamı inşa etmek"

 

AKP hükümetinin çözüm sürecinde samimi olmadığını ve oyalama taktiği izlediğinin kanıtının hem söz verdiği adımları atmaması hemde IŞİD çetelerini Kobanê'ye saldırtarak gösterdiğine yer verilen bildirgede, "AKP'nin bu kirli zihniyetine ve pratiğine karşı tüm Kürdistan halkı ve dostları 6 - 7 Ekim'de başlayarak her yere yayılan halk serhildanlarıyla sürece müdahale etmiştir. Bu serhıldanlarla AKP'nin ve DAİŞ çetelerinin hesabı bozulmuştur. Tüm bu gelişmeleri değerlendiren konferansımız, DBP'nin bu süreçte oynayacağı rol ve misyonu da ele alarak içine girdiğimiz kongre sürecinde yeniden yapılanma konusunda önemli sonuçlara ulaşmıştır. Buna göre DBP'nin temel misyonu, toplumu yerelden başlamak üzere tüm hücrelerine kadar eğiterek örgütlemek ve demokratik-özgür bir toplum ve yaşam inşasını sağlamak olarak değerlendirilmiştir. Devlet ve iktidarı hedeflemeyen bir parti olarak tanımlanan DBP'nin temel rolü toplumsal demokrasiyi ve özgür yaşamı inşa etmek olarak belirtilmiştir. Bunun önünde engel olan iktidarcı paradigmanın zihniyet ve pratikleri değerlendirilerek, toplumu bölen, parçalayan, iradesizleştiren tüm etkileri ele alınmış, tüm iktidarcı anlayış ve yaklaşımlar mahkum edilmiştir. Yine iktidara dayalı siyasetin temel varoluş tarzı olan gruplaşma, orta sınıfa dayalı liberalleşme tarzları da ele alınarak mahkum edilmiştir. Özel savaş rejimi ve cemaat çeteleri eliyle yapılan dedikodu, muğlâklaştırma, tartıştırma gibi eğilimler de teşhir edilerek aşılması gerektiği vurgulanmıştır. Tüm bu sorunların kaynağında ideolojik, politik, örgütsel ve ahlaki yetersizlikler yatmaktadır. DBP tüm yetersizliklere karşı taviz vermeden mücadele edecektir" denildi.

 

'DBP'nin temel gündemi demokratik ulusun 8 boyutunu örgütlemektir'

 

DBP'nin inşa sürecinde temel gündeminin demokratik ulusun sekiz boyutunu örgütlemek olduğu belirtilen bildirgede, "Özellikle ekonomi alanında demokratik paradigmaya uygun modellerin hayata geçmesinin aciliyeti vurgulanmıştır. Halkın yönetime katılması için komünlerden meclislere uzanan örgütlenme hamlesinin hızlandırılarak, meclislere dayalı demokratik yönetim modelinin acil olarak hayata geçirilmesi üzerinde durulmuştur. Sistemimizin sağlıklı örgütlenmesinin temelinin eğitim olduğu ve bu amaçla bütün kurumlarımızda ve alanlarımızda yaygın bir eğitim çalışmasının başlatılmasının aciliyeti de gündeme getirilmiştir" ifadesine yer verildi.