SİYASET
Giriş Tarihi : 19-11-2014 05:25   Güncelleme : 19-11-2014 05:25

Karayılan: AKP'nin istediği PKK'nin Harakiri yapması

Kürtçe yayın yapan günlük gazete Azadiya Welat'a önemli açıklamalarda bulunan KCK Yürütme Konseyi üyesi ve Halk Savunma Merkez (HSM) Karargah Komutanı Murat Karayılan, çözüme yer olmadığını vurguladığı AKP zihniyetinde Kürtleri oylama ve zayıflatma olduğunu söyledi. "AKP'nin PKK'den 'Harakiri' yapmasını" istediğini söyleyen Karayılan, PKK'nin bu dönemde hiç kimseye muhtaç olmadığının altını çizdi.

Karayılan: AKP'nin istediği PKK'nin Harakiri yapması

Zaman zaman iplerin kopma noktasına geldiği demokratik diyalog ve müzakere sürecinde, uygun koşulları yaratmak üzere KCK tarafından sürecin başında alınan PKK gerillalarının sınır dışına çekilmesi kararı, AKP hükümetinin beklenilen adımları atmaması üzerine geri çekmişti. Atılan bu ve benzeri adımlara rağmen sağlanan koşulları kendi politikaları doğrultusunda kullanan AKP hükümeti, sürekli biçimde gelinen noktada yine adım atılması için PKK gerillalarının bütünüyle sınır dışına çekilmesi konusunu gündeme getirmeye başladı. Daha önce iyi niyet göstergesi olarak atılan bu adımı boşa çıkaran AKP'nin öne sürdüğü bu yönlü söylemler ile sürecer yaklaşımı ve niyeti konusunda KCK Yürütme Konseyi üyesi ve Halk Savunma Merkez (HSM) Karargah Komutanı Murat Karayılan, Kürtçe yayın yapan günlük gazete Azadiya Welat'a önemli açıklamalarda bulundu.

 

Kendisi ile yapılan söyleşide "çözüm süreci" denilen sürecin iki yıla yakın bir süredir devam ettiğini ama bunun artık çözüm süreci olmaktan çıktığının altını çizen Murat Karayılan, şiddetli çatışmalarla geçen 2012 yılının ardından, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Mart 2013 Newroz'unda yayınladığı deklarasyonu hatırlattı.

 

'2013 deklarasyonu her iki tarafın kabulü üzerinden açıklandı'

 

Bu deklarasyon öncesi kendileriyle defalarca tartışmalar yürütüldüğünü paylaşan Karayılan, "Heyet iki kez yanımıza geldi ve Önderliğin yanına gitti. 8 Mart 2013'te biz Yürütme Konseyi olarak toplantı yaptık ve sürece tamamen dahil olduk. Devlet de bunu bu esas üzerinden kabul etti. Zaten Önderlik, 'Siz de, devlet de kabul etmeli' diyordu. Deklarasyon böyle yayınlandı. Denilebilir ki, 2013 deklarasyonu her iki tarafın kabulü üzerinden açıklandı" diye konuştu.

Deklarasyon ardından bizzat kendisinin basın karşısına geçerek, ateşkes ilan edeceklerini söylediğini de hatırlatan Karayılan, aynı yılın 25 Nisan'ında çözüm yolunu üç aşamalı olarak gösterdiklerini ifade etti. Karayılan, "AKP yetkilileri bu toplantıya ilişkin açıklamalarda bulundu ve reddetmediler. Öyle görünüyordu ki kabul etmişlerdi" dedi.

 

Daha sonra ateşkes ilanı alınıp, gerillanın sınırdışına çekildiğine işaret eden Karayılan, ikinci aşamada yasal tedbirler alınması noktasında devletin bazı adım atması gerektiğini, bunun sonrasında ise üçüncü aşama olarak normalleşmeye geçilecek olduğunu vurguladı.

 

'AKP bir bütün olarak seçim hesabıyla yaklaşıyor'

 

Karayılan, Eylül 2013'te geri çekilme sürecinin durdurulmasının nedeni olarak devletin ikinci aşamanın gereklerini yerine getirmemesi olarak yineledi.

Karayılan, çözüm süreci için bugüne kadar tek bir şey yapmakla suçladığı AKP'nin niyetini şu sözlerle ortaya koydu: "Tek bir şey yaptılar.  Bir kanun çıkarttılar.  AKP bir bütün olarak seçim hesabıyla yaklaşıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimleri vardı.  Kazanıp kazanmayacağı net değildi. Çatışmasızlık sürecinin devam etmesini istiyorlardı.  Kürt tarafı ise bir adım atılmasını istedi.  Onlar da kanun çıkardı. Çerçeve yasası dışında herhangi bir yasal tedbir geliştirilmedi. Pratikte de gerekenler yapılmadı.  Ayrıca ateşkes için gerekli koşullara da uymadılar."

 

'AKP zihniyetinde çözüme yer yok'

 

AKP zihniyetinde çözüme yer olmadığı için aslında hükümetin adım atmadığını ifade eden Karayılan, "Eğer onların zihniyetinde çözüme yer olsaydı, adım atarlardı. Atmadılar. Zihniyelerinde Kürtleri oylama ve zayıflatma var" diye konuştu. 

 

Ateşkes için devletin yerine getirmesi gerekenleri sıraladı!

 

Hükümetin amacının "süreci zamana yayarak tasfiye etme" olduğunu vurgulayan Karayılan, ateşkes sürecinde devletin yerine getirmesi gereken şartlarının olduğunu belirtti. Karayılan, bu şartları şöyle sıraladı: "Birincisi, yeni karakollar yapılmamalı. İkincisi, Kürdistan topraklarını sular altında bırakan, özünde gerillanın manevra alanını daraltma amaçlı barajlar durdurulmalı. Yine, askeri yolların yapımından da vazgeçilmeli."

 

'AKP, Rojava'ya karşı savaş ilan etti'

 

İlkin hareket olarak bu şartları ortaya koyarken devletin buna hayır demediğini söyleyen Karayılan, "Ancak daha sonra ısrarla karakol yaptılar, askeri barajları öne çıkardılar. Diğer bir ifadeyle ateşkesi ihlal ettiler ve kendilerini savaşa hazırladılar. En önemlisi de, biz Kuzey'de ateşkes ilan ederken AKP hükümeti Temmuz 2013'te Rojava'ya karşı savaş ilan etti. Başlangıçta Suriye muhalefetindeki bazı gruplar eliyle bunu yaptı ama önlerinde yine DAİŞ vardı. Yani onların eliyle Rojava'nın üç kantonuna karşı savaş ilan etti" ifadelerini kullandı.

 

Bu savaşın halen sürdüğüne işaret eden Karayılan, "Çünkü kantonların örnek olmasını istemiyorlar" diye de ekledi.

 

'Çözüm özerklikte' 

 

İngiltere, İspanya, Belçika, İsviçre, Latin Amerika, Kanada, Hindistan ve Rusya'da benzer sorunlar nasıl çözüldüyse Türkiye'nin de çözüme gelmesi gerektiğinin altını çizen Karayılan, çözümü ise "özerklik" olarak gösterdi.

Karayılan, söyleşide KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık'ın "böyle bir haritadan haberlerinin olmadığı" yönünde açıklamada bulunduğu hükümetin hazırlandığını iddia ettiği Yol Haritası'na ilişkin yöneltilen bir soruya da yanıt verdi. 

 

AKP, bizden 'Harakiri' yapmamızı bekliyor

 

'Gerilla nasıl teslim olur' gibi bazı cümlelere, Yol Haritası denilemeyeceğinden çözüme dönük bir Yol Haritası'nı bu anlamda görmediklerini dile getiren Karayılan, "Yol Haritası, nasıl bir yola girileceği ve yürüneceğini gösterir. AKP'nin Yol Haritası ise çözüm içermiyor.  AKP'nin istediği PKK'nin kendisine 'Harakiri' yapmasıdır. Bizden istediği budur ama bu mümkün değil" diye konuştu.

 

Karayılan, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere hükümet yetkililerinin kullandığı üslubu da eleştirdi. Erdoğan'ın kullandığı uslüp ile HDP, CHP, sivil toplum örgütleri ve çözümden yana olan herkese saldırdığına dikkat çeken Karayılan, "Kürtler üzerine hesap yapıyor. İstiyor ki tüm Kürtler ona katılsın, irade sahibi olmasın. Bu şekilde çözüm gelişmez" ifadelerini kullandı.

 

'AKP'nin seçimlerden sonra saldırıcağı şüphesi var'

 

Karayılan, çözüme yanaşmayan AKP'nin çatışmayı da istemediğini ifade etti. AKP'nin stratejisini genel seçimlere çatışmasızlık ortamında girmek olarak kurduğunu, seçimlerden sonra ise esas tavırlarını ortaya koyacağını dile getiren Karayılan, hatta seçimlerin ardından kendilerine sönük bir saldırı başlatılacağı şüphesi taşıdıklarını da iade etti. Karayılan devamında ise şunları kaydetti: "Bir sertleşme yaşandığını söyleyebiliriz. Bu sertlik bizim geri adım atmamız için bu yapılıyor. Taktiktir. Altı ay daha zaman kazanmak istiyor. Zaman kazanma manevralarıdır. Ortada bir şey yokken, gürültü çıkarıyorlar."

 

'Kobanê'ye sahip çıkma eylemleri çok değerliydi'

 

Kobanê'ye yönelik katliam tehdidi sonrası hükümet tarafından sürecin sonlandırılmasına dönük bahane olarak kullanılan 6-8 Ekim olayları hakkında da değerlendirmelerde buluna Karayılan, Kürtlerin AKP'nin şiddetini görüp, Kobanê'yi sahiplenmek için refleks göstermesinin ulusal ve kendisine sahip çıkma refleksi olması açısından çok değerli olduğunu söyledi. Karayılan, "Bu bir direnişti. Neden böyle oldu?" diye sorduktan sonra, "Sebebi sensin" diyerek Erdoğan'ı işaret etti.

 

Kobanê olayları sonrası "Kamu düzeni" adı altında polisin yetkilerinin genişletilmesine de tepki gösteren Karayılan, "Kamu düzeni ile herkesin teslim olmasını istiyorlar. Kürtler artık teslim olmaz. Hiçbir yerde teslim olmaz" diye noktaladı.

 

'Bülent Arınç ve devlet yetkililerinin tümü bilmeli ki PKK'nin seçenekleri çoktur'

 

Karayılan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 'Sürece mecbur değiliz' yönündeki açıklamasına ise şu sözlerle yanıt verdi: "Sanki biz çok muhtacız. Öyle değil. Şimdi Kürt siyasetinin eli, her zamankinden daha güçlüdür. Bülent Arınç ve devlet yetkililerinin tümü bilmeli ki PKK'nin seçenekleri çoktur. Hele Kürt sorununun tüm hacmiyle gündeme girdiği, kamuoyu kazandığı bu dönemde, tüm eski bariyerler yıkıldı. PKK bu dönemde hiç kimseye muhtaç değildir. Ama kuşkusuz Kürt halkı ve Türkiye halkı, barışa, kardeşliğe, dostluğa, birlikte yaşama ihtiyaç duyuyor. Ama herkes bilmeli ki kimsenin AKP'ye ihtiyacı yok."