SİYASET
Giriş Tarihi : 26-11-2014 06:26   Güncelleme : 26-11-2014 06:26

Tehlikeli hodri meydan karşılık buldu: Bahçeli Dersim'e gidecek

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Seyit Rıza ve Dersim katliamında hayatını kaybedenlere hakaret etmesini gerekçe göstererek, "Cesaretin varsa yüreğin yetiyorsa git bunları Dersim'de söyle" şeklindeki meydan okumasına karşılık veren Bahçeli, "28 Kasım Cuma Günü Dersime" gideceğini açıkladı.

Tehlikeli hodri meydan karşılık buldu: Bahçeli Dersim'e gidecek

 

Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Bahçeli, Davutoğlu'nun grup konuşmasını "edep ve hayâ sınırlarını zorlayan müflis bir siyasetin bozguncu bir yorumu" şeklinde değerlendirirken, "Başbakan'ın kafa karışıklığı, ruhundaki gelgitleri, içinde bocaladığı çelişkileri telafi ve tedavi edilemeyecek boyutlardadır" değerlendirmesinde bulundu. Davutoğlu'nun açıklamalarını "etnik ve dini ayrımcılık" şeklinde tanımlayan Bahçeli, "Davutoğlu aklınca şahsıma meydan okumuş ve bilhassa cesaret hatırlatması yaparak düşüncelerimi Tunceli'de söyleyip söylemeyeceğimi kurnaz ve sinsi bir üslupla sorgulamıştır" diyerek şu ifadelere yer verdi: "Başbakan Davutoğlu'nun Tunceli'ye gidip gitmeyeceğimiz konusundaki merakı da hastalıklı bir noktaya gelmiştir. Bu aşamada bize düşen Davutoğlu'nun merakını gidermek ve ateşini düşürmektir. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı olarak, 28 Kasım 2014 günü Tunceli'de bulunarak; Tuncelili kardeşlerimi ve Tunceli Valiliği'ni ziyaret etme kararını almış bulunmaktayım. Tunç yürekli kardeşlerimin yaşadığı Tunceli'de, bugüne kadarki düşüncelerimi, fikirlerimi ve kanaatlerimi bir kez daha kararlılıkla paylaşmak istiyorum. Tunceli'de kucaklaşmak, özlem gidermek, fitne ve fesat tohumlarını çürütmek için olacağım. Ve yüksek dağların üzerinde bir kartal yuvası gibi duran Tunceli'de Türkiye'nin bekası, Türk milletinin birlikte yaşama iradesine destek vermek için bulunacak, Ankara'daki sözlerimi tekrarlayacağım."

 

Davutoğlu'nun daveti ve Bahçeli'nin "gideceğim" açıklaması üzerine Dersim'de olası provokasyonların yaşanabileceğine yönelik kaygılarda ortaya çıkmaya başladı. Özellikle Cuma günü yapılması planlanan ve dışarıdan götürülecek insanlarla istenmeyen olayların yaşanabileceği yönünde uyarılar yapılmaya başlandı.