TÜRKİYE
Giriş Tarihi : 16-06-2015 02:55   Güncelleme : 16-06-2015 02:55

RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENİN

OSM Ortadoğu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gözde TİMUR, oruç tutanların Ramazan ayında nasıl beslenmesi gerektiğine ilişkin çeşitli tavsiyelerde bulundu.

RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENİN

Ramazanın gelmesiyle beraber oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısı değişiyor. Üç öğün veya daha fazla olan beslenme alışkanlığı iki öğüne düşüyor. Uzmanlar, Ramazanda beslenmenin önemine işaret ederek çeşitli tavsiyelerde bulunuyor. OSM Ortadoğu Hastanesi Diyetisyeni Gözde TİMUR konuya ilişkin şu bilgilere yer verdi.

Gün boyunca yaşanan açlıktan sonra aşırı ve sağlıksız beslenme ortaya çıkabiliyor. Kırmızı et, ekmek, pilav, hamur işleri ve tatlı tüketimi artarken, meyve, sebze ve beyaz et tüketimi azalıyor. Oysa unutmamak gerekir ki, günlük alınması gereken enerji, protein, vitamin ve mineral oranları Ramazan ayında da değişmiyor. İki ana öğünden oluşan sahur ve iftar menülerinde özenli olunmalıdır. Sahurdan sonra başlayan açlık süresince kan şekeri düşmeye başlıyor, kişilerde metabolizma hızı azalıyor. Su tüketimine dikkat edilmemesi durumunda vücut su oranı azalıyor, su-tuz dengesi bozuluyor. Bununla beraber halsizlik, işte verimsizlik, depresyon, konsantrasyon güçlüğü, uyuklama, mide ağrısı, hazımsızlık, tansiyon düşmesi gibi birçok sağlık problemi yaşanabiliyor. Vücutta su oranının dengede tutulması hayati önem taşıyor. Ramazan ayı boyunca yetersiz, dengesiz ve sağlıksız beslenen kişilerde başta mide ve bağırsak hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın oluşma riski de artıyor. Ramazan ayında en çok yapılan beslenme hatalarını şöyle sayabiliriz; sahurda fazla miktarda yağlı besinler tüketmek, iftarda çok miktarda ve çok çeşitli yemek yemek, kan şekerini hızlı yükselten gıdaları ağırlıklı almak, hızlı yemek ve yeteri kadar sıvı tüketmemektir.

Sahura Mutlaka Kalkın

Sahur bizi güne hazırlayacak bir öğündür. Birçok kişi gece yatmadan yemek yer ve sahura kalkmaz. Sahur öğünü atlanmamalıdır. Çok uzun süren açlıklarda kan şekeri ve tansiyon düşer, boş midede asit salgısı artar. Ertesi gün ise aç kalma süresinin uzamasıyla metabolik hız düşer, halsizlik, baş ağrısı görülür. Sahurda tüketilecek besinlerin miktarı ve çeşidi çok önemlidir. Sahurda ağır ve yağlı besinler tüketildiğinde metabolizma hızı yavaş olduğundan vücuda alınan besinlerin yağa dönüşümü daha fazla olacaktır. Ayrıca bu tür yağlı ve ağır besinler tüketilip yatıldığında reflü ve benzeri mide rahatsızlıkları görülebilmektedir.

Sahurda ağır ve yağlı besinlerin yerine düşük enerjili, yağ oranı düşük, günlük ihtiyacı karşılayacak şekilde dengeli olarak dağılmış protein, yağ ve karbonhidrat içeren besinler tercih edilmelidir. Şekerli besinler kan şekerinin hızla yükseltmektedir. Kan şekerini en iyi seviyede tutmak ve tok kalmak için sahurda protein içeriği yüksek (süt,yoğurt,yumurta) ve kompleks karbonhidrat (kepekli ekmek vb.) içeren besinlere yer verilmelidir.