SİYASET
Giriş Tarihi : 01-09-2015 02:43   Güncelleme : 01-09-2015 02:43

HDP'li bakanlar İmralı tecridini Bakanlar Kurulu'na taşıyacak

ANKARA (DİHA) - HDP'li Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan, bugün toplanacak olan ilk Bakanlar Kurulu toplantısında PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi gündeme getireceklerini söyledi. Doğan, barışın tesisi için kiminle görüşülmesi gerekiyorsa devletin görüşmesi gerektiğini belirterek, Öcalan'la da görüşme koşullarının oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Doğan, bakanlık sürecinde izleyecekleri politikayı ise toplumsal çıkarların esas alındığı projeleri onaylayacaklarını, toplumsal çıkarların esas alınmadığı ve topluma hizmet etmeyen projeleri asla onaylamayacaklarını kaydetti.

HDP'li bakanlar İmralı tecridini Bakanlar Kurulu'na taşıyacak

 

Erken seçim hükümetinin kurulmasının ardından HDP'den geçici seçim hükümetine seçilen HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ve HDP Kocaeli Milletvekili Ali Haydar Konca, hükümette yer almalarıyla birlikte tüm gözlerin çevrildiği yeni kabine üyeleri oldu. Her iki bakan da, göreve gelir gelmez ilk olarak yıllardır basına dönük uygulanan akredite uygulamasını kaldırarak, mevcut bakanlık işleyişine farklı bir boyut kazandırırken, önümüzdeki süreçte izleyecekleri politikalarla da "yeni yaşam"ın savunucusu olacaklar. Doğan, devir törenin ardından DİHA'ya yaptığı açıklamada Kalkınma Bakanlığı olarak bundan sonraki süreçte toplumun çıkarını esas alacaklarını, aksi bir projeyi asla onaylamayacaklarını söyledi. Doğan, PKK Lideri Abdullah Öcalan'a dönük 5 Nisan'dan bu yana devam eden ağırlaştırılmış tecrit koşullarını bugün gerçekleşecek olan Bakanlar Kurulu toplantısına da taşıyacaklarını ifade ederek, gerekirse Öcalan'la görüşmek için girişimlerde de bulunacaklarını ifade etti. 

 

'Halkın değerleri halka verilecek'

 

Bakanlıkta sorularımızı yanıtlayan Doğan, ilk olarak önümüzdeki süreçte hayata geçirilecek olan projelerde izleyeceklerini programı şu şekilde özetledi: "Halkın değerlerinin halka verileceği bir politikanın egemen olmasını sağlayan ekolojik toplum yaratmada doğaya zarar vermeden gerçek sürdürülebilinir, neo-liberal politikalardan uzak bir politika izleyeceğiz. Özelikle kalkınma planlarını hazırlarken, strateji planlarını hazırlarken bölgeler arasındaki o farklılığa işaret ederek, o farklılıkları, bu tür dengesizlikleri gidecek bir politika izleyeceğiz." 

 

Doğan, HES, baraj ve doğayı katleden projelere karşı tutumlarını da net bir şekilde ortaya koydu. Doğan, Karadeniz'de yapılmak istenen Yeşil Projesi üzerinden bir değerlendirmede bulunarak, bu konudaki politikalarına ilişkin, "Bu projeyi aslında tüm detaylarıyla inceliyoruz. Sivil toplum örgütleri ve projeye karşı çıkan insanlarla da görüşmeler gerçekleştireceğiz. Bir kere doğaya zarar vermemesi söz konusu olamaz bu yolun. Kesinlikle oradaki tepki de halkın tepkisi de bunun ifadesidir. Ekonomik değerin de halka yararlı olmayan doğaya zarar veren hiçbir projeye imkân vermeyeceğiz. Bizim bakanlığımız bunu gerektirmektedir. Genel halk kitlelerine, tüm inançlara tüm halklara ve bu ülkede yaşayan ortak vatanda yaşayan insanlara yönelik toplumsal çıkarı olan projelere biz destek vereceğiz. Ve bunun planlamasını da yönlendirmesini de yapacağız" değerlendirmesinde bulundu. 

 

Yıllardır bir türlü bitirilemeyen ve GAP'ı da tekrardan gözden geçireceklerini aktaran Doğan, "GAP'la ilgili strateji planlarında özelikle yine nelerin sürdürülemez olduğu, hangi projelerin sürdürülemez nitelikte olduğu oradaki kalkınmanın neden işte özelikle istihdam alanında yeterince sorunlara çözüm olamadığını gözden geçireceğiz. Kamusal işletmelerin durumu, tarımın toprağın o konularda işletilmesi konusunda tarımın geliştirmesi mekanizasyonu anlamda olsun bunların hepsini inceleyip ama bir katılımcı anlayışla yerel yönetimlerle yerel örgütlerle bunu tekrar gözden geçireceğiz" diye konuştu. 

 

Hangi proje onaylanacak hangisi onaylanmayacak?

 

Doğan, bakanlık olarak "toplumsal çıkarları" esas alacaklarına vurgu yaparak, "Burada toplumsal çıkarların esas alındığı projelere evet, toplumsal çıkarların esas alınmadığı, topluma hizmet etmeyen projelere hayır diyeceğiz" dedi. 

 

Tezkereyle çözüm getirilemez uyarısı 

 

Doğan, sınır ötesi tezkeresine ilişkin de her şekilde "hayır" oyu kullanacaklarını ifade ederek, dışarıdan müdahalelerin doğru müdahaleler olmadığının altını çizdi. Doğan, "Nasıl biz Kıbrıs sorununa Kıbrıslılar çözer diyorsak. Dışarıdan müdahale olmadan özelikle Ortadoğu'daki gelişmeler anlamında konuşuyorum. Ortadoğu'ya müdahaleler doğru müdahaleler değil. Kesinlikle Ortadoğu halkları kendi sorunlarını bu kadim ilişkiler içinde kadim dostluklar çerçevesinde çözebilirler. Müdahale oldukça orda halklar bir birinden uzaklaştırılıyor. DAİŞ çeteleri yine bu alanda halklar ve inançlara karşı yönelmede insanlık dışı uygulamaları ortaya koymaktadır. Bunlarla o şekilde mücadele edilmez esas olarak mücadele alanları oradaki dinamitlerin harekete geçmesi, geçerek kendi yönetimlerini, kendi demokratik gelişmelerini tamamlamak temelinde olmalıdır" diye konuştu. 

 

'Rojava'ya müdahalenin karşısında olacağız'

 

Doğan, Türkiye'nin Rojava bölgesinde oluşturmak istediği "güvenli bölge"  tartışmalarına da değinerek, bunun asla kabul edilemez olduğunu, böylesi bir girişimin Rojava'daki kazanımlara müdahale anlamını taşıdığını dolayısıyla bunun karşısında duracaklarını kaydetti. 

 

İmralı tecridini gündeme getirecekler 

 

Doğan, bugün gerçekleşecek olan Bakanlar Kurulu toplantısına PKK Lideri Abdullah Öcalan'a dönük sürdürülen ağırlaştırılmış tecrit koşullarını gündeme getireceklerini belirterek, "Gerçek barış tesis edilecek bu kan duracaksak ise kim olursa olsun devletin görüşmesi gerekir. Görüşme şartlarının oluşturulması gerekmektedir. Bir tecrit söz konusu bu tecridin derhal kaldırılması içinde devletin müdahil olması taraf olması gerekmektedir. Devlet gereğini yapması gerekmektedir. Çünkü akan kandır akan kan ise bizim çocuklarımızındır. Ortak vatanımızdaki yurttaşlarımızın kanıdır. Hiçbir insanın yaşamı bu kadar basit bir şekilde ele alınamaz. Bu ülkede barışın ve kardeşliğin tesis edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. 

 

Olası bir İmralı ziyareti olacak mı? 

 

Doğan, HDP'li iki bakan olarak İmralı'ya gidişin gündemlerinde olup olmadığı noktasındaki soruyu ise, "Bakanlar Kurulu'nda ilk dile getireceğimiz konu bu olacak. Çünkü çok acil bu koşullarda işte görüyorsunuz bir sürü güvenlik bölgeleri yapılmış milletvekillerimiz dahi bölgeye giremiyor. İrade olarak seçilmiş insanlar eğer o bölgeye giremiyorsa sorunlar nasıl gündeme gelecek. Nasıl tespit edilecek. Bu anlamda bir tepkimiz olacak. Bakanlar Kurulu'nda diğer bakan arkadaşlarımızı ikna etmek onları bu acil durumu anlatmak, akan kanın nasıl durdurulacağına ilişkinde önerilerimiz olacak" şeklinde yanıtladı. 

 

'Olumsuz planlamaları ortadan kaldıracağız'

 

Doğan, barışın tesisi için Bakanlar Kurulu'nda net bir tavır ortaya koyacaklarını belirterek, "Barış olmadan yaşam olmadan hiçbir şeyin değeri ve anlamı olamaz. Acil yapmamız gereken husus bu. Ondan sonrada bakanlığımızda brifing almaya başladık özelikle toplumsal projeler konusunda neler yapabileceğimizi hangi projelerin gerçekten sürdürülebilir olduğunu halkımızın bu konudaki yerel yaşamda bulunan insandan neyin olduğunun tespitini yapacağız. Olumsuz örnekleri olumsuz planlamaları ortadan kaldıracağız. İki aylık süreç dahi olsa bu süreç içerisinde partimizin programı ekseninde bir planlama ve çalışma içerisinde olacağız. Savunduğumuz 'yeni yaşam'ın tüm renkliliğini ve gerekliliğini yerine getireceğiz" diye konuştu. 

 

1 Eylül çağrısı: Eller tetikten çekilmeli

 

Doğan, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle de bir çağrıda bulundu. Akan kanın durdurulması gerektiğine vurgu yaparak, "Gerçek bir barışın tesisi için ciddi tepkilerin ortaya konulmasından yanayız. Bu ülkede demokratik yollarla çözemeyeceğimiz hiç bir sorun yok. Eşit yurttaşlıkla daha çok gelişmiş demokrasi mücadelesiyle ulaşılabilinir. Bunun mücadelesini vermeliyiz. Eller derhal silahtan çekmeli ve bir an önce barış ortamı sağlanmalı diye düşünüyorum. 7 Haziran öncesi pozisyonlara, müzakere sürecine dönmüş olunacaktır. Müzakere süreci ile birlikte bu sorunun çok rahat çözülebilecektir" dedi. 

 

(rp)