SİYASET
Giriş Tarihi : 05-11-2015 17:11   Güncelleme : 05-11-2015 17:11

Demirtaş: Türkiye'nin Başkanlık sisteminden çok yeni bir Anayasaya ihtiyacı var

DİYARBAKIR (DİHA) - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye'nin Başkanlık sisteminden çok yeni bir Anayasaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Başkanlık tartışması konusunda tutumlarını ise değiştirecek hiçbir şey olmadığını dile getiren Demirtaş, "Güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistemle, güçlendirilmiş yerinden yönetim istiyoruz" dedi. Demirtaş, çözüm süreci konusunda ise "Çözüm arayışında muhatap dışlayarak bir sorun çözülmez. Parlamento işini yaparsa Sayın Öcalan ve KCK'nin de dahil edilerek çözüm sağlanmalıdır. PKK'nin silah kullanmadığı ve çözümün olduğu bir ortamın içine girilmesi gerekir" dedi.

Demirtaş: Türkiye'nin Başkanlık sisteminden çok yeni bir Anayasaya ihtiyacı var

 

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'da bulunan bürosunda bir araya geldiği basın mensuplarının gündeme dair sorularını yanıtladı. Demirtaş'a yöneltilen sorulardan ilki 1 Kasım seçimleri sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP'li kurmayların gündeme soktuğu Başkanlık sistemi oldu.

'Türkiye'nin darbe Anayasası'ndan kurtulması gerekir'

Başkanlık sistemi konusunda tutumlarının ne olacağı sorulan Demirtaş, "Türkiye'nin Başkanlıktan çok yeni bir Anayasaya ihtiyacı olduğunu" yanıtını verdi. HDP olarak demokratik, özgürlükçü bir Anayasa istediklerini bir kez daha vurgulayan Demirtaş, "Türkiye'nin yeni Anayasaya ihtiyacı var. Tartışmanın Başkanlık sistemi üzerinden yapılması yanlıştır. Güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistemle, güçlendirilmiş yerinden yönetim istiyoruz. Başkanlık tartışması konusunda tutumumuzu değiştirecek hiçbir şey görmüyoruz. Anayasa için tartışılması gereken şey, insan hakları ve özgürlüklerdir. Anayasa konusunda daha önce de önerilerimiz olmuştu. Yerinden yönetim ve güçlendirilmiş bir parlamento istiyoruz. Başkanlık sistemi içine parti olarak girmeyiz. Anayasa'da bütün maddeleri daha güçlü, demokratik ve özgürlük talebiyle buluşturabiliriz. Türkiye'nin darbe Anayasası'ndan kurtulması gerekir ve tüm partilerin bu konuyu merkezlerine almaları gerekir" dedi.

'Çözüm süreci buzdolabında bekletenler ölümlerin yaşanmasına neden oldu'

Demirtaş'a Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP tarafından bitirildiği dile getirilen çözüm süreci de soruldu.
Siyasetin çözüm olanakları yaratıldıkça anlamlı olacağını vurgulayarak, çözüm sürecini buzdolabına kaldıranların son altı ayda bini aşkın kişinin yaşamına neden olduğunu dile getiren Demirtaş, ölümlerin son bulması ve yeniden çözüm sürecine dönülmesi için çalıştıklarını ifade etti. Demirtaş, bu konuda şunları söyledi: "Hepimizi ilgilendiren vazgeçilmez olan barış isteğidir. Çözüm sürecini parlamento gündemine almalı ve parlamento çözüm adresi olmalıdır. HDP ile AKP ile yürütülürse sorun yaşanabiliyor. Ama parlamentoda komisyonlar oluşturulup çözüm arayışı olduğunda daha anlamlı olur. Ama öncesinde çatışmalar durmalı, silahlar susmalı ve sonrasında çözüm sürecine dönülmesi gerekir. Silahların devreden çıkacağı bir atmosfer itiyoruz. Biz diyalogdan yanayız." 

'Bizim yerimizde AKP olsaydı yüzde 3 oy alamazdı'

Demirtaş, 7 Haziran seçimlerine oranla 1 Kasım seçimlerinde oylarının düşmesinin de değerlendirdi. "Biz İsviçre'de seçime girmedik. Devletin bütün imkanlarını eline almış bir iktidarın karşısında seçime girdik" diyen Demirtaş, "AKP bizim şartlarımızda seçime girseydi, Türkiye'de yüzde 3 oy dahi alamazlardı. Bizim yüzde 11 oyumuz, halkımızın başarısıdır. Öz gücümüzdür. En yoğun saldırılar altında bile yüzde 11 oy alan bir partiyiz. Saldırıların dışında AKP ve MHP'nin ortaklaşarak bizi baraj altında bırakmak istediler. Biz bahsedilen çatışmalarını olduğu yerde değil, batıda oy kaybettik. 7 Haziran'a göre en az AKP'ye oy kazandıran partiyiz. Nerde eksik kaldık değerlendireceğiz. HDP'nin bir kongresi gerçekleşecek. HDP'yi daha güçlü ortaya koymak için çalışacağız" dedi.

'Kürtler hala kendi iradelerinin arkasında'

Bu sözlerinin devamında Türkiye'de normal bir ortamda seçime girmediklerinin bir kez daha altını çizen Demirtaş,  AKP'nin halkı tehdit ettiğini, kendisine oy verilmediği taktirde kaos olacağı tehdidinde bulunduğunu ifade etti.
Demirtaş, "Tüm baskılara rağmen yüzde 11 oy aldık. Bu oyu kim verdi, Hindistanlılar mı verdi? Kürtler oy vermedi demek yalandır. Yüzde 11 oyu kim bize verdi. Kürtler hala kendi iradelerinin arkasındadır. Kimse hakaret etmesin. Kürtler kimsenin koçbaşı değildir. Kürtler kendi gündemine bakar. Biz Kürtler ile Türkler el ele vererek çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

'CHP karnından konuşmamalı'

Oluşan yeni dönem parlamentonun misyonuna dönük yöneltilen sorulara da yanıt veren Demirtaş, önümüzdeki dönemde parlamentonun tavrının çok önemli olacağını, bu nedenle CHP'nin de HDP kadar inisiyatif alması gerektiğini vurguladı.
Demirtaş, "CHP karnından konuşmadan parlamentoya proje sunmalı. Biz parlamentoda bir etrafta toplanmalıyız. Parlamentoda büyük bir özveriyle çalışmalı ve barışın sesini yükseltmek için çalışma yürütmemiz gerekir" dedi.

'Çözüm parlamentoda sağlanır'

Demirtaş'a yöneltilen bir diğer önemli soru PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde 5 Nisan'dan bu yana süren tecrit oldu.

"Çözüm arayışında muhatap dışlayarak bir sorun çözülmez. Parlamento işini yaparsa Sayın Öcalan ve KCK de dahil edilerek çözüm sağlanmalıdır" diyen Demirtaş, devamında ise şunları söyledi: "PKK'nin silah kullanmadığı ve çözümün olduğu bir ortamın içine girilmesi gerekir. PKK'ye 'geri çekil' demek, çözüm değildir. Çözüm sürecine dönülürse, Öcalan dahil edilirse o zaman daha etkili olur. Dünyanın birçok yerinde büyük devletler çözümü konuşarak sağladı. Bu yüzden işin muhataplarıyla oturulup, samimi konuşulmalı. Eskisi gibi olmaz. Bir çözüm heyeti olmalı. İmralı'da görüşme yapmalı, sonra da parlamentoda tartışılmalı. İmralı'da ne konuşuluyorsa halkla paylaşılmalı. Ne konuşulduğunu bilmediği zaman halk korkuyor. Bu iş parlamentoda çözülür. Parlamento sorumluluk üstlenmezse sorun çözülmez." 

(ekip/öç)