GÜNCEL
Giriş Tarihi : 20-12-2015 10:21   Güncelleme : 20-12-2015 10:21

'Kürtlere yaşatılanları gördükçe soluğum kesiliyor'

ANKARA(DİHA) - Kürtlerin ilan ettiği özyönetim taleplerine karşı hendekleri gerekçe göstererek başlatılan topyekûn devlet saldırısına tepki gösteren sanatçılar, toplumu duyarlı olmaya çağırdı. Hiçbir şeyin Kürt halkının meşru taleplerinden daha önemli olmadığını belirten sanatçılar, yaşananların Türkiye tarihinde kara bir leke olduğunu belirterek, "Bu katliamlara karşı ses çıkarın yoksa yarın çok geç olabilir" dedi. Şair Şükrü Erbaş, "Kürtlere yaşatılanları gördükçe soluğum kesiliyor" diyerek, yaşananların ağırlığına dikkat çekti.

'Kürtlere yaşatılanları gördükçe soluğum kesiliyor'

Kürdistan'da yaşanan savaş politikalara ve katliamlara yönelik sanat camiasından tepki geldi. Yaşananları yazar ve ressam Ali Osman Çoşkun, yönetmen Murat Eroğlu, şair Cezmi Ersöz ve Şükrü Erbaş da sessiz kalmadı. Yaşatılan bu katliamların tarihi bir süreç denk geldiğine dikkat çeken sanatçılar, Kürt halkının meşru taleplerine devletin katliam yok edemeyeceğini ifade etti.

Coşkun: Tepki göstererek hayatlarımıza sahip çıkalım

Ayrıca "Cehennem Atlası" adlı son resim sergisinin bugün yaşanan "karanlık günlere" dikkat çekmek amacı taşıdığını belirten Coşkun, halkın yaşananlar karşısında sessiz kalmaması gerektiğini de, "Egemenlerin arkasına dizilmiş sürülerden değil; özgür, vicdanlı, empati ve kardeşlik duygularıyla donanmış bireylerden oluşan toplumların kendi hayatlarına sahip çıkması gerekiyor" sözleriyle açıkladı. 

Eroğlu: Kürtler hegemonya hendeklerini kapatmaya çalışıyor

Kısa film ve belgesel yönetmeni Murat Eroğlu, Kürdistan'da devletin yürütülen imha savaşına tepki göstererek, "Bu katliamlar, statü taleplerine ve direnişe karşı gösterilen bir devlet refleksidir. Bugün açılan hendekleri çatışmanın sorumlusu olarak göstermek tipik bir modern zamanlar yalanı ve yanılsamasıdır. Bugün birkaç hendeği bahane edenler unutmasın ki, Kürtler yürüttükleri mücadeleleriyle yüzyıllık kapitalist hegemonyanın açtığı hendekleri kapatmaya çalışıyorlar. Tarihsel açıdan düşündüğümüzde, bugün Kürdistan'da açılan hendekler, Kürt halkının 'statüsüzlük' sorununu bir parçası ve sonucudur." 

Ersöz: Kürtlerin kendini yönetme talebi yeni bir şey değil

Şair-yazar Cezmi Ersöz, Türkiye'nin yaşadığı savaş halinin 7 Haziran'da halkların kazandığı başarıyı hazmetmeyen egemenlerin başlattığı bir katliam sürecinin olduğunu dile getirdi. Ersöz, "12 Eylül faşizm sürecinde görülmeyen uygulamalar var Kürdistan kentlerinde. Düşünün bir kent 14 gün sıkıyönetim ilan edilip, ağır tanklarla abluka altına alınıyor. Bunlar gerçekten hepimizi tedirgin eden görüntülerdir" şeklinde konuştu. Türkiye'de yaşayan halklar olarak kabul söz konusu uygulamaları kabul etmelerinin mümkün olmadığını dile getiren Ersöz, Kürtlerin kendi kendini yönetme talebinin de yeni olmadığını belirterek, "Bu zaten yeni anayasa ile hedeflenen nihai bir sonuçtur. Ama şimdiki mevcut iktidarın söylemlerine bakın, bırakalım Kürt halkının meşru taleplerini karşılamayı, 'Kürt yoktur' diyecek duruma geldiler ve bunun uygulamalarını sergiliyorlar. O yüzden Türkiye'nin her kesimine şunu söylemek istiyorum: Bu katliama ses çıkarın! Gözümüzü, kulağımızı kapatırsak daha büyük tarihi hataların içine düşebiliriz" uyarısında bulundu. 

Erbaş: Kürtlere yaşatılanı gördükçe soluğum kesiliyor 

Şair-yazar Şükrü Erbaş da, yıllardır halklara yaşatılan politikaların hep aynı katliam politikaları olduğunun altını çizerek, "İnsanlar yerinden toprağından koparılarak yok edilmeye çalışılıyor" dedi. Erbaş, "Hiçbir şey Kürt halkının kendi dili, kültürü ve temel varoluş hakları çerçevesinde yaşamasını engellemeyecek. Ama bu katliamlarda unutulmayacak. Biran evvel Türkiye halkların birbiriyle eşit, özgür temelde yaşayacağı sürece dönmeliyiz. Devlet faşizm akıl almaz boyutlara ulaşmış durumdadır her gün ölüm haberleriyle uyanıyoruz, bu kentlere halklara yaşatılanı gördükçe yaşadığım yerde soluğum kesiliyor" dedi. 

Yapılan bu saldırıların sadece Kürt halkına yönelik olmadığını belirten Erbaş, saldırıların ülkede yaşayan tüm kimliklerin özgürlüklerine yapılan saldırılar olduğunu ifade etti. Erbaş, "Kürt halkının bin yıllardır yaşadığı Mezopotamya topraklarında yapılan bu katliamlar vicdanlı hiçbir insanın kabul edemeyeceği politikalardır" ifadelerini kullandı.