GÜNCEL
Giriş Tarihi : 03-01-2016 11:49   Güncelleme : 03-01-2016 11:49

Türkiye neyi savunacak? AİHM ne karar verecek

ANKARA (DİHA) - Sokağa çıkma yasaklarına dair yapılan başvuruyu kabul eden AİHM'in, bu konuda izahat istediği Türkiye'nin vereceği savunma merakla bekleniyor. AİHM'in Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvuruların reddedilmesi gerekçelerini ikna edici bulmadığı için Türkiye'den acil savunma istediğini söyleyen Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Levent Köker, mahkemenin izahat sonucu vereceği kararın Türkiye aleyhine olacağını öngörüsünde bulundu. Köker'e göre, verilecek kararın uygulamaması halinde ise Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyeliğinin askıya alınması yada çıkartılması dahi gündemde. Siyaset bilimci Yrd. Doç. Dr Kerem Altıparmak'a göre ise yasaklara dair Türkiye'nin çokta söyleyebileceği bir şey yok.

Türkiye neyi savunacak? AİHM ne karar verecek

 

Kürt meselesinin çözümüne dair kurulan masanın AKP Hükümeti tarafından yıkılmasının ardından yeniden şiddet politikaları doğrultusunda Kürdistan kentlerinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları ayları aştı. Alınan yasak kararları ile birlikte girişilen soykırım uygulamaları sonucu insanların "yaşam hakkı" başta olmak üzere bütün hakları ellerinden alındı, yüzlerce insan katledildi, işkence ve kötü muameleye maruz kaldı, evleri yıkıldı yada hayvanları telef edildi.

Yaşanan bu tablo karşısında Anayasa Mahkemesi olmak üzere iç hukukta yapılan tüm girişimlere rağmen sonuç çıkmayınca başvurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ise Türkiye'den izahat istedi. 

AİHM'in aldığı karar ve Türkiye'nin AİHM'e karşı nasıl bir savunma yapacağını yorumlayan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr Levent Köker, öncelikle kararın olumlu olduğunu söyleyerek, Kürdistan bölgesinde uygulanan sokağa çıkma yasaklarının hukuka herhangi bir biçimde uygun olmadığını kaydetti.

'AİHM ikna olmadığı için acil savunma istedi'

Sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili yapılan bireysel başvuru yani 'tedbir talebi'ni reddeden Anayasa Mahkemesi'nin esasa ilişkin kararını vermese de bu kadar ağır bir hukuka aykırılık varken 'tedbir' talebini reddetmiş olmasını ve dayandırdığı gerekçelerini ikna edici bulmadığını dile getiren Prof. Dr. Köker, muhtemelen AİHM'in de bu gerekçeleri çok ikna edici bulmadığından dolayı Türkiye'den bu kadar acil bir savunma istediğini ifade etti.

'Karar Türkiye'nin aleyhine olur'

AHİM'in şimdi muhtemelen Türkiye devleti aleyhine bir karar vereceğini belirten Köker, Türkiye'nin mevcut durumu izah etmesinin zor olduğunu söyledi. Köker, "Yapılanların izah edilecek bir tarafı da yok. Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasa'sında 'olağanüstü hal' diye, 'sıkıyönetim' diye iki tane başlık var. Sokağa çıkma yasağı ilan etmek istiyorsanız, sokağa çıkma yasağı ilan edeceğiniz bölgelerde önce olağanüstü hal ilan edeceksiniz. Ondan sonra sokağa çıkma yasağı ilan edeceksiniz. Türkiye bunu yapmıyor ve bu yüzden de zor duruma düşecek" dedi.

'Türkiye Avrupa Konseyi üyeliğinde çıkartılabilir'

Türkiye'nin nasıl bir izahat yapacağını kendisinin de çok merak ettiğini paylaşan Köker, AİHM vereceği kararın uygulanmaması halinde karşılaşılabilinecek sonuçlar üzerinde de durdu.  Köker, bu sonuçları şu sözlerle değerlendirdi:

"Sokağa çıkma yasakları hukuka aykırı olduğu için öz nedeniyle ortaya çıkmış tüm mağduriyetler ki bunların arasında 250'ye yakın ölüm var. Yapılan katliamlarda hukuka aykırı olmuş oluyor. Sokağa çıkma yasağı hukuka aykırı olunca, temel bazı insan hakları ihlal edilmiş oluyor. Aynı zamanda bunlar yaşam hakkı ihlalidir. Bütün bunlar hukuki açıdan vahim bir durum. AİHM, Avrupa Konseyi'nin bir kurumu. AİHM'in verdiği kararlar Türkiye'yi bağlıyor, fakat Türkiye bu kararları bazen uyguluyor bazen uygulamıyor. Uygulamaması halinde tabi müeyyide (yaptırım) ile karşı karşıya kalacak. Türkiye, bu müeyyininde Avrupa Konseyi üyeliğinin askıya alınması, hata çıkartılması gibi sonuçlara ulaşması mümkün."

'Türkiye kendisini nasıl savunacak?

Prof. Köker, AİHM'in kararlarının insan hakları hukuku ile ilgili olduğunu kararların uygulanmasıyla ilgili sürecin ise siyasi bir süreç olduğuna da dikkat çekti.

Bugün verilen kararın da siyasi bir süreç haline geldiği için Türkiye ve Avrupa Konseyi arasındaki ilişkilerde, hatta belki Avrupa Birliği'ne de etki edeceği için burada siyasi dengelerin daha fazla rol oynadığını belirten Köker, çünkü bugüne kadar Türkiye'nin uygulamadığı epeyce AİHM kararı olduğunu hatırlattı. Fakat yine de buna ilişkin bir yaptırım da uygulanmadığını kaydeden Köker, heyecanla Türkiye'nin kendisini AİHM'e karşı nasıl savunacağını beklediğini ifade etti.

'AİHM, ağır insan hakları ihlalini gördü'

AİHM'e yapılan başvuruda payı olan isimlerden biri olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak ise alınan "tedbir talebi"nin reddedilme riskinin yüksek olduğunu belirtse de "Tedbir kararı çok istisnai verilen bir şey ve bu yönde verilmiş bir karar daha önce yok. Bu adım bile çok önemli" dedi. 

'AİHM'in sorduğu 3 soru da krtik'

AİHM'in Türkiye'ye sorduğu 3 sorunun da çok kritik olduğunu vurgulayan Altıparmak, bu önemi "Birinci sokağa çıkma yasağının yasal dayanağı; ikincisi mevcut başvurucuların gerçekten sağlık hizmetlerini diğer temel hizmetlerinin mümkün olup olmadığı; üçüncüsü bu kadar çok fazla ölüm, yaralama gerçekleşmiş. 'Oysaki hükümet bu operasyonları yaparken, sivillerin zarar görmemesi için ne önlem aldı?' diye soruyor" sözleriyle yorumladı.  

'Türkiye'nin izahati AİHM'i bağlamaz'

Altıparmak, en çok merak edilenin ise Türkiye'nin nasıl bir savunma yapacağı olduğunu söyledi. Altıparmak, "Hükümet sorulan sorulara ne diyecek, göreceğiz. Türkiye'nin yapacağı izahatın AİHM'i bağlayacağını düşünüyorum. Türkiye ne şekilde sivillerin güvence altına alındığını açıklama konusunda bence çok sıkıntı yaşayacak. Çünkü o konuyla ilgili hiçbir önlem yok. Türkiye'nin çokta söyleyebileceği bir şeyinin olduğunu düşünmüyorum" dedi.

'Karar siyasi olduğu için AİHM ikna olmaz'

Türkiye'nin nasıl bir savunma yapacağının öngörüsünü de paylaşan Altıparmak, "Muhtemelen yasa hükmünü söyleyecek. Orada yaşayan yurttaşların yaşam hakkını güvence altına almak için sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini söyleyecek. Bakalım AİHM ikna olacak mı? Bence ikna olmayacak. Çünkü siyasi ağrılığı çok yüksek bir karar. Herhangi bir hak davası gibi değil. Sorulan sorular ikna olmayacağı ihtimalini yükseltti" diye konuştu. 

(st/öç)