DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Tülay Aslan
Tülay Aslan
Giriş Tarihi : 25-12-2021 13:32

Dr.Hüseyin Aydıncak 'ın kaleminden

Bugün size 
DELİCE DOKTOR MALATYA-ADIYA MAN-ANKARA ANILARI KİTABINDAN
daha önceden de sunduğum güzel bir Adıyaman anısı sunacağım.

     ALKOLLÜ,GAZYAĞI LAMBASI IŞIĞINDA BULDUĞUM DAMARI AYIK . GÜNDÜZ IŞIKTA BULAMADIM

         Yıl 1976-Mahal ADIYAMAN
         Meslekte ve Adıyamanda yeniyim.Tecrübesizim.Yalnızım da.Muayenehanemi kapattığım saat 19:30 dan sonra yapacağım birşey yok.Ya içkili lokantaya takılıyor,kadeh çınlatıyoruz.Ya da dostum K.D nin refakatiyle gittiğimiz köylerde yiyip içiyoruz. Gittiğiimiz köylerde yemeğe oturmadan önce köyde ne kadar hasta varsa bedava muayene ettikten sonra içki küpüne dalıveriyorduk.Ben Kürtçe bilmiyordum.Muhabbet ortamındakiler Kürtçe muhabbet ediyorlardı.Bir ara 
"Yav dilinizi eşek arısı soksun,Türkçe konuşun ben anlamıyorum" 
deyince Türkçe konuşmaya başlıyorlardı.Biraz sonra biri Kürtçe 
"tu çi gotiye" 
yani 
"ne dedin" 
der demez konuşma yeniden Kürtçe ye dödüğü için ben ha bire sıkıntıdan kadehleri mideye boşaltıyordum.
         Böyle zom olduğum bir gecede saat 01:30 gibi misafir olarak konakladığım Sümerbank iplik Fabrikası misafirhanesine geldim yatağa uzanır uzanmaz sızdım.Saat 03:00 gibi fabrika bekçisinin 
"Doktor bey hasta var,hasta var" 
diye dürtüklemesi sonucu gözlerimi açtım.Başım dönüyor,midem bulanıyor,ağzımdaki alkol kokusu 5-6  metreden hissedilir,kibrit çakılsa alev alırım.Kendim bile kokumdan rahatsız oluyorum. Kalktım,elimi yüzümü,başımı yıkadım,giyindim, kokuyu bastırsın diye yüzüme,gözüme kokular sürdüm,hatta abartıp biraz da giysilerime püskürttüm, ağzıma mentollu şekerler doldurdum. Aklıma enjeksiyon da falan yardımcı olur diye hemen gideceğimiz yol üzerinde olan SSK dispanserine geçici görevle gelen ve dispanserde yatıp kalkan sıhhiye memurunu almak geldi,yattığı mahale gittik,Adıyaman dışındaymış.Mecburen iş başa düştü…
         Hastanın bulunduğu evin kapısına geldiğimizde mübalağasız 20 çift ayakkabı olduğunu gördüm,antreye girdik , salavatlar,dualar,tekbirler...
"Yandım,kepaze oldum,bu koku ile bunlar şimdi beni linç ederler" 
diye düşündüm,biraz da utandım.Neyse hastanın yattığı odaya girdik,gazyağı lambasının aydınlattığı odanın ortasındaki yer yatağında  bir TOMBUL yatıyor,etrafında onlarca kadın.Hastaya ulaşmam mümkün değil.Bağırdım, çağırdım hastayı yalnız muayene edeceğim diye bir kişi bırakıp herkesi dışarı çıkarttım.Hastanın şikayeti konuşamamak.Bir tartışmadan sonra 2 gündür konuşmuyormuş, işaretle meramını anlatıyormuş.
"Damardan bir sakinleştirici yaparsam konuşur " 
düşüncesi ile çantamdan alimünyum kutu içindeki cam şırıngayı çıkarttım kaynatıp getirsinler diye verdim.O ara turnikeyi hazırladım,ve yapacağım ilacın ampulunu testere ile kestim.Şırınga kaynatılıp getirildi,soğuttuktan sonra ilacın ampulünü kesip hazırladığım yerden koparttım,ilacı şırıngaya çektim.
        Hastanın kolunu sıyırıp açtım,bu TOMBUL kollarda damar bulmak mümkün değil.
"Ulan aptal,ulan serseri,ulan dangalak ne halt ettin kalçadan yapsan olmazmıydı.Yok... İllaki hava yapacaksın değil mi? Nasıl şimdi şapa oturdun mu?" 
diye kendime söylendim,sövdüm,saydım,akla gelmeyecek hakaretleri ardı ardına sıraladım..Gazyağı lambasının yarım ışığı altında ne yapacağımı şaşırdım,bir taraftan da dualar devam ediyor.Ben alkollüyüm,küp gibi sarhoşum ama duayı da ihmal etmiyorum.Dua dedimse öyle ne olduğunu bilmediğim,telafuz edemediğim Arapça dualar akla gelmesin…İçimden 
"Allahım beni bu insanlara karşı mahcup,rezil rüsva etme" 
diye yalvarırken turnikeyi bağladım.Biraz bekledikten sonra el yordamı ile bir damar buldum,şırınga ucunu tam isabetle sokup turnikeyi gevşetip yavaş yavaş ilacı şırınga ettim.Hasta Türkçe bilmiyormuş,ben de Kürtçe bilmiyorum.Ama tavla oyunundan sayıları öğrenmişim. İlacı enjekte ederken başladım hastaya 
"Yek,du,se,çar,penc" 
diye sayı saymaya,o da tekrarlayınca,tekbir sesleri dışarı taştı.Enjeksiyon bitti,hasta sayı sayıyor adını söylüyor…Artık kendime güvenim gelmişti,rahatlamıştım,muzaffer bir kumandan gibi çantamı alıp dualar arasında çıktım.Paçayı kurtarmıştım... Aleyhimde dedikodu çıkıp da hasta kaybıma neden olmazdı.Benim arabam yok,beni fabrika misafirhanesine bıraktılar.Rahat,rahat uykuma devam ettim.
         Bu olaydan 3 gün falan geçmişti,bir sabah saat 07:30 cıvarında aynı hastayı muayenehaneme getirdiler.Hasta iyiymiş de köylerine gideceklermiş..
"Gitmeden bir iğne daha yap" 
dediler.Hemen ilacı şırıngaya çektim,hastanın koluna turnike uyguladım.Yok...Yok anam,yok.Oyana çevirdim yok,buyana döndürdüm yok oğlu yok.Damar yok... Gün ışığında,ayık kafa ile damar bulamadım.Enjeksiyonu Kalçadan yapıp gönderdim. Allahahıma da beni o gece koruduğu için dualar ettim.Ediyorum.

Dr.Hüseyin Aydıncak

TOMBUL
Şişman, etine dolgun


Haber: Tülay ASLAN

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2251
  • 2Konyaspor2142
  • 3Fenerbahçe2236
  • 4Alanyaspor2235
  • 5Beşiktaş2235
  • 6Hatayspor2235
  • 7Başakşehir FK2134
  • 8Adana Demirspor2234
  • 9Kayserispor2231
  • 10Gaziantep FK2131
  • 11Sivasspor2230
  • 12Fatih Karagümrük2230
  • 13Galatasaray2227
  • 14Giresunspor2226
  • 15Kasımpaşa2224
  • 16Göztepe2224
  • 17Antalyaspor2223
  • 18Çaykur Rizespor2221
  • 19Altay2218
  • 20Yeni Malatyaspor2115
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sizce merkez ilçe belediyeleri arasında hangisi daha başarılı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Şanlıurfa'da En tatlı müze
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA