NESİLLER BİTİYOR, UYANIYOR MUYUZ?

GÜLİZAR ORAK

28-07-2025 15:38

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın açıklamaları bir kez daha hepimizin gözünü açması gereken türden. Sayın Bakan, doğurganlık hızının düşmeye devam etmesi halinde "20 yıl sonra belki askere gidecek genç bile bulamayacağız" diyerek Türkiye’nin geleceğine dair çok çarpıcı bir uyarıda bulundu.

Peki biz bu cümleyi sadece dinleyip geçecek miyiz? Yoksa biraz durup düşünme zamanı mı?

Türkiye’nin doğurganlık hızı, tarihte ilk kez nüfus yenilenme sınırı olan 2.1’in altına düştü. Bu demek oluyor ki artık kendimizi bile yerine koyamıyoruz. Her geçen yıl yaşlanıyor, gençleşemiyoruz. Sadece şehirlerde değil, kırsalda bile çocuk sayısı azaldı. Kalabalık aile yapısı dediğimiz o güçlü gelenek, artık sadece eski fotoğraflarda kaldı.

Çünkü artık evlenmek zor, çocuk büyütmek daha da zor. Ekonomik kriz, geçim sıkıntısı, konut kiraları, eğitim giderleri, sağlık masrafları… Gençler, çocuk yapmaya cesaret edemiyor. “Çocuğuma iyi bir gelecek sunamayacaksam neden dünyaya getireyim?” diyen binlerce aile var.

Ama unutmamamız gereken çok önemli bir gerçek var:
Bir ülkeyi güçlü yapan sadece tankı, topu değil; gençliği, nesli, nüfusudur.

20 yıl sonra bu ülkenin okullarında öğrenci bulamayabiliriz. Hastaneler yaşlılarla dolarken, genç doktorları bulamayabiliriz. Fabrikada çalışacak işçi, sahada oynayacak futbolcu, evlenecek genç, çocuk parklarında koşturacak evlat bulamayabiliriz.
Yani bu sadece bir nüfus meselesi değil, bu bir beka meselesidir.

Bakan Göktaş’ın sözleri aslında bize bir uyarı değil, bir çığlık gibi:
“Ey Türkiye, kendine gel!” diyor.
“Yarın geç olabilir,” diyor.

Peki ne yapacağız?

Aile kurmak isteyen gençlere kolaylıklar sunmalıyız. Maddi destekler artırılmalı, konut ve iş sorunları çözülmeli. Kadınların hem çalışabileceği hem de çocuk büyütebileceği bir sosyal düzen kurulmalı. Kreşler, doğum izinleri, esnek çalışma saatleri… Bunlar artık bir lütuf değil, bir zorunluluk.

Ve bizler, toplum olarak çocuk büyütmeyi sadece anneye yükleyen o yanlış anlayışı da terk etmeliyiz. Çünkü bir çocuk, sadece bir annenin değil, tüm bir toplumun geleceğidir.

Yarın bir sabah gözümüzü açtığımızda askere gidecek bir genç bile bulamamak, sadece nüfusun düşmesiyle açıklanamaz. Bu, bir milletin kendi köklerinden kopmasıdır.

Şimdi değilse ne zaman?
Biz, biz olduğumuz için, çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakmak için, bir şeyleri değiştirmeliyiz.

Bu ülkenin sokaklarında çocuk sesleri yeniden yükselmeli. Okullarda zil sesine karışan kahkahalar geri gelmeli. Gençliğin enerjisi, umudu ve coşkusu bu ülkenin damarlarında dolaşmalı.

Çünkü biz, çocuk sesleriyle büyüyen bir milletiz.

DİĞER YAZILARI Şanlıurfa'da Güvenlik Güçleri Suçla Mücadelede Destan Yazıyor 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’da Bayram Öncesi Güvenlik Alarmı 01-01-1970 03:00 Anneler Günü... Bir Eksik, Hep Eksik 01-01-1970 03:00 Anne Olmak: Sevginin ve Fedakârlığın Eşsiz Hikayesi 01-01-1970 03:00 Okula Gitmeyen Öğrenciler ve Annelerin Yorgunluğu ~~ 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'nın Su ve Elektrik Kesintileri 01-01-1970 03:00 Gazze’deki Soykırım: İnsanlığın Kara Lekesi 01-01-1970 03:00 Anafartalar Zaferi'nin 109. Yıldönümünde Kahramanlarımıza Şükran ve Minnet 01-01-1970 03:00 Çalışan Kadın İşçilerin Durumları: Zorluklar ve Çözümler 01-01-1970 03:00 Gülizar Orak Yazdı: Terörle Mücadelede Kararlılık ve Cesaret 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü: Suçla Mücadelede Kararlılıkla İlerliyor 01-01-1970 03:00 Hz. Muhammed ve İslam'ın Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'nın Kutsal Misafiri: Hazreti İbrahim 01-01-1970 03:00  Türkiye'de Son Yaşanan Ekonomi Durumu 01-01-1970 03:00 Hamas-İsrail Çatışmalarında Son Durum 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'daki Kadınların Karşılaştığı Temel Sorunlar Ortaya Çıkarıldı 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Gençlik: İşsizlik ve Gelecek Perspektifleri" 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zulme sessiz kalmayın çağrısı 01-01-1970 03:00 Kısa süre içinde köşe yazım gelecek 01-01-1970 03:00