Bugün Milletimizin ve demokrasinin temel değerlerine yönelik bir saldırıyla karşı karşıyayız.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu ' na yönelik yapılan hukuksuz işlemler, sadece bir şahsı hedef almakla kalmayıp ülkemizin demokratik kazanımlarınıda ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.
Bu nedenle Demokrat Kadrolar olarak her zaman " Susan Türkiye ' nın koşan sesi"olmuşuz.
Bugün susarsak, yarın hepimizin sesi kesilecektir.
Eğer bu hukuksuzluğa boyun eğersek, sadece Sayın İmamoğlu değil, Türkiye ' de hukukun üstünlüğüne inanan herkes kaybedecek.
Demokrasinin motoru özgür birey ve aktif vatandaş anlayışıdır.
Bireyin özgürlüğü toplumun temel yapıcı birimi olan insan tekinin yaşam alanını toplumsal/ siyasal müdahalelerden bağımsız kaldırırken, aktif vatandaşlık bireysel olanla toplumsal olan arasında bir bağlantı noktası teşkil eder; bu niteliğiyle bireyi toplumlaştırır.
Toplumsallaşan birey demokrasinin vazgeçilmez aktörlerinden biridir.
Bu, hem siyasal katılımın bütün temel formel ve informel süreçleri hem de sivil toplumun siyaset üzerindeki denetleyici işlevi için gerekli bir niteliktir.
Demokrasilerde insanların farklılıklarına ( Kültürel, ırksal, dilsel, ekonomik) saygı gösterilmesi esastır.
Vatandaşlık, diğer vatandaşların özgürlüğünü tanıma bilincidir.
Bunlar; 1) Genel ve eşit oy, 2) Özgür ve adil seçimler, 3) Temel hak ve özgürlüklerin anayasal güvencesidir.
Bu genel ölçütler; İktidarların kime ait olduğunu, kim tarafından hangi sınırlar içinde kullanacağını, muhalefetin meşru oluşunu ve dolayısıyla iktidar için bir rekabet ortamının gerekli olduğunu, azınlığın çoğunluk olabilme hakkını mümkün kılacak süreç ve kurumların muhafaza edilmesini ön görürür.
Demokrasi , bireysel hakların ve özgürlüklerin anayasal garanti altına alındığı siyasal bir sistemdir.
Bir başka ifadeyle demokrasi halkın kendi adına ülkeyi yönetecek yöneticileri seçme yönetimidir.
Bu, çeşitli adayların olduğu yarışmaya ve rakabete dayalı bir seçimdir.
Demokrasi, bu yöntemin kural ve kurum işlediği siyasal rejimin adıdır.
Bunun yanı sıra liberal/ özgürlükçü değerler olmaksızın demokratik bir rejim oluşturmak imkansızdır.
Düşünme, ifade ve örgütlenme, adil ve özgür seçimler ve siyasal oteritenin halk tarafından gözetimini ve denetimini mümkün kılan liberal değerlerdir.
Bütün bunların üstünde hukukun üstünlüğü özgürlüklerin yasal güvencesini tanzim ederek demokratik rejimi bütünler.
Demokrasilerde özgür ve adil seçim açık ve sorumlu hükümet ( yönetimin kalka karşı sorumluluğu) temel insan hakları ve sivil toplum, rejimin işlemesinin temel koşullarıdır.
Demokrasi, kamuya ilişkin kararların nasıl bir yöntemle alınması gerektiği üzerinde uzlaşılan bir rejimdir.
Demokrasilerde güç ( İktidar) hiç bir kimsenin ya da gurubun tekelinde değildir.
İktidar tekelleştirilmez.
Yasama, yargı ve yürütme işlevlerinin ayrıştığı kuvvetler ayrılığı prensibi, düzenli aralıklarla yapılan seçimler, sivil toplum örgütleri çıkar grupları gibi kurumlar ve mekanizmalar gücün tekelleşmesini ve mülkleşmesini engelleyicidir.
Demokrasilerde eşit oy ilkesi bütün vatandaşların eşit olduğu kamusal kararlarda eşit söz hakına sahip olduğu kabulüne dayanır.
Bu vesileyle millet olarak Demokrasinin kiymetini hepimiz zorundayız ve ortak paydamız Demokrasi olmalıdır.
Demokrasi herkese lazımdır.
Mustafa Polat Şanlıurfa Demokrat parti il başkanı


