Açıklamada, İsrail’in bu tür adımlarla Mescid-i Aksa’nın kutsiyetine ve uluslararası hukukla korunan mevcut statüsüne zarar vermeyi amaçladığı ifade edilerek, “Bu, açık bir şekilde ilhak çabalarının tezahürüdür” denildi. Türkiye'nin, Filistin halkının haklı davasında yanında olduğu ve olmaya devam edeceği de vurgulandı.

 

Dışişleri’nden yapılan sert açıklama şu cümlelerle dikkat çekti:

“Netanyahu hükümetinin, Mescid-i Aksa’da yaptığı her girişim ne tarihsel gerçekliği ne de uluslararası hukuku değiştirebilir. Bu kutsal mekâna yönelik her türlü statü değişikliği gayreti, barışa hizmet etmez; aksine bölgedeki gerilimi tırmandırır.”

 

Mescid-i Aksa, Müslümanlar için sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda tarihsel bir semboldür. Kudüs’te atılan her adım, sadece bölgesel değil küresel dengeleri de etkileyebilecek kadar hassas bir konudur. Bu yüzden Türkiye’nin net ve kararlı tutumu, sadece diplomatik değil aynı zamanda vicdani bir duruş olarak da değerlendiriliyor.

 

Türkiye'nin bu çıkışı, İslam dünyasında da geniş yankı uyandırdı. Birçok kesim, Ankara'nın kararlı duruşunu desteklerken, İsrail’in provokatif hamlelerinin artık uluslararası camia tarafından daha güçlü tepkilerle karşılanması gerektiğini savunuyor.

 

Bu gelişme, Kudüs üzerindeki egemenlik iddialarının sadece bir devletin iç meselesi olmadığını, aynı zamanda insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren bir mesele olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

 

HABER: İBRAHİM UYGUR