Darbeler, hangi tarihte ve kim tarafından yapılırsa yapılsın; milletin huzuruna, refahına, demokrasisine ve geleceğine vurulan zincirlerdir. 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ve nihayetinde 15 Temmuz 2016… Hepsi aynı amacı gütmüş, milletin iradesine ipotek koymayı hedeflemiştir.

15 Temmuz darbe girişimi, yalnızca silahlı bir kalkışma değil, aynı zamanda milletin güvenini sarsan, demokrasimizi geriye götüren, devletin tüm kurumlarını hedef alan büyük bir ihanetti. Bu ihanetin arkasında, milletin vergisiyle büyüyüp milletin kalbine hançer saplayan, münafıkça örgütlenmiş bir yapı vardı: FETÖ.

Bu hain kalkışmanın ardından ülkemiz, bir kez daha gördü ki; en kötü sivil yönetim bile en iyi darbeden evladır. Demokrasi, ancak halkın sandıkta verdiği iradeyle yaşar. Bu yüzden kimden gelirse gelsin, hangi kılığa bürünürse bürünsün, darbelere ve darbeci zihniyete geçit yoktur, olmayacaktır.

Demokrat Parti olarak biz, 1946’dan bu yana bu ülkenin demokrasisine, hukukuna, özgürlüklerine ve millet iradesine sadakatle bağlı olduk. Bu uğurda çok ağır bedeller ödedik. Merhum Başbakanımız Adnan Menderes ve yol arkadaşlarının uğradığı haksızlık, bu milletin yüreğinde hâlâ kanayan bir yaradır. Süleyman Demirel gibi devlet adamlarının önü kesilmeseydi, belki de bugün Türkiye çok daha farklı bir noktada olurdu.

Darbeler yalnızca siyaseti değil; ekonomiyi, eğitimi, sosyal hayatı da çökerten menfur girişimlerdir. Milletin içinden çıkan liyakatli, ehil kadrolar susturulmuş; yerine halkın tanımadığı, güvenmediği yapılar getirilmiştir. Bu da Türkiye'yi çağdaş dünyadan yıllarca geri bırakmıştır.

Bugün hâlâ, 15 Temmuz’un arka planı tam anlamıyla aydınlatılamamışken, biz bu ihaneti unutmuyoruz, unutturmuyoruz. Demokrat Parti Genel Başkanımız Sayın Gültekin Uysal’ın da dediği gibi; “Darbelerin mağduriyetini yaşamış bir hareketin temsilcileri olarak, darbe kelimesini duymaktan bile rahatsızlık duyuyoruz. İmkan olsa, sözcüklerden çıkarırdık.”

Artık bu ülke yeni bir sayfa açmalıdır. Daha fazla hukuk, daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi ile… Bu karanlık geçmişi ancak böyle geride bırakabiliriz. Herkesin demokrasiye sahip çıktığı, hukuk devletinin güçlendiği bir Türkiye hayal değil, mümkündür.

Tüm darbeleri, darbe girişimlerini, kimden gelirse gelsin, amasız fakatsız lanetliyoruz. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Bu millet, hainlere asla boyun eğmedi, eğmeyecek.

mustafa polat
şanlıurfa demokrat parti il başkanı