Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, gıda, temiz su ve temel tıbbi malzemelere ulaşımın neredeyse imkânsız hale geldiği belirtilerek, açlık krizinin özellikle çocuklar, yaşlılar ve hastalar için ölümcül boyutlara ulaştığı bildirildi.

Yardım kuruluşlarının tüm çabalarına rağmen, Gazze'ye ulaştırılmak istenen insani yardım İsrail tarafından engellenmeye devam ediyor. Açlık ve yetersiz beslenmeden kaynaklanan ölümlerin büyük çoğunluğu Gazze'nin kuzeyinde yoğunlaşıyor. Burada insanlar günlerdir sadece un ve kirli suyla hayatta kalmaya çalışıyor.

Çocukların kemiklerinin sayıldığı, annelerin süt veremediği, hastaların ilaçsızlıktan can çekiştiği Gazze'de dünya hâlâ sessiz. Uluslararası toplumun yetersiz tepkileri ve siyasi hesaplarla şekillenen politikalar, her geçen gün daha fazla masum canın yitip gitmesine neden oluyor.

Köşe Yazısı: Sessizliğin Ortasında Açlıktan Ölen Çocuklar
Bugün size Gazze’den bir haber getirdim; ama bu sadece bir haber değil, bir çığlık, bir isyan, bir utanç vesikası.

Son 24 saatte 10 kişi hayatını kaybetmiş. Aralarında bir çocuk da var. Ölüm nedeni: Açlık!

2024 yılında, dünya dijitalleşirken, ülkeler Ay’a koloni planları yaparken, bir çocuk Gazze’de açlıktan öldü. Gözlerimizin içine baka baka, dünyanın göbeğinde bir çocuk daha açlığa yenik düştü.

Gazze’de bombalar durmasa da bir şekilde korunmaya çalışan insanlar artık en temel ihtiyaç olan gıdaya ulaşamıyor. Savaşın silahlarla değil, açlıkla sürdüğü bu günlerde, çocuklar süt yerine gözyaşı içiyor, anneler çaresizlikten kendilerini suçluyor.

Peki biz ne yapıyoruz? Sosyal medya paylaşımlarıyla mı vicdanımızı rahatlatıyoruz? O çocuk bizim çocuğumuz olsaydı yine sessiz mi kalırdık?

İsrail’in bu abluka politikası, sadece savaş suçu değil, açıkça insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Ve sessiz kalan herkes, bu suçun bir parçasıdır.

Bu yazıyı okuyan her yüreğe sesleniyorum: Unutmayın, Gazze’de açlıktan ölen her çocuk, insanlığın yüzüne atılmış tokattır.