Emniyet kaynaklarından edinilen bilgilere göre, çete üyeleri, aralarında profesör, doçent ve doktor unvanı taşıyan akademisyenlerin de bulunduğu yaklaşık 400 kişiyi, sahte diploma ve evrak düzenleyerek devlet üniversitelerine ve bazı vakıf üniversitelerine yerleştirdiklerini belirtti.

Çetenin, yurtdışındaki bazı sahte üniversitelerden alınmış gibi gösterilen diplomaları noter onaylı tercümelerle geçerli hale getirdiği, ardından bu belgelerin YÖK üzerinden denklik işlemlerinden geçirilerek atamaların yapıldığı tespit edildi.

YÖK ve ilgili kurumlar, atamaların iptali için geniş çaplı bir inceleme başlattı. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte birçok üniversitenin insan kaynakları birimlerinde denetimler yapılıyor.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu gelişme, akademik dünyada güvenilirliği tartışmalı hale gelen diploma sistemini yeniden gündeme taşıdı.