12 maddeden oluşan düzenleme, özellikle PKK/KCK'nın silah bırakması ve örgütsel faaliyetlerini sona erdirmesi halinde uygulanacak hukuki sürecin çerçevesini belirliyor.

 

Düzenlemenin en dikkat çekici tarafı ise bunun genel af anlamına gelmemesi. Kanun, belirli suçlar ve belirli şartlar bakımından soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş mahkûmiyetlerin infazına ilişkin erteleme mekanizmaları getiriyor.

 

1. MADDE: AMAÇ VE KAPSAM

 

Kanunun ilk maddesinde düzenlemenin amacı ortaya konuluyor.

 

Buna göre PKK/KCK terör örgütünün fiilî varlığına son vermesi, kontrolündeki silah ve mühimmatları teslim etmesi ve bu durumun devlet tarafından tespit edilip teyit edilmesi halinde uygulanacak hukuki işlemler belirleniyor.

 

Düzenleme;

 

- Örgütü kurma veya yönetme,

- Örgüte üye olma,

- Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,

- Örgütün propagandasını yapma,

- Örgütün faaliyeti kapsamında işlenen bazı suçlar,

- Terörizmin finansmanına ilişkin belirli suçlar

 

bakımından uygulanabilecek hükümler içeriyor.

 

Ancak bütün suçlar düzenleme kapsamında değil.

 

Özellikle kasten öldürme suçu kapsam dışında tutuluyor.

 

2. MADDE: TANIMLAR

 

İkinci maddede kanunda kullanılan temel kavramlar açıklanıyor.

 

“Örgüt” ifadesi PKK/KCK ve bununla bağlantılı oluşumları kapsıyor.

 

Ayrıca kanunun uygulanması sırasında görev yapacak kurul ve ilgili mekanizmaların hangi çerçevede hareket edeceği belirleniyor.

 

Bu madde, sonraki maddelerde geçen kavramların hukuki açıdan nasıl anlaşılması gerektiğini ortaya koyuyor.

 

3. MADDE: SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMALAR ERTELENEBİLECEK

 

Düzenlemenin en önemli maddelerinden biri üçüncü madde.

 

Belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde, kanun kapsamındaki bazı suçlarla ilgili yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ertelenebilecek.

 

Cezanın niteliğine göre iki farklı süre öngörülüyor.

 

Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl süreyle ertelenebilecek.

 

15 yıldan fazla hapis cezası veya müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 10 yıllık erteleme uygulanabilecek.

 

Ancak burada çok önemli bir istisna bulunuyor:

 

Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu bu düzenlemenin dışında bırakılıyor.

 

4. MADDE: TUTUKLULUK, ADLİ KONTROL VE YARGI YOLLARI

 

Dördüncü madde, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi halinde uygulanacak diğer hukuki işlemleri düzenliyor.

 

Erteleme kapsamına giren kişiler hakkında uygulanmış olan tutuklama veya adli kontrol tedbirleri yeniden değerlendirilebilecek.

 

Dosyanın bulunduğu yargılama aşamasına göre istinaf ve temyiz süreçlerinde de gerekli hukuki işlemler yapılabilecek.

 

Böylece sadece soruşturmanın veya davanın ertelenmesi değil, bu ertelemenin kişinin mevcut hukuki durumuna nasıl yansıyacağı da düzenlenmiş oluyor.

 

5. MADDE: ERTELEME SÜRESİNDE YENİ SUÇ İŞLENİRSE NE OLACAK?

 

Kanunun önemli güvencelerinden biri de burada ortaya çıkıyor.

 

Erteleme kararı verilen kişinin, belirlenen süre içerisinde yeniden kanun kapsamında suç işlemesi halinde erteleme mekanizması devre dışı kalabilecek.

 

Başka bir ifadeyle düzenleme, kişilere sınırsız ve koşulsuz bir güvence sağlamıyor.

 

Erteleme süresinin herhangi bir yeni suç işlenmeden tamamlanması halinde ise ilgili soruşturma veya kovuşturma açısından kanunda öngörülen hukuki sonuçlar uygulanacak.

 

Bu nedenle “dosya hemen kapanıyor” şeklindeki değerlendirme doğru değil.

 

6. MADDE: MAHKÛMİYETLERİN İNFAZI ERTELENEBİLECEK

 

Altıncı madde, halen cezaevinde bulunan hükümlüler açısından en çok merak edilen bölümlerden biri.

 

Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan kişilerin cezalarının infazı, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde 5 veya 10 yıl süreyle ertelenebilecek.

 

Ancak burada da kapsam dışında bırakılan suçlar bulunuyor.

 

Özellikle kasten öldürme suçundan hüküm giyenler bu düzenlemeden yararlanamayacak.

 

Dolayısıyla bu düzenleme, cezaevinde bulunan herkes için otomatik tahliye anlamına gelmiyor.

 

7. MADDE: SÜRECİ YÜRÜTECEK KURUL VE İZLEME MEKANİZMASI

 

Yedinci madde, sürecin devlet tarafından nasıl takip edileceğini düzenliyor.

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında bir kurul oluşturulması ve sürecin bu kurul tarafından takip edilmesi öngörülüyor.

 

Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir İzleme Komisyonu oluşturulması da düzenlemenin önemli unsurlarından biri.

 

Bu mekanizmalar aracılığıyla sürecin uygulanması, gelişmelerin değerlendirilmesi ve ihtiyaç duyulması halinde yeni hukuki düzenlemeler konusunda çalışmalar yapılması amaçlanıyor.

 

8. MADDE: SİLAH VE MÜHİMMATLARIN TESLİMİ

 

Sekizinci madde doğrudan silah bırakma süreciyle ilgili.

 

Örgüt mensupları tarafından teslim edilen;

 

- Silahlar,

- Mühimmatlar,

- Patlayıcı maddeler,

- Diğer askeri malzemeler

 

kayıt altına alınacak.

 

Bunların teslim alınması, muhafazası ve imhası veya başka şekilde değerlendirilmesine ilişkin uygulama esasları ilgili devlet kurumları tarafından belirlenecek.

 

Buradaki temel amaç, silah bırakma sürecinin yalnızca açıklama düzeyinde kalmaması ve teslim edilen silahların kayıt altına alınarak devlet tarafından doğrulanması.

 

9. MADDE: 6 AYLIK BAŞVURU SÜRESİ

 

Kanundan yararlanmak isteyenler açısından dikkat çeken bir başka düzenleme ise başvuru süresi.

 

Kanunun uygulanması için gerekli şartların gerçekleşmesi ve ilgili MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından, kanundan yararlanmak isteyenlerin 6 ay içerisinde Cumhuriyet başsavcılıklarına veya yetkilendirilecek kurumlara yazılı başvuruda bulunması gerekiyor.

 

Bu nedenle kanunun yürürlüğe girmesi ile herkesin otomatik olarak düzenlemeden yararlanması söz konusu değil.

 

Başvuru ve diğer yasal şartların yerine getirilmesi gerekiyor.

 

10. MADDE: GÖREV YAPAN KAMU GÖREVLİLERİ

 

Onuncu madde, sürecin uygulanmasında görev alacak kamu görevlilerinin sorumluluklarına ilişkin hükümler içeriyor.

 

Kanun kapsamında kendilerine verilen görevleri yerine getiren kamu görevlilerinin, bu görevler nedeniyle karşılaşabilecekleri hukuki, idari ve cezai sorumluluklara ilişkin özel düzenlemeler getiriliyor.

 

Bu hüküm, sürecin devlet kurumları tarafından gecikmeden uygulanabilmesini amaçlıyor.

 

11. MADDE: KANUN NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK?

 

On birinci madde yürürlükle ilgili.

 

Kanunun, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

 

Ancak kanunun yürürlüğe girmesi, bütün hükümlerin herhangi bir şart aranmaksızın aynı anda uygulanacağı anlamına gelmiyor.

 

Özellikle silah bırakma, örgütsel faaliyetlerin sona ermesi ve bunların devlet tarafından tespit ve teyit edilmesine ilişkin şartlar önem taşıyor.

 

12. MADDE: KANUNU CUMHURBAŞKANI YÜRÜTECEK

 

Son maddede kanunun yürütülmesinden Cumhurbaşkanının sorumlu olduğu belirtiliyor.

 

Böylece 12 maddelik düzenlemenin yürürlüğe girmesi ve uygulanması için gerekli hukuki çerçeve tamamlanıyor.

 

EN ÇOK MERAK EDİLEN SORU: BU BİR AF MI?

 

Kamuoyunda düzenlemeyle ilgili en fazla tartışılan konu “af” meselesi.

 

Ancak yapılan düzenleme genel af şeklinde değerlendirilmiyor.

 

Her suçtan hükümlü olan kişinin serbest bırakılması veya bütün mahkûmiyetlerin ortadan kaldırılması söz konusu değil.

 

Düzenleme, belirli suçlar bakımından, belirli şartların gerçekleşmesine bağlı olarak soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinde erteleme mekanizması oluşturuyor.

 

Özellikle kasten öldürme suçları kapsam dışında tutuluyor.

 

Bu nedenle “12 maddelik yasa çıktı, bütün mahkûmlar tahliye edilecek” şeklindeki yorum gerçeği yansıtmıyor.

 

SÜRECİN EN KRİTİK AŞAMASI

 

Kanunun uygulanabilmesi açısından en kritik noktalardan biri PKK/KCK'nın fiilî varlığının sona ermesi ve kontrolündeki silah ve mühimmatların teslim edilmesi.

 

Bu durumun güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve ilgili teyit sürecinin tamamlanması gerekiyor.

 

Ardından kanunda belirtilen diğer şartların yerine getirilmesiyle birlikte soruşturma, kovuşturma ve infaz bakımından öngörülen hükümler devreye girebilecek.

 

SONUÇ

 

TBMM'de kabul edilen 12 maddelik düzenleme, Türkiye'nin terör sorununun sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi amacıyla hazırlanan yeni hukuki çerçeveyi oluşturuyor.

 

Düzenlemenin en önemli özelliği, koşulsuz bir af getirmemesi ve uygulanmasını belirli şartlara bağlaması.

 

Silah bırakma ve örgütsel faaliyetlerin sona erdirilmesinin devlet tarafından tespit ve teyit edilmesi, ardından başvuru ve diğer hukuki şartların yerine getirilmesi gerekiyor.

 

Bu nedenle önümüzdeki dönemde özellikle silahların teslim süreci, devlet kurumlarının yapacağı tespitler, MGK süreci ve kanundan yararlanmak için yapılacak başvurular yakından takip edilecek.

 

Haber: İbrahim Uygur

www.urfadabugun.com