Bir büyük davanın, bir büyük rüyanın,bir büyük misyonun, eski ve yeni temsilcileriyiz.

Ülkemiz ve milletimiz için geçmişte Edirne'den Kars 'a kadar bu ülkeyi maddi ve manevi eserlerle donatan bir misyonun temsilcileriyiz.

1946 hareketi sadece biçimsel anlamda bir demokrasi hareketi değildir.

Türk siyasi kültüründe, Türk siyasi düşüncesinde tam anlamıyla gerçek bir değisimdi, hatta bir devrimdi.

Tek parti milli şef diktatörlüğüne kilitlenmiş, kafa yapısının karşısına halk için gitme, halk için siyaset, halk için devlet isteyen hep yeni bir anlayışın hareketidir.

Her şeyin merkezine halkı koyan, " Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" hükmünü gerçek anlamda hayata geçiren bir anlayıştır.

O günün Türkiye ' sinde olağanüstü bir yenilikti bu .

Bir değişimdi hata bir dönüşümdü.

1946' da milletin iradesi açık oy gizli tasnif gibi sandık entrikalarıyla gasp edilebiliyordu.

Ancak Türk milletinin hürriyet özleminin önündeki barikatları teker teker yıkmış ve 1950' nın 14 Mayıs ' ında milli iradenin sancağını Türkiye Büyük Millet Meclisi ' ne dikmiştir.

1950 seçimleri tam olarak bir halk zaferidir, milli iradenin gücüdür.

13 Mayıs 1950 ile 15 Mayıs 1950 gecesi ile gece ile gündüz kadar farklıdır.

Türk milleti zifiri bir karanlıktan, nurlu bir aydınlığa kendi iradesi , kendi çabası ile gelmiştir.

Bu yeni dönemde, çok kısa zamanda imkansız zannedilenler ardı arkasına başlatılmıştır.

Türk milletinin makus tarihi Kurtuluş savaşı ' ndan sonra bir ikinci kez yenilmistir.

Devlet ve siyaset halkı kucakladıkça, Demokrat parti şahsında Türk milletinin ortak siyasi değerleri de teşekkül etmeye başladı.

Türk milleti demokrasiyi aramış, demokrasiye özlem duymuş ve Demokrat partiyi bu ihtiyacın karşılığı olarak halkın bağrından çıkarmıştır.

Bir başka söyleşiyle, Demokrat parti hareketi bir anlamda devletimizin de ikinci inşa hareketi olarak düşünülmelidir.

Zaptiyeden, jandarmadan güç ve destek alarak ayakta kalan bir siyaset etme tarzı yıkılmıştır.

Milletin sosyolojisinden güç alan bir siyaset anlayışı egemen olmuştur.

Türkiye ' de birlik ve beraberliğin, ortak siyasi ve toplumsal değerlerin, modern bir ülke olma yolunda atılmış bütün güzel adımların, halkın önünü ve ufkunu açan bütün hizmetlerin temsilcisi olan bir siyasi gelenek, şu ve bu bahaneyle tam üç kere kesintiye uğradı.

Bizim toplumumuzun ana gövdesi, bizim sosyolojimizin temel değerleri demokrasiden yanadır.

Demokrasiyi zedeleyen her hareket demokrasiye ara veren teşebbüs hep bu ana gövdeyi tahrip etmiştir.

Bu ortak değerleri tahrip etmiştir.

Cumhuriyet Demokrat parti ile tamamlandı.

Demokrat parti,Cumhuriyeti gerçekten tamamlamıştır.

Büyük Atatürk ' ün özlemi de bu idi.

Çünkü, Cumhursuz Cumhuriyet olmazdı.

Yani haksız Cumhuriyet olamaz.

Atatürk'ün hedefi de bu idi. Yani milli iradenin üstünlüğü idi.

İşte Demokrat parti, Cumhuriyet dediğimiz bu muhteşem tablonun ikmali idi. 

Belki anlaşılamadı, belki horlandı, ezildi ancak yol edilemedi.

Çünkü edilemezdi temelleri tarihti, temelleri insanlıktı, temelleri insan onuru idi.

Eğer bizim söylediklerimiz yanlışsa, bizim geçmişte yaptıklarımız yanlışsa, bizim bugün ülke sıkıntıda iken yaptığımız mücadele yanlışsa, o zaman tarihte yanlıştır, insanlık yanlıştır.

Oysa, tarihde doğrudur, insanlık da doğrudur.

Bizim söylediklerimiz de doğrudur.

Onun için mücadele veriyoruz beraber tek ruh olarak sonsuza kadar dimdik ayakta kalacağız ve Büyük Türkiye için millet için bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

Demokrat parti bu inançla başladı ve bugün de yok olamadı.

Çünkü burada önemli olan değer madde değil ruhtur.

Ruh ise yok olmaz.

İşte bugün canlı, diri ve ülkenin her köşesinde yaşıyor.

Beden değişir, ruh yaşar ve yaşıyor.

Bugün yaşadığı gibi, ebediyen yaşayacağı gibi.

Çok fazla konuyu uzatmadan bugün Cumhuriyet tehlikede ve millet zordadır.

Ülkenin ve milletin tekrar Demokrat Parti'ye ve kadrolarına büyük bir ihtiyaç vardır.

Kendini Demokrat gören ve bu misyonda milletvekiligi ve bakanlık yapan bazı Demokratların canlı ve diri ruh olan Demokrat Parti'yi bölmek için ve milleti alternatifsiz bırakmak için Doğru parti, Adalet partisi , Anavatan partisi ve Doğru yol partisi olarak merkez sağ Demokrat Parti'yi bölmek için ayrı ayrı parti kuranların artık bu sevdadan vaz geçip Ana ruh Demokratiye katılmalarını Demokrasi şehidi Merhum Adnan Menderes, Şehit Fatih Rüştü Zorlu ' nun ve şehit Hasan Polatkan ' ın ruhlarına eziyet vermekten vaz geçmelerini istirham ediyoruz.

Tek çare tek alternatif Demokrat Parti'dir.

Mustafa Polat Şanlıurfa Demokrat parti il başkanı 

 

.