Bayram boyunca kente akın eden yerli ve yabancı turistlerin büyük bölümü, Şanlıurfa’dan memnun ayrılmadı. Evet, kentimiz tarih kokuyor, kültür dolu... Hz. İbrahim’in izinden, Balıklıgöl’ün kutsallığına, Harran Ovası’nın eşsizliğinden taş sokakların ruhuna kadar her şey hala burada. Ancak turizm sadece geçmişin mirasıyla değil, bugünün hizmet kalitesiyle de yaşar.

Turistin Şikâyeti Bitmedi

Yaptığımız araştırmalara ve sahadaki gözlemlerimize göre turistlerin en büyük şikayetlerinden biri hijyen eksikliği oldu. Tarihi ve kültürel mekânların çevresindeki temizlik yetersizliği, çöplerin zamanında toplanmaması ve tuvaletlerin bakımsız oluşu, kenti ziyaret edenlerin tepkisine yol açtı. Oysa temiz bir şehir, ilk izlenimi belirleyen en önemli unsurdur.

Yeme-içme yerlerine gelince... Özellikle kafe, lokanta, ciğer salonları ve dönerciler konusunda ciddi şikâyetler var. Bazı esnafın kaba ve ilgisiz tutumu, gelen turistleri adeta kaçırmış durumda. Gelen misafirin yüzüne bakmadan yemek veren, soru soran turiste ters cevaplar veren işletmelerin sayısı az değil. Üstelik bu gibi yerlerde ne fiyat kontrolü ne de kalite denetimi yapılmış.

Zehirli Tadlar ve Denetimsiz Tezgâhlar

Bayram boyunca bazı işletmelerde yaşanan gıda zehirlenmeleri, bu konunun ne kadar hayati olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Açıkta satılan, sıcaklık kontrolü yapılmayan yiyecekler, hijyen koşullarına uygun olmayan mutfaklar halk sağlığını tehdit ediyor. Turistin memnuniyetsizliği sadece konfor değil, artık doğrudan sağlıkla da ilgili hale geldi.

Turizm Sezonuna Hazır mıyız?

Şanlıurfa’nın yaz sezonuna adım attığı bu günlerde, yerli ve yabancı turist akını yeniden başlayacak. Peki, biz bu sezona hazır mıyız? Ne yazık ki mevcut tablo bu soruya “evet” cevabını vermemizi engelliyor.

Yetkililere buradan açık çağrımızdır:
Turizm sezonu öncesinde kapsamlı bir hijyen, fiyat ve kalite denetimi yapılmalıdır.
Belediyeler, sağlık müdürlükleri, zabıta ekipleri koordineli bir şekilde harekete geçmelidir. Özellikle lokanta, kafe ve benzeri işletmelere yönelik gıda denetimleri sıklaştırılmalı, kurallara uymayanlara ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır.

Kendimize Bu Kenti Yakıştıralım

Şanlıurfa sadece bizim değil, artık dünyanın da göz bebeği. Bu kenti ziyaret eden insanlar, sadece geçmişimize değil, bugünümüze de tanıklık ediyor. Eğer hizmet kalitemizi yükseltmezsek, gelen turist bir daha gelmeyecek. Gelen turist kötü deneyimini başka insanlara anlatacak. Ve ne yazık ki Şanlıurfa ismi “memnuniyetsizlikle” anılacak.

Biz bu kente sahip çıkmazsak, kim sahip çıkacak?

Şanlıurfa, sadece bir tarih değil; aynı zamanda bir misafirperverlik geleneğidir. Bu geleneği yeniden hatırlamalı, kentimizi gelen misafirlere layık hale getirmeliyiz.