Polat açıklamasında, emeklilerin, asgari ücretlilerin, dul ve yetimlerin yoksullukla mücadele ettiğini; sanayide üretim ve istihdamın durma noktasına geldiğini, tarımın ise çöküş sürecine girdiğini savundu. Buna karşın devlet kaynaklarının büyük bölümünün faiz ödemelerine aktarıldığını dile getirdi.
“Faiz Ödemeleri Katlanarak Artıyor”
Mustafa Polat’ın paylaştığı verilere göre, merkezi bütçeden faize ayrılan kaynaklar yıllar içinde dramatik şekilde arttı. Buna göre;
-
2018 yılında 74 milyar TL,
-
2019 yılında 99,9 milyar TL,
-
2020 yılında 134 milyar TL,
-
2021 yılında 160,9 milyar TL,
-
2022 yılında 310,9 milyar TL,
-
2023 yılında 674,6 milyar TL,
-
2024 yılında 1,27 trilyon TL,
-
2025 yılında 2,05 trilyon TL faize ödendi.
Polat, 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nde faiz ödemelerinin 2,7 trilyon TL olarak öngörüldüğünü hatırlattı.
“Bu Para Milletin Parasıdır”
Bağımsız Milletvekili Burak Dalgın’ın değerlendirmelerine de değinen Polat, yalnızca 2026 yılında faize ödenecek parayla 20 adet Çanakkale Köprüsü, 2 bin yangın söndürme uçağı veya TCG Anadolu gibi stratejik yatırımların yapılabileceğini söyledi.
Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “Bütçe, bir hesaplaşma zeminidir” sözünü hatırlatan Polat, “Devletin parası diye bir şey yoktur; bu para milletin parasıdır. Devletin harcadığı her kuruş ya vergiyle ya da borçla milletin cebinden çıkmaktadır” dedi.
“Bankalar Rekor Kâr Elde Ediyor”
BDDK verilerine de dikkat çeken Polat, 2025 yılının ilk 11 ayında bankaların kredilerden 4,75 trilyon TL faiz geliri elde ettiğini, 12 aylık toplamın ise yaklaşık 5,2 trilyon TL olmasının beklendiğini aktardı. Aynı dönemde tüketici kredilerinden 650 milyar TL, kredi kartlarından ise 453 milyar TL faiz geliri sağlandığını belirtti.
Polat, 2025 yılının ilk 9 ayında Türkiye’de en kârlı 5 şirketten 4’ünün banka olduğuna vurgu yaparak, “Faize dayalı sistem milletin alın terini bankalara ve yabancı sermayeye aktarıyor” ifadelerini kullandı.
“Emekliden Alıp Faize Veriyorlar”
Prof. Dr. Aziz Çelik’in analizlerine de değinen Polat, faiz giderleri artarken sosyal güvenlik harcamalarının baskılandığını savundu. 2025 yılında faiz ödemelerinin bir önceki yıla göre yüzde 62 arttığını, buna karşın emekliler için ayrılan kaynağın önemli bir bölümünün harcanmadığını söyledi.
“Havuz Sistemi Örneği Ortada”
Refah–Yol Hükümeti dönemine de atıfta bulunan Polat, merhum Necmettin Erbakan ve dönemin Hazine’den sorumlu Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller tarafından uygulanan Havuz Sistemi sayesinde kısa sürede emekli, işçi ve memurlara yüksek oranlı zamlar yapıldığını, KOBİ’lerin ve çiftçinin desteklendiğini hatırlattı.
Polat, “Bugün faize aktarılan bu kaynaklar üretime, yatırıma ve tarıma yönlendirilseydi Türkiye çok daha farklı bir noktada olurdu” diyerek açıklamasını tamamladı.


