Türkiye'nin en büyük gücü genç nüfusudur. Ancak bugün sokakta, kafede, parkta, sosyal medyada ve hatta evlerinde oturan milyonlarca gencin ortak bir sorusu var: "Biz ne zaman iş bulacağız?"

Son yıllarda özellikle üniversite mezunu gençler arasında işsizlik ciddi bir toplumsal sorun haline geldi. Aileler büyük fedakârlıklarla çocuklarını üniversitelere gönderiyor. Gençler yıllarca sınavlara hazırlanıyor, eğitim görüyor, mezun oluyor. Fakat mezuniyet sonrasında onları bekleyen tablo çoğu zaman hayal ettikleri gibi olmuyor.

Bugün birçok şehirde olduğu gibi Şanlıurfa'da da yüzlerce, hatta binlerce üniversite mezunu genç iş arıyor. Kimisi öğretmenlik okuyor ancak atanamıyor. Kimisi mühendislik diploması alıyor ancak mesleğini yapamıyor. Kimisi yıllarca eğitim almasına rağmen asgari ücretli bir iş bulabilmek için mücadele ediyor.

En büyük tehlike ise gençlerin umudunu kaybetmeye başlamasıdır. Çünkü işsiz kalan genç sadece ekonomik sorun yaşamıyor. Aynı zamanda sosyal hayattan uzaklaşıyor, gelecek planları erteleniyor, evlilik hayalleri gecikiyor ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalabiliyor.

Bir ülkenin geleceği gençleridir. Eğer gençler üretimden koparsa, ekonomiye katkı sunamaz hale gelirse bundan sadece gençler değil tüm toplum zarar görür. Bugün birçok genç ailesine yük olmamak için mücadele verirken, birçok aile de işsiz evlatlarının geleceği için kaygı duyuyor.

Devletimizin bu konuda daha kapsamlı projeler üretmesi gerekiyor. Özellikle gençlere yönelik istihdam seferberliği başlatılmalıdır. Kamu ve özel sektör iş birliğiyle yeni iş alanları oluşturulmalı, genç girişimcilere daha fazla destek verilmelidir. Organize sanayi bölgeleri güçlendirilmeli, teknoloji yatırımları artırılmalı ve üniversite mezunlarının eğitim aldıkları alanlarda istihdam edilmesine yönelik teşvikler sağlanmalıdır.

Şanlıurfa gibi genç nüfusun yoğun olduğu şehirlerde bu konu daha da önem kazanmaktadır. Her yıl binlerce genç üniversitelerden mezun oluyor. Ancak iş imkanlarının aynı hızda artmaması genç işsizliğini büyütüyor. Bu durumun uzun vadede sosyal ve ekonomik sorunlara yol açabileceği unutulmamalıdır.

Gençler yardım değil fırsat istiyor. Gençler sadaka değil emeklerinin karşılığını alabilecekleri iş imkanları bekliyor. Çünkü çalışmak, üretmek ve ülkesine katkı sunmak isteyen milyonlarca genç var.

Bugün Türkiye'nin önündeki en önemli meselelerden biri genç işsizliğidir. Eğer gençlerimize iş, umut ve gelecek sunabilirsek ülkemizin yarınları daha güçlü olacaktır. Aksi halde üniversite diplomasının işsizliğe çıktığı bir düzen, hem gençlerimizi hem de ülkemizin geleceğini olumsuz etkilemeye devam edecektir.

Gençlerin sesi duyulmalı, talepleri dikkate alınmalı ve istihdam konusunda acil adımlar atılmalıdır. Çünkü kaybedilen her genç, aslında kaybedilen bir gelecek demektir.