Sevgi Neydi?

GÜLİZAR ORAK

29-07-2026 12:54

Yazan: Gülizar Orak | Urfadabugun.com

"Sevgi neydi?"

Belki de insanlığın yüzyıllardır cevabını aradığı en zor soru budur.

Kimi bir çift gözde aradı sevgiyi, kimi bir annenin sıcak avuçlarında... Kimi yıllarca peşinden koştu, kimi ise tam bulduğunu sandığı anda onu avuçlarının arasından kaybediverdi.

Oysa sevgi, hiçbir zaman sadece bir kelime olmadı.

Çünkü "Seni seviyorum." demek kolaydı.

Asıl mesele, o cümlenin hakkını verebilmekti.

Bugün dönüp etrafımıza baktığımızda, sevginin en çok konuşulan ama en az yaşanan duygu olduğunu görüyoruz. İnsanlar birbirlerine güzel sözler söylüyor ama en zor günlerinde birbirlerinin elini bırakıyor. Bir mesajın geç gelmesine kırılıyor, küçücük bir tartışmada yılların emeğini çöpe atabiliyor.

Demek ki eksik olan sevgi değil...

Eksik olan, sevgiyi taşıyabilecek yürekler.

Çünkü sevgi, emektir.

Her gün yeniden seçmektir.

Her sabah aynı insana yeniden "İyi ki varsın." diyebilmektir.

Sevdiğinin kusurlarını görüp yine de yanında kalabilmektir.

Onun gözyaşını kendi gözyaşı gibi hissedebilmektir.

Sevgi; bir annenin sabaha kadar ateşler içinde yanan çocuğunun başucunda uyumadan beklemesidir.

Bir babanın çocukları üşümesin diye eski montuyla yıllarca idare etmesidir.

Bir eşin, hayatın bütün fırtınalarına rağmen "Ben buradayım." diyebilmesidir.

Bir dostun, herkes giderken sessizce omzuna dokunmasıdır.

Sevgi bazen hiçbir şey söylemeden anlaşılmaktır.

Bazen sadece susup dinlemektir.

Bazen de karşındakini değiştirmeye çalışmadan olduğu gibi kabul edebilmektir.

Ne garip...

İnsanlar artık birbirlerini tanımadan sevdiğini söylüyor.

Ama tanıdıktan sonra sevmekten vazgeçiyor.

Oysa gerçek sevgi, kusursuz insan bulmak değildir.

Kusurlarıyla birlikte bir insanın yanında kalabilmektir.

Hayat bize şunu öğretiyor:

Her şeyin yenisi bulunabilir.

Yeni bir ev...

Yeni bir araba...

Yeni bir telefon...

Ama kırılmış bir güvenin, yitirilmiş bir sevginin ve kaybedilmiş bir insanın yerini hiçbir şey dolduramaz.

İşte bu yüzden sevgiyi harcamamak gerekir.

Çünkü sevgi de bir çiçek gibidir.

İlgi görmezse solar.

Güven bulmazsa kırılır.

Emek verilmezse sessizce ölür.

Ve en acısı da şudur...

Sevgi bir anda bitmez.

İhmal edile edile biter.

Dinlenmeye dinlenmeye...

Anlaşılmamaya alışa alışa...

Değer görmemeye alışınca...

Sessizce çekip gider.

Arkasında ise sadece "Keşke..." kelimesini bırakır.

Hayatın en ağır yükü pişmanlıktır.

Çünkü kaybettikten sonra verilen değerin hiçbir anlamı yoktur.

Bugün anne babanız hayattaysa onları arayın.

Bir dostunuz kırgınsa gönlünü alın.

Eşinizin gözlerinin içine bakıp onu dinleyin.

Çocuğunuzu sadece büyütmeyin; ona sevildiğini de hissettirin.

Çünkü yarın bunları yapacak fırsatınız olacağının garantisi yok.

Hayat beklediğimiz kadar uzun değil.

Bir sabah gelen telefon, bütün dünyanızı değiştirebilir.

Bir vedanın son veda olacağını hiçbirimiz bilemeyiz.

İşte bu yüzden sevgiyi yarına bırakmayın.

Sevdiğinizi söylemekten utanmayın.

Sarılmaktan çekinmeyin.

Affetmek gerekiyorsa affedin.

Özür dilemek gerekiyorsa gururunuzu değil, sevginizi büyütün.

Çünkü insanın ömrü, kırgınlık taşımak için çok kısa...

Ama sevmek için yeterince güzeldir.

Belki de bu dünyadan geriye bırakacağımız en değerli miras; sahip olduğumuz evler, arabalar ya da biriktirdiğimiz paralar olmayacak.

Bizi hatırlatacak olan; bir kalbe dokunmuş olmamız...

Bir gözyaşını silmiş olmamız...

Bir yetimin başını okşamış olmamız...

Bir yaşlının duasında yer almamız...

Çünkü öldükten sonra insanlar bizi ne kadar kazandığımızla değil, ne kadar sevdiğimizle hatırlayacak.

Ve belki de sevginin en güzel tarifi şudur:

Sevgi, "Ben" demekten vazgeçip "Biz" olabilmektir.

Sevgi, fedakârlıktır.

Sevgi, sadakattir.

Sevgi, merhamettir.

Ve hepsinden önemlisi...

Sevgi, emektir.

Emek verilen hiçbir sevgi kaybetmez.

Belki insanlar gider...

Belki yollar ayrılır...

Belki hayat herkes için farklı yönlere akar...

Ama gerçek sevgi, dokunduğu kalpte bir ömür yaşamaya devam eder.

Öyleyse bugün birini sevin...

Karşılık beklemeden...

Hesap yapmadan...

Kırmadan...

İncitmeden...

Çünkü dünya, sevginin eksildiği değil; çoğaldığı zaman daha güzel bir yer olacak.

Ve unutmayın...

Sevgi, insanın yüreğinde büyüttüğü en güzel emanettir. Onu koruyun, çünkü hayatın sonunda geriye kalan tek zenginlik; sevmiş ve sevilmiş olmaktır.

İmzayla bitirelim:

Gülizar Orak
Urfadabugun.com Köşe Yazarı

DİĞER YAZILARI Kadınlar Neden Ölüyor, Aileler Neden Dağılıyor? 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Güvenlik Güçleri Suçla Mücadelede Destan Yazıyor 01-01-1970 03:00 NESİLLER BİTİYOR, UYANIYOR MUYUZ? 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’da Bayram Öncesi Güvenlik Alarmı 01-01-1970 03:00 Anneler Günü... Bir Eksik, Hep Eksik 01-01-1970 03:00 Anne Olmak: Sevginin ve Fedakârlığın Eşsiz Hikayesi 01-01-1970 03:00 Okula Gitmeyen Öğrenciler ve Annelerin Yorgunluğu ~~ 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'nın Su ve Elektrik Kesintileri 01-01-1970 03:00 Gazze’deki Soykırım: İnsanlığın Kara Lekesi 01-01-1970 03:00 Anafartalar Zaferi'nin 109. Yıldönümünde Kahramanlarımıza Şükran ve Minnet 01-01-1970 03:00 Çalışan Kadın İşçilerin Durumları: Zorluklar ve Çözümler 01-01-1970 03:00 Gülizar Orak Yazdı: Terörle Mücadelede Kararlılık ve Cesaret 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü: Suçla Mücadelede Kararlılıkla İlerliyor 01-01-1970 03:00 Hz. Muhammed ve İslam'ın Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'nın Kutsal Misafiri: Hazreti İbrahim 01-01-1970 03:00  Türkiye'de Son Yaşanan Ekonomi Durumu 01-01-1970 03:00 Hamas-İsrail Çatışmalarında Son Durum 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'daki Kadınların Karşılaştığı Temel Sorunlar Ortaya Çıkarıldı 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Gençlik: İşsizlik ve Gelecek Perspektifleri" 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zulme sessiz kalmayın çağrısı 01-01-1970 03:00 Kısa süre içinde köşe yazım gelecek 01-01-1970 03:00