Bir yanda “turizm kenti” unvanı taşıyan, her yıl yüzbinlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan kadim şehir Şanlıurfa; diğer yanda dökülen caddeler, kırık kaldırımlar ve çöp yığınları... Bu iki manzara yan yana geldiğinde ortaya hem büyük bir çelişki hem de halk arasında giderek yükselen bir tepki çıkıyor.

DIVANYOLU CADDESİ’NDEN ATATÜRK BULVARI’NA: ADIM BAŞI ENGEL
Şanlıurfa'nın kalbi sayılan Divanyolu Caddesi'nde yürümek, özellikle yaşlılar ve çocuklu aileler için adeta bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Haşimiye Meydanı’ndan Kapaklı Pasajı’na, oradan Atatürk Bulvarı’na kadar uzanan güzergahta kaldırımların taşları yerinden oynamış, asfalt yer yer çökmüş, çukurlar ise sürücüler ve yayalar için ciddi tehlike oluşturuyor.

Söz konusu sorunlar yalnızca merkezle sınırlı değil. Eyyübiye’den Karaköprü’ye, Haliliye’den Maşuk’a kadar pek çok mahallede aynı bakımsızlık göze çarpıyor. Şehrin dört bir yanında altyapı eksikliği, yol bozuklukları ve temizlik yetersizliği kronik bir hale gelmiş durumda.

TURİSTLER ŞAŞKIN, VATANDAŞLAR TEPKİLİ: “BU ŞEHİRDE BELEDİYE YOK MU?”
Şehre gelen yerli ve yabancı turistler, Şanlıurfa’nın tarihi zenginliğine hayran kalsalar da çevre düzeni ve altyapı konusundaki eksiklikler karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Ziyaretçilerin sıkça sorduğu sorulardan biri şu:

“Şanlıurfa’nın tarihi muhteşem ama yolları, kaldırımları ve genel görünümü neden bu kadar kötü? Bu şehirde belediye yok mu?”

Yerel halk ise, bu ilgisizliğin artık kabul edilemez olduğunu söylüyor. Vatandaşlar, hizmetlerin adil ve eşit şekilde tüm mahallelere ulaşması gerektiğini belirtiyor.

“GÖZ BOYAMA DEĞİL, GERÇEK HİZMET İSTİYORUZ”
Son dönemde bazı sokaklara yapılan parke taş döşemeleri ve sembolik temizlik çalışmaları ise halk nezdinde "göz boyama" olarak nitelendiriliyor. Sosyal medya ve sokak röportajlarında sıklıkla dile getirilen ortak görüş şu:

“Şanlıurfa’nın tüm mahallelerine eşit hizmet bekliyoruz. Bazı semtler parlatılırken diğerleri kaderine terk edilmiş durumda. Bu adaletsizlik artık son bulmalı.”

KENT TEMİZLİĞİNDE SINIFTA KALDIK: ÇÖPLER KADRAJA GİRİYOR
Şanlıurfa'nın birçok noktasında, özellikle kent merkezinde sigara izmaritleri, plastik poşetler ve rastgele atılmış çöpler, şehrin estetik görünümünü zedeliyor. Çöp kutularının yetersizliği, temizlik ekiplerinin düzensiz çalışması ve halkın da bilinçsizliği birleşince ortaya iç karartıcı görüntüler çıkıyor.

Üstelik bu tablo, Balıklıgöl çevresi gibi turistik alanlarda da karşımıza çıkıyor. Oysa bu alanlar, şehre gelen ilk ziyaretçilerin gözünde “ilk izlenim”i belirliyor.

KOMŞU İLLERLE ACI KIVASLAMA: “ONLAR TEMİZ, BİZ DAĞINIK”
Vatandaşlar, Şanlıurfa'nın temizlik ve altyapı konusundaki eksikliklerini çevre illerle kıyaslayarak daha da belirgin hale getiriyor:

“Mardin kadar düzenli değiliz, Gaziantep kadar bakımlı olamadık. Hatta deprem yaşamış Malatya ve Adıyaman bile bizden daha tertipli. Bu, gerçekten iç acıtıcı bir tablo.”

ŞANLIURFA’DAN TÜM BELEDİYELERE AÇIK ÇAĞRI: GÖREVİNİZİ YAPIN!
Bu haber, bir eleştiriden çok bir çağrıdır.
Şanlıurfa, yalnızca tarihiyle değil, şehir düzeni ve estetiğiyle de öne çıkmayı hak ediyor. Kentteki belediyelere sesleniyoruz: Göstermelik çalışmalar değil, kalıcı ve adil hizmetler bekleniyor.
Şanlıurfa’yı ziyaret eden herkesin ilk dikkatini çeken cadde ve sokaklar, bu kentin yüzüdür. Bu yüz bakımsız kaldıkça, tüm güzellikler gölgede kalır.

Bu şehre yakışan; düzenli, temiz ve modern bir görünüm kazandırmak artık bir lütuf değil, sizin asli görevinizdir.