30 Temmuz 2025 tarihinde Balıklıgöl Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde bir doktor ve bir güvenlik görevlisi, acile elini kolunu sallayarak giren bir şahsın bıçaklı saldırısına uğradı. Yaralanan sağlık çalışanları ameliyat edilerek tedavi altına alındı. Olay sağlık camiasında büyük infial yaratırken, Şanlıurfa Tabip Odası 31 Temmuz'da yazılı bir açıklama yayımlayarak tepkisini dile getirdi.

"Bu saldırı sadece bıçağı tutan elin suçu değildir"
Açıklamada, sağlıkta şiddetin münferit olmadığı ve yıllardır uygulanan sağlık politikalarının bu ortamı yarattığı savunuldu. “Bu saldırının asli sorumlusu, sağlık sistemini müşteri-hasta pazarına çeviren, sağlık çalışanlarını hedef hâline getiren politikalardır. Artık sadece ‘geçmiş olsun’ demeyeceğiz” denildi.

“Hastaneler öfkenin alanı haline geldi”
Sağlık çalışanları, görev yaptıkları alanların her geçen gün daha da güvensiz hâle geldiğine dikkat çekerken, hastanelerin “şifa dağıtılan yerler olmaktan çıkıp, sabrın tükendiği, umudun bıçakla savrulduğu” yerlere dönüştüğü vurgulandı.

Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı’nın kurduğu “Beyaz Kod” sistemine bugüne kadar en az 122 bin şiddet bildirimi yapıldığını açıklayarak, durumun ciddiyetini ortaya koydu.

OECD ile kıyaslama: Acil başvuru sayısı 6 kat fazla
Açıklamada dikkat çeken bir diğer veri ise acil servis kullanımıyla ilgiliydi. OECD ülkelerinde her 100 kişiden 27’sinin acil servise başvurduğu belirtilirken, bu rakamın Türkiye’de 100 kişide 177 olduğu aktarıldı. Tabip Odası bu farkın sağlık sisteminin çöküşünü işaret ettiğini ifade etti.

Güvenlik görevlileri de korunmuyor
Tabip Odası, güvenlik görevlilerinin de sağlık çalışanları kadar tehlikeye açık olduğunu ve mevcut yasal düzenlemelerin bu personelin haklarını korumaktan uzak olduğunu hatırlattı. Açıklamada, “Güvenlik görevlileri şiddete uğradığında ne cezai ne de tazminat haklarını koruyacak yeterli yasal altyapı bulunmamaktadır” denildi.

Şanlıurfa Tabip Odası'nın Talepleri:
Tabip Odası, Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından hazırlanan “Sağlıkta Şiddet Yasası”nın bir an önce yasalaştırılmasını talep ederek, şu talepleri sıraladı:

Sağlık çalışanlarına yönelik suçlarda cezaların artırılması,

Bu suçlarda denetimli serbestlik ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi uygulamaların kaldırılması,

Türk Ceza Kanunu’nda “sağlık çalışanlarına yönelik şiddet” başlığıyla yeni bir suç tanımı oluşturulması.

"Saldırganlar ve sistemi yaratanlar yargılanmalı"
Açıklamanın sonunda Tabip Odası, yalnızca saldırganların değil, bu şiddet ortamını doğuran sağlık politikalarının da sorgulanması gerektiğini belirterek, şu ifadelerle çağrıda bulundu:

“Biz sağlık emekçileri kurban değiliz. Kolluk kuvveti de değiliz, müşteri temsilcisi hiç değiliz!
Mesleğimizi, emeğimizi ve yaşam hakkımızı savunuyoruz.
Bu düzene razı değiliz ve mücadelemizi sonuç alana kadar sürdüreceğiz!”