Bir okulun kapısından içeri giren veli, yalnızca bir işlem yaptırmak için gelmez. Bazen bir derdini anlatmak, bazen çocuğunun geleceği için çözüm bulmak, bazen de kendisine yol gösterilmesini beklemek için gelir. İşte tam da bu noktada yöneticilerin insanlara yaklaşımı, kullandığı dil ve gösterdiği anlayış büyük önem taşır.
Ben gazeteci İbrahim Uygur olarak, geçtiğimiz hafta kendi ailemle yaşadığım bir olaydan yola çıkarak okullardaki yönetim anlayışını ve kadın yöneticilerin eğitim kurumlarındaki önemini kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
İKİ ÇOCUĞUMUZUN OKUL KAYDI İÇİN YOLA ÇIKTIK
Adres değişikliği yaptığımız için ortaokulda öğrenim gören iki çocuğumun yeni adresimize yakın bir okula kayıt işlemlerini yaptırmak istedik. Evimize oldukça yakın olan okul, yolun karşı tarafında kalması nedeniyle adres sisteminde farklı bir bölgeye bağlı görünüyordu.
İlk olarak bir okulda görev yapan kadın müdür yardımcısının odasına girdik. Kendisine yaşadığımız sorunu anlattık. Bizi güler yüzle karşıladı, ayakta beklemememizi söyleyerek oturmamızı istedi. Sistemi kontrol etti ve evimizin yaklaşık 300 metre yakınında bulunan okulun adresimiz nedeniyle sistem üzerinden tercih edilemediğini açıkladı.
Ancak bunu öyle nazik, anlayışlı ve çözüm odaklı bir dille anlattı ki kendisine teşekkür etmeden odasından ayrılmadık. Bizi, adresimize daha yakın olan başka bir okula yönlendirdi.
İşte eğitim kurumlarında görmek istediğimiz yaklaşım tam olarak buydu: İnsanları dinlemek, anlamak ve mümkün olan çözüm yollarını göstermek.
AYNI SORUN İÇİN BAŞKA BİR OKULA GİTTİK
Ailemle birlikte yönlendirildiğimiz okula gittik. Burada erkek bir müdür yardımcısının odasına girdik. Kendisi telefonla konuşuyordu. Bize beklememizi söyledi. Bir süre ayakta bekledikten sonra odasına davet edildik. Ancak telefon görüşmesi devam ediyordu.
Eşimle ve çocuklarımla birlikte odada oturduk, görüşmenin bitmesini bekledik. Telefon konuşması sona erdikten sonra sorunumuzu anlattık. Çocuklarımızın kimliklerini alan müdür yardımcısı bilgisayardan kontrol yaptı ve ardından elektrik, su, doğalgaz faturalarıyla kira sözleşmesini istedi. Ayrıca evde yaşayan yetişkin oğlumuzla ilgili muvafakatname getirmemiz gerektiğini söyledi. Bu belgeler olmadan kayıt işlemini yapmayacağını belirtti.
Elbette okullarda kayıt işlemleri belirli mevzuat ve belgelere göre yürütülür. Hiç kimse mevzuatın dışında işlem yapılmasını istemiyor. Ancak burada asıl anlatmak istediğim konu, işlemlerin hangi üslupla yürütüldüğü ve velilere nasıl davranıldığıdır.
Bir veliye hangi belgenin neden gerekli olduğu sakin bir dille anlatılabilir, eksiklerin nasıl tamamlanacağı açıklanabilir ve mümkünse yol gösterilebilir. İnsanların kamu kurumlarından beklentisi ayrıcalık değil, saygı ve anlayıştır.
Yaşadığımız bu durum nedeniyle ailece okuldan ayrıldık. Çocuklarımızın kaydını yaptıramadan evimize döndük. Konuyu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) de ilettik. Ancak çocuklarımızın eğitim sürecinin aksamaması için çözüm arayışımızı sürdürmek zorundaydık.
BİR GÜN SONRA KADIN MÜDÜR YARDIMCISIYLA KARŞILAŞTIK
Ertesi gün yeniden okula gittik. Okulda görev yapan kadın müdür yardımcısının olup olmadığını sordum. Olduğunu öğrenince çocuklarımın kimliklerini ve aile tablosunu alarak kendisinin yanına girdim.
Durumu baştan sona anlattım. Beni dinledi ve belgeleri incelemek üzere istedi. Evrakları kontrol ettikten sonra kayıt işlemini kısa sürede tamamladı.
Çocuklarımızın okul kayıtları gerçekleştirildi. Eğitimlerinden uzak kalmadan öğrenimlerine devam edebilmeleri için gerekli işlem yapılmış oldu.
Kendisine, “Hocam, dün buraya geldik ancak işlemlerimizi yaptıramadık. Bugün geldik, siz hemen çözdünüz” dedim.
Bana uzun uzun açıklama yapmadı. Sadece yüzüme baktı. Ancak çocuklarımızın kaydını tamamlaması, bizi dinlemesi ve sorunumuzu çözmesi bizim için yeterliydi.
Buradan kendisine ve ilk okulda bizi güler yüzle karşılayarak doğru yönlendiren kadın müdür yardımcısına ailem adına teşekkür ediyorum.
MESELE KADIN YA DA ERKEK OLMAK DEĞİL, İNSANA DEĞER VERMEKTİR
Yaşadığım bu olaydan sonra okullarda kadın müdür ve müdür yardımcılarının daha fazla görev alması gerektiğini düşünüyorum.
Kadın yöneticilerin önemli bir bölümünün iletişimde daha anlayışlı, nazik, sevecen ve çözüm odaklı yaklaşım sergileyebildiğini düşünüyorum. Özellikle çocukların, ailelerin ve hassas sorunlarla karşı karşıya kalan velilerin bulunduğu eğitim ortamlarında bu yaklaşım büyük önem taşıyor.
Ancak burada bir ayrımı da açıkça yapmak gerekiyor: Her kadın yönetici aynı özelliklere sahip olmadığı gibi her erkek yönetici de aynı şekilde davranmaz. İyi yöneticilik yalnızca cinsiyetle açıklanamaz. İnsanları dinlemek, empati kurmak, adil davranmak ve çözüm üretmek kişisel özellikler ve mesleki sorumluluklarla ilgilidir.
Benim yaşadığım olayda iki farklı yaklaşımı karşılaştırma fırsatım oldu. Bir tarafta bizi nazikçe karşılayan, durumumuzu açıklayan ve doğru yere yönlendiren bir kadın yönetici; diğer tarafta ise kendimizi yeterince dinlenmemiş ve anlaşılmamış hissettiğimiz bir görüşme vardı. Sonrasında başka bir kadın yöneticinin işlemlerimizi kısa sürede tamamlaması, bu konudaki düşüncelerimi daha da güçlendirdi.
Buradan bütün erkek yöneticileri eleştirmek ya da bütün kadın yöneticileri aynı kefeye koymak doğru olmaz. Ancak eğitim kurumlarında görev yapan herkesin, özellikle de yöneticilerin, veli ve öğrencilere karşı daha duyarlı olması gerektiği açıktır.
OKUL MÜDÜRLERİNDEN BEKLENTİMİZ: ÖNCE DİNLEYİN, SONRA YOL GÖSTERİN
Okullar yalnızca ders verilen binalar değildir. Çocukların geleceğinin şekillendiği, ailelerin umut bağladığı ve toplumun yarınlarının yetiştiği kurumlardır.
Bir veli okula geldiğinde yöneticinin ilk görevi, sorunu anlamaya çalışmak olmalıdır. Eksik evrak varsa açıklanmalı, mevzuat gereği yapılamayacak bir işlem bulunuyorsa bunun nedeni anlatılmalı, mümkün olan yasal çözüm yolları gösterilmelidir.
Telefon görüşmeleri, masa başındaki işler ve günlük yoğunluklar elbette çalışma hayatının bir parçasıdır. Ancak bir veli ve çocukları okul odasında beklerken iletişimin nasıl sürdürüldüğü de önemlidir. Çünkü bazen bir yöneticinin birkaç dakikalık ilgisi, bir ailenin günlerce yaşadığı sorunun çözülmesini sağlayabilir.
Bizim beklentimiz hiçbir okul yöneticisinin mevzuatı çiğnemesi değildir. Beklentimiz, mevzuatı uygularken insanları incitmemesi, çocukların eğitim hakkını gözetmesi ve velilere yol göstermesidir.
ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ BÜROKRATİK ENGELLER ARASINDA KALMAMALI
Adres değişikliği yapan ailelerin okul kayıtlarında karşılaştıkları sorunlar, çocukların eğitim hayatını aksatmamalıdır. Kayıt işlemleri ilgili kurallara uygun biçimde yürütülürken ailelerin hangi belgeleri sunması gerektiği açıkça anlatılmalı, veliler gereksiz yere farklı kapılar arasında dolaştırılmamalıdır.
Benim iki çocuğumun kaydı sonunda gerçekleştirildi. Ancak aynı durumda olan ve derdini anlatacak imkân bulamayan başka aileler de olabilir. Bu nedenle okul yönetimlerinin iletişim ve çözüm odaklı yaklaşım konusunda daha fazla hassasiyet göstermesi gerektiğine inanıyorum.
Son sözüm şudur: Bir okul yöneticisinin başarısı yalnızca yaptığı işlemlerle değil, insanlara nasıl davrandığıyla da ölçülür. Nazik bir söz, içten bir gülümseme ve çözüm için gösterilen çaba bazen uzun süren bir sorunu kısa sürede ortadan kaldırabilir.
Kadın ya da erkek fark etmez; bütün yöneticilerimizin anlayışlı, adil, hoşgörülü ve insan odaklı olmasını istiyoruz. Ancak kendi yaşadığım bu olaydan sonra, eğitim kurumlarında kadın yöneticilerin sayısının artırılması ve onların iletişim becerilerinden daha fazla yararlanılması gerektiği yönündeki düşüncemi de açıkça ifade ediyorum.
Çünkü okul kapısından içeri giren her veli saygıyı, her çocuk ise güvenli ve kesintisiz bir eğitim ortamını hak ediyor.
İbrahim Uygur
Gazeteci-Yazar