GAZETECİ İBRAHİM UYGUR
Sabah yine acı bir haberle başladık güne…
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun önünde yaşanan silahlı saldırı, yalnızca o okulda eğitim gören öğrencilerin ve onların ailelerinin değil, bütün Türkiye’nin yüreğini yaktı.
Bir okul…
Çocuklarımızın eğitim gördüğü, hayaller kurduğu, geleceğe hazırlandığı bir yer.
Ama bugün bir okulun önünden yine silah sesi yükseldi. Bir öğrencimizi kaybettik, çok sayıda öğrencimiz yaralandı. Bir ailenin evine evlat acısı düştü.
Şimdi sormak gerekiyor:
Yeter artık! Çocuklarımızın ne suçu var?
Çocuklarımız okula okumak için gidiyor. Kimi doktor olmak istiyor, kimi öğretmen, kimi mühendis, kimi gazeteci, kimi sanatçı… Her birinin bir hayali, bir geleceği var.
Hiçbir çocuğumuzun okul yolunda şiddetle, silahla, ölümle karşılaşmaması gerekiyor.
Bu olay artık hepimize çok ciddi bir sorumluluk yüklüyor.
AİLELERE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR
Burada özellikle bütün anne ve babalara seslenmek istiyorum.
Çocuklarımızı yalnızca okula gönderip akşam eve gelmesini beklemek yeterli değil.
Onları tanımamız gerekiyor.
Kimlerle arkadaşlık yaptığını, nerelere gittiğini, internet ortamında kimlerle iletişim kurduğunu, son dönemlerde davranışlarında değişiklik olup olmadığını takip etmemiz gerekiyor.
Çocuğumuzun içine kapanması, öfkesinin artması, şiddete ilgi göstermesi, tehdit içeren konuşmalar yapması veya çevresinde şüpheli kişiler bulunması karşısında “Nasıl olsa geçer” dememeliyiz.
Çocuklarımızla konuşmalıyız.
Onları dinlemeliyiz.
Korkmadan bize sorunlarını anlatabilecekleri bir aile ortamı oluşturmalıyız.
Çünkü bazen bir çocuğun söyleyemediği bir söz, fark edilmeyen bir davranış veya gözden kaçan bir arkadaşlık çok daha büyük sorunların habercisi olabilir.
ÇOCUĞUNUZA SAHİP ÇIKIN
Buradan tüm ailelere açıkça sesleniyorum:
Lütfen çocuklarınıza sahip çıkın.
Onları kontrol edin ama bunu baskı kurarak değil, sevgiyle ve iletişim kurarak yapın.
Çocuğunuzun hayatında neler olup bittiğini bilin.
Bir şüpheli durum görüyorsanız bunu küçümsemeyin.
“Benim çocuğum yapmaz” diyerek geçiştirmeyin.
Çünkü mesele yalnızca kendi çocuğumuzu korumak değildir.
Bugün bizim çocuğumuz, yarın başka bir ailenin çocuğu…
Toplum olarak birbirimizin çocuklarına da sahip çıkmak zorundayız.
ŞÜPHELİ BİR DURUM VARSA SESSİZ KALMAYIN
Bir çocuğun şiddete yöneldiğini, silaha ulaşmaya çalıştığını, tehditte bulunduğunu veya ciddi bir tehlike oluşturabileceğini düşünüyorsanız bunu görmezden gelmeyin.
Aile olarak müdahale edemiyorsanız, ilgili güvenlik birimlerinden ve uzmanlardan yardım isteyin.
Sessiz kalmak çözüm değildir.
Bir ihbar belki bir tartışmayı, bir saldırıyı, hatta bir can kaybını önleyebilir.
Ancak burada sorumluluğun yalnızca ailelerde olmadığını da unutmamak gerekiyor.
Okullarımızda rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğrencilerin psikososyal durumlarının yakından takip edilmesi, güvenlik tedbirlerinin gerektiğinde artırılması ve risk taşıyan durumlarda kurumlar arasında hızlı iletişim kurulması büyük önem taşıyor.
ÇOCUKLARIMIZ BİZE EMANET
Bir anne-babanın en büyük korkusu evladını kaybetmektir.
Bugün Manisa’da bir aile bu acıyı yaşıyor.
Bir evde artık bir çocuğun sesi olmayacak.
Bir anne evladının okuldan dönmesini bekleyemeyecek.
Bir baba çocuğuyla gelecek planları yapamayacak.
İşte bunun için hep birlikte düşünmek zorundayız.
Şiddeti normalleştirmemeliyiz.
Silahı sıradanlaştırmamalıyız.
Çocuklarımızın yanında şiddeti öven, silahı özendiren, insan hayatını değersizleştiren davranışlardan uzak durmalıyız.
Çocuklarımızın geleceğini korkunun üzerine kuramayız.
Onlara güvenli okullar, güvenli sokaklar ve güvenli bir gelecek bırakmak zorundayız.
YETER ARTIK!
Bugün Manisa’da yaşanan acı hepimizin acısıdır.
Bir öğrencinin hayatını kaybetmesi, geleceğimizden bir parçanın kopmasıdır.
Çok sayıda öğrencinin yaralanması ise bize artık daha fazla düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.
Anne babalara, öğretmenlere, okul yönetimlerine, güvenlik güçlerine ve toplumun bütün kesimlerine çağrımdır:
Çocuklarımızı koruyalım.
Çocuklarımızı dinleyelim.
Çocuklarımızı takip edelim.
Tehlike gördüğümüzde susmayalım.
Ve en önemlisi…
Bir çocuğun daha okul yolunda hayatını kaybetmesine izin vermeyelim.
Yazıktır…
Günahtır…
Çocuklarımızın hiçbir suçu yok.
Onlar bizim geleceğimiz.
Geleceğimizi korumak hepimizin görevidir.
Gazeteci İbrahim Uygur
