WWW.URFADABUGUN.COM,Urfa’da bugün,Urfa'nın Kültürü,Şanlıurfa Turizmi,Tarihi Şanlıurfa,Urfa Kültür Sanat
WWW.URFADABUGUN.COM,Urfa’da bugün,Urfa'nın Kültürü,Şanlıurfa Turizmi,Tarihi Şanlıurfa,Urfa Kültür Sanat
KÖŞE YAZISI

Muhtarlık kalkmalı mı?

İbrahim Uyğur İbrahim Uyğur Yazarın tüm yazıları
27-10-2026 22:39 7 dk okuma 29
Paylaş:

Yazar: Urfadabugün – Özel Köşe Yazısı

 

Türkiye'de son günlerde sosyal medyada sıkça tartışılan konulardan biri de muhtarlık kurumunun geleceği. Vatandaşlar, paylaşımlarında muhtarlıkların kaldırılması gerekip gerekmediğini sorguluyor. Özellikle e-Devlet hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, eskiden muhtarlıklardan alınan birçok belgenin artık internet üzerinden temin edilebilmesi, bu tartışmayı daha da büyütüyor.

 

Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda vatandaşların önemli bir bölümü, muhtarlık kurumunun günümüzde eski işlevini yitirdiğini savunuyor. Ancak bu görüşlerin toplumun yüzde 95'ini veya yüzde 99'unu temsil ettiğini ortaya koyan doğrulanmış bir araştırma olmadan kesin bir oran vermek doğru olmaz. Buna rağmen tartışmanın kendisi bile üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Muhtarlık kurumu, günümüz Türkiye'sinin ihtiyaçlarına ne kadar cevap verebiliyor?

 

E-Devlet her şeyi vatandaşın cebine koydu, peki muhtarlıkların görevi ne kaldı?

 

Teknoloji gelişti, kamu hizmetleri dijitalleşti. Vatandaş artık birçok belgesini almak, başvurusunu yapmak, borcunu sorgulamak ve resmî işlemlerini takip etmek için devlet dairelerinin kapısında saatlerce beklemek zorunda kalmıyor.

 

E-Devlet sayesinde birçok işlem birkaç dakika içerisinde gerçekleştirilebiliyor. İnsanlar evlerinden çıkmadan kamu hizmetlerine ulaşabiliyor. Bu gelişme, hem vatandaşın zamanını koruyor hem de kamu hizmetlerinin daha hızlı sunulmasına katkı sağlıyor.

 

Peki, bu dönüşüm karşısında muhtarlık kurumunun rolü yeterince değişti mi?

 

Eskiden ikametgâh belgesi, nüfus kayıt bilgileri ve benzeri işlemler için muhtarlıklara başvuran vatandaşların bugün pek çok ihtiyacını dijital ortamda karşılayabildiği bir gerçek. Nitekim muhtarlığın günümüzdeki işlevlerinin e-Devlet karşısındaki durumunu inceleyen akademik çalışmalar da kurumun yeniden değerlendirilmesini tartışmaya açıyor.

 

Bu konuda yayımlanan "2024 tarihli akademik araştırma" (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3711345), muhtarlık kurumunun tarihsel görevlerini, dijitalleşmenin etkisini ve kurumun geleceğine ilişkin seçenekleri ele alıyor.

 

Öyleyse asıl soru şudur: Dijitalleşen kamu hizmetleri karşısında muhtarlıklar kendilerini nasıl yenileyecek? Vatandaşa hangi somut hizmetleri sunacak? Kamu kaynaklarıyla desteklenen bu yapının toplum için ürettiği fayda nasıl ölçülecek?

 

Maaş, sigorta, ofis ve kamu giderleri: Karşılığında hangi hizmet üretiliyor?

 

Muhtarlık kurumu tartışılırken yalnızca muhtarların aldığı maaş üzerinden değerlendirme yapmak yeterli değildir. Muhtarlık ofislerinin giderleri, çalışma koşulları, sosyal güvenlik primleri ve belediyelerin sağladığı destekler de kamu kaynaklarının kullanımı açısından ele alınmalıdır.

 

Cumhurbaşkanlığı tarafından 19 Ekim 2026'da yapılan açıklamada, muhtarların aylık ödemelerinin 2026 itibarıyla 28 bin liranın üzerine çıktığı ve sosyal güvenlik primlerinin 2017'den bu yana devlet tarafından karşılandığı belirtildi. "TRT Haber'in konuya ilişkin haberi" (https://www.trthaber.com/haber/gundem/cumhurbaskani-erdogan-demokrasinin-uc-beyi-muhtarlar-ile-bagi-diri-tuttuk-960525.html) bu bilgileri aktarıyor.

 

Elbette bir kamu görevlisinin ücret alması tek başına eleştiri konusu yapılamaz. Asıl mesele, kamu adına yürütülen görevin ne ölçüde yerine getirildiği ve vatandaşın bu hizmetten nasıl yararlandığıdır.

 

Vatandaşın sorması gereken sorular açık:

 

Muhtar, mahallesinin hangi sorununu çözdü? Kaç kez ilgili kurumlara başvurarak sonuç aldı? Mahalledeki altyapı, temizlik, çevre düzenlemesi ve sosyal yardım ihtiyaçlarının takibinde ne kadar etkili oldu? İhtiyaç sahibi ailelerin sorunlarının ilgili kurumlara ulaştırılmasına katkı sağladı mı? Seçildiği mahallenin eksiklerini takip ederek çözüm için ne kadar çaba gösterdi?

 

Bu soruların cevapları kişisel kanaatlerle değil, somut çalışmalarla ortaya konulmalıdır.

 

Eğer bir muhtar görev yaptığı yerdeki sorunları takip ediyor, vatandaşla kamu kurumları arasında köprü kuruyor ve sonuç alıyorsa yaptığı hizmet görünür olmalıdır. Buna karşılık görevini yalnızca kâğıt üzerinde sürdüren, vatandaşın sorunlarıyla ilgilenmeyen bir anlayışın da sorgulanması gerekir.

 

Kamu kaynakları kullanılıyorsa, kamu adına üretilen hizmet de hesap verilebilir olmalıdır.

 

Muhtarlık yalnızca makamdan ibaret olmamalı

 

Bazı vatandaşların muhtarlara yönelik eleştirileri, makamın bir hizmet alanı olmaktan çıkıp kişisel itibar ve güç gösterisi aracı hâline getirildiği düşüncesinde yoğunlaşıyor.

 

Özellikle sosyal medyada zaman zaman muhtarların silahla dolaşması, makamlarını öne çıkararak hareket etmesi ve mahalledeki sorunlara yeterince eğilmediği yönündeki iddialar tartışılıyor.

 

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Bir kişinin yasal olarak silah taşıma yetkisine sahip olması, tek başına yanlış yaptığı anlamına gelmez. Ancak hiçbir makam, vatandaş üzerinde üstünlük kurmak veya korku oluşturmak için kullanılamaz. Muhtarlığın değeri de kişinin üzerinde taşıdığı herhangi bir eşyayla değil, halka sunduğu hizmetle ölçülmelidir.

 

Muhtar, mahallenin sahibi değil; mahalle sakinlerinin oyuyla seçilmiş temsilcisidir.

 

Vatandaşın beklentisi de aslında son derece basit: Mahallede bir sorun varsa takip edilsin, ihtiyaç sahibi bir aile varsa ilgili kurumlarla iletişim kurulsun, vatandaşın talebi karşılıksız bırakılmasın.

 

Bir muhtarın başarısı, ne kadar gösterişli bir makam odasına sahip olduğuyla değil, görev süresi boyunca kaç sorunun çözümüne katkı sunduğuyla değerlendirilmelidir.

 

Köy muhtarlığı ile şehirdeki mahalle muhtarlığı aynı kefeye konulmamalı

 

Muhtarlıkların kaldırılması tartışılırken gözden kaçırılmaması gereken bir başka konu da köylerle büyükşehir mahalleleri arasındaki farktır.

 

Şehir merkezlerinde yaşayan vatandaşlar birçok işlemini belediyeler, ilgili kamu kurumları ve e-Devlet üzerinden gerçekleştirebiliyor. Bu nedenle özellikle büyükşehirlerdeki bazı mahallelerde muhtarlıkların hangi hizmetleri sunduğu daha fazla sorgulanıyor.

 

Ancak kırsal bölgelerde tablo farklı olabilir. Kamu kurumlarına ulaşımın zor olduğu, dijital hizmetlerden yararlanmakta güçlük çeken yaşlıların bulunduğu veya altyapı sorunlarının yoğun yaşandığı köylerde muhtarlar önemli bir iletişim ve koordinasyon görevi üstlenebilir.

 

Köy muhtarlığı ile şehirdeki mahalle muhtarlığının görevleri de mevzuat bakımından aynı değildir. Dolayısıyla Türkiye'nin her yerinde aynı modelin uygulanması gerektiğini varsaymak doğru olmaz.

 

Örneğin, Şanlıurfa'nın kırsal mahallelerinde yaşayan vatandaşların su, yol, elektrik, ulaşım ve diğer temel hizmetlerle ilgili taleplerinin ilgili kurumlara ulaştırılması önemlidir. Bu süreçte muhtarların ne ölçüde etkili olduğu ise sahadaki verilerle değerlendirilmelidir.

 

Bu nedenle çözüm, bütün muhtarları aynı şekilde değerlendirmek değil; bölgenin ihtiyaçlarını ve kurumun gerçek işlevini ayrı ayrı incelemek olmalıdır.

 

Muhtarlıklar kaldırılmalı mı, yoksa yeniden mi düzenlenmeli?

 

İşte tartışmanın en önemli noktası burada başlıyor.

 

Muhtarlık kurumunun kaldırılmasını savunanlar, dijitalleşmeyle birlikte birçok eski görevin gereksiz hâle geldiğini, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılabileceğini ve vatandaşların işlemlerini zaten doğrudan ilgili kurumlar üzerinden yapabildiğini söylüyor.

 

Kurumun devam etmesini savunanlar ise muhtarların yerel demokrasinin bir parçası olduğunu, vatandaşın yaşadığı sorunları yakından bildiğini ve özellikle kırsal bölgelerde devlet ile halk arasında bağlantı kurduğunu vurguluyor.

 

Her iki yaklaşım da tartışılabilir. Ancak kararın yalnızca sosyal medya paylaşımlarına veya kişisel deneyimlere dayanması yeterli değildir.

 

Öncelikle Türkiye genelinde muhtarlıkların iş yükü, vatandaş başvuru sayıları, çözüme kavuşturulan sorunlar, kamu giderleri ve bölgesel ihtiyaçları ortaya konulmalıdır. Hangi işlemlerin e-Devlet'e taşındığı, hangi görevlerin hâlâ yüz yüze hizmet gerektirdiği ve hangi bölgelerde muhtarlığa daha fazla ihtiyaç duyulduğu belirlenmelidir.

 

Ardından üç seçenek değerlendirilmelidir:

 

- Mevcut sistemin devamı: Muhtarlıkların hizmet standartları yükseltilmeli, görevleri netleştirilmeli ve performansları şeffaf biçimde takip edilmelidir.

- Kapsamlı reform: Özellikle büyükşehirlerde görevler yeniden tanımlanmalı, gereksiz bürokratik işlemler azaltılmalı ve hizmet üretmeyen uygulamalar gözden geçirilmelidir.

- Alternatif yerel hizmet modeli: Muhtarlığın bazı görevleri belediyeler veya dijital kamu hizmetleri üzerinden yürütülerek kırsal bölgeler için farklı bir model geliştirilmelidir.

 

Hangi seçeneğin daha uygun olduğu, ancak maliyet ve hizmet sonuçları karşılaştırıldığında sağlıklı biçimde değerlendirilebilir.

 

Devlet büyüklerine çağrı: Bu tartışma görmezden gelinmemeli

 

Buradan hükümete, ilgili bakanlıklara, yerel yönetimlere ve karar vericilere açık bir çağrıda bulunmak istiyorum.

 

Muhtarlık kurumu hakkında toplumda oluşan soru işaretleri araştırılmalıdır. Vatandaşın beklentisi nedir? Hangi hizmetler artık gereksiz hâle gelmiştir? Hangi görevler hâlâ önemini korumaktadır? Kamu kaynakları hangi alanlarda daha verimli kullanılabilir?

 

Bu sorulara cevap verecek kapsamlı bir çalışma yapılmalıdır.

 

Her muhtarlığın belirli aralıklarla faaliyet raporu yayımlaması, mahalledeki sorunların ve çözüm süreçlerinin kayıt altına alınması, vatandaş taleplerinin nasıl sonuçlandırıldığının takip edilebilmesi değerlendirilmelidir. Böylece vatandaş, seçtiği temsilcinin görev süresi boyunca neler yaptığını görebilir.

 

Bu öneri, muhtarları peşinen başarısız ilan etmek anlamına gelmez. Tam tersine, görevini hakkıyla yapan muhtarların emeğinin görünür olmasını, görevini ihmal edenlerin ise hesap verebilir bir sistem içinde değerlendirilmesini sağlar.

 

Sosyal medyada yükselen eleştirilerin ne kadar yaygın olduğunu anlamak için de bilimsel ve tarafsız bir kamuoyu araştırması yapılabilir. Böylece tartışma, yalnızca paylaşımların oluşturduğu izlenime değil, ölçülebilir verilere dayanır.

 

Son söz: Vatandaş makam değil, hizmet görmek istiyor

 

Bugün Türkiye'nin önünde duran soru yalnızca muhtarlıkların kaldırılıp kaldırılmaması değildir. Asıl soru, kamu hizmetlerinin değişen teknolojiye ve toplumun ihtiyaçlarına göre nasıl yeniden düzenleneceğidir.

 

E-Devlet'in yaygınlaştığı bir dönemde geçmişten kalan her uygulamanın aynı şekilde sürdürülmesi gerektiği söylenemez. Ancak bir kurumun kaldırılması da yalnızca artık eskisi kadar görünür olmayan bazı görevleri bulunduğu gerekçesiyle kararlaştırılmamalıdır.

 

Muhtarlık kurumu, kendisini günümüzün ihtiyaçlarına göre yenilemek ve vatandaşın hayatına somut katkı sunmak zorundadır. Eğer bir muhtarlık vatandaşın sorunlarının çözümüne katkı sağlamıyorsa bunun nedenleri araştırılmalıdır. Eğer bazı bölgelerde bu hizmetlere ihtiyaç kalmamışsa alternatifler değerlendirilmelidir. Eğer kırsal bölgelerde muhtarlık hâlâ önemli bir işlev görüyorsa bu hizmetin niteliği artırılmalıdır.

 

Çünkü mesele bir makamın varlığı değil, o makamın halka ne kazandırdığıdır.

 

Vatandaşın cebine kadar giren e-Devlet hizmetleri çağında, muhtarlık kurumunun geleceği de ciddi, şeffaf ve veriye dayalı bir değerlendirmeden geçirilmelidir.

 

Şimdi soruyoruz: Muhtarlıklar mevcut yapısıyla devam mı etmeli, yeniden mi düzenlenmeli, yoksa alternatif bir sistem mi kurulmalı?

 

Bu sorunun cevabını yalnızca sosyal medya tartışmaları değil, vatandaşın gerçek ihtiyaçları ve kamu yararı belirlemelidir.

 

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, WWW.URFADABUGUN.COM,Urfa’da bugün,Urfa'nın Kültürü,Şanlıurfa Turizmi,Tarihi Şanlıurfa,Urfa Kültür Sanat yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

İbrahim Uyğur — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

```html ```