Bazen suskun kalmak, adaletsizliğe ortak olmaktır. Bazen de dimdik durmak, fırtınaya karşı yürümek demektir. İşte Abdurrahman Tutdere, tam da bu ikinci yolu seçenlerden biri oldu.

Adıyaman halkının oylarıyla seçilmiş, güvenini kazanmış bir belediye başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca şeffaf, halkçı ve adil yönetim anlayışıyla öne çıkan Tutdere, bir süre önce görevden alınarak ismi rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla anılan başkanlar arasında gösterildi.

Bu iddialar, sadece bir kişiyi değil; bir kenti, bir halkı, bir iradeyi töhmet altında bırakıyordu. Ama ne zaman ki gerçekler ortaya çıktı, ne zaman ki hukukun terazisi şaşmadan tarttı, işte o zaman adalet de yerini buldu.

Bugün Abdurrahman Tutdere, alnı ak, vicdanı rahat bir şekilde yeniden görevine iade edildi. Bu sadece onun değil, onu tanıyan, dürüstlüğüne inanan herkesin zaferidir.

Çünkü biz onu biliyoruz. Sokakta yürüyen yaşlı bir vatandaşın elini tutarken de, deprem sonrası enkaz başında sabahlarken de, makam odasında değil, halkın içinde olan bir başkan olarak tanıdık. Belediyeyi halkın evi yapan, kaynakları halkın hizmetine sunan bir anlayışın temsilcisiydi.

Onun adının bir an bile şaibe ile anılması, yürekleri burkmuştu. Ama bugün, o burkulan yürekler yeniden umutla atıyor. Çünkü halkın iradesi üzerindeki gölgeler bir bir dağılıyor.

Tutdere’nin göreve iadesi, sadece bir başkanın dönüşü değil; aynı zamanda halkın iradesine, dürüst yönetime, temiz siyasete duyulan inancın yeniden yeşermesidir.

Şimdi artık önümüzde yeni bir sayfa var. Adıyaman’ın yaralarını saracak, projeleriyle halkın refahını artıracak, gençlerin, kadınların, yaşlıların, çocukların yüzünü güldürecek bir dönemin kapısı yeniden aralanıyor.

Hoş geldin Sayın Başkan. Sadece bir makama değil, halkın gönlüne döndünüz. Ve biz biliyoruz ki, bu sefer daha güçlü, daha kararlı, daha umut dolu bir yürüyüş başlayacak.