Geçtiğimiz gün bir ilan gördüm: “Yardım standına bakabilecek eleman aranıyor.”
Şaşırmadım desem yalan olur. Çünkü bugüne kadar SMA hastaları için açılan bu tür stantların gönüllülük esasına dayandığını, insanların kalpten gelen bir vicdan refleksiyle orada bulunduğunu sanıyordum. Ama bu ilan gösterdi ki, iş çığırından çıkmış durumda.

Artık yardım bile bir sektör haline gelmiş. İnsanların en saf duygusu olan merhameti, vicdanı ve iyilik isteği, rantın malzemesi yapılmaya başlanmış. Çocukların hastalığı üzerinden çıkar sağlamak, sadece ahlaksızlık değil, düpedüz insanlık suçudur.

Bu tabloda en büyük zararı kim görüyor biliyor musunuz? Gerçekten yardıma muhtaç olan aileler ve çocuklar. Çünkü insanlar artık güvenini kaybediyor. Her stant, her kampanya “acaba birilerinin cebini mi dolduruyor” kuşkusuyla karşılanıyor. Bu da asıl ihtiyaç sahiplerinin sesini boğuyor.

Burada görev, sadece vatandaşın sorgulamasında değil. Valilikler, emniyet ve maliye bu işi sıkı sıkıya denetlemek zorunda. Kim nerede stand açıyor, kimin adına para topluyor, bu paralar gerçekten ihtiyaç sahibine gidiyor mu, hepsi ama hepsi mercek altına alınmalı. Aksi halde, sokak sokak yayılan bu “yardım stantları”, birer yardım değil, modern bir dolandırıcılık düzeni haline gelecek.

Yardımın kutsal duygusunu kirletenlere sesleniyorum: Bu milletin vicdanıyla oynamayın! Bir çocuğun hastalığını, bir ailenin çaresizliğini kendi çıkarınız için kullanmaya cüret etmeyin. Çünkü bu işin adı yardım değil, vicdan ticaretidir.