Yeni eğitim öğretim yılı başladı. Ancak birçok aile için okul zili, yalnızca çocukların heyecanını değil, aynı zamanda büyük bir ekonomik yükü de beraberinde getirdi.

 

Servis ücretleri, ek kaynak kitaplar, kırtasiye malzemeleri… Daha okulun ilk haftasında velilerin bütçeleri adeta altüst oluyor. Özellikle asgari ücretle geçinen aileler için bu tablo her geçen yıl daha da ağırlaşıyor. Bir yanda kira, faturalar ve mutfak masrafları, diğer yanda eğitim için yapılan harcamalar derken çocuklarını okula göndermek bile lüks hâline geliyor.

 

Eğitim hakkı, bir ayrıcalık değil, temel bir ihtiyaçtır. Fakat günümüzde, birçok aile “çocuğum okuyabilecek mi?” endişesiyle boğuşuyor. Bu noktada devletin yükü hafifletici adımlar atması, ücretsiz ulaşım, kaynak desteği ve daha erişilebilir bir eğitim politikası geliştirmesi kaçınılmaz görünüyor.

 

Çünkü eğitimden mahrum kalan her çocuk, aslında geleceğimizden eksilen bir parçadır.