Bazı insanlar vardır; yaşadıkları ömür sadece kendileri için değil, dokundukları her gönül için bir anlam taşır. İşte Mustafa Zorlu Hoca da ömrünü hayra, iyiliğe ve insanlığa adamış nadide isimlerden biridir.
Onun en büyük sermayesi ne makamdır ne de şöhret… Asıl zenginliği, insanların gönlünde bıraktığı güzel izlerdir. Kırmamayı, incitmemeyi ve gönül kazanmayı hayatının bir düsturu hâline getiren Mustafa Zorlu Hoca, mazlumun derdiyle dertlenen, bir insanın gözündeki hüznü kendi yüreğinde hisseden örnek bir şahsiyettir.
Allah rızasını her şeyin üzerinde tutan bu güzel insan, insanları hiçbir karşılık beklemeden sevmeyi başarmış ender gönül erlerindendir. Onun kapısı da gönlü de herkese açıktır. Bir yetimin duasında, bir öğrencinin başarısında, bir mazlumun tebessümünde onun emeğini ve samimiyetini görmek mümkündür.
Belki de Mustafa Zorlu Hoca'nın en büyük başarısı, yetiştirdiği öğrencilerinin gönlünde taht kurmuş olmasıdır. Çünkü bir öğretmenin gerçek değeri, öğrencilerinin ona duyduğu sevgi ve saygıyla ölçülür. Öğrencileri onu sadece bilgi veren bir eğitimci olarak değil, aynı zamanda yol gösteren, merhameti ve insanlığı öğreten bir rehber olarak görmektedir.
Bugün böylesine samimi, merhametli ve insan sevgisini hayatının merkezine koymuş insanların varlığı, toplum adına büyük bir umuttur. Çünkü iyiliğin, merhametin ve insanlığın hâlâ ayakta kalmasını sağlayanlar; Mustafa Zorlu Hoca gibi sessizce gönüllere dokunan güzel insanlardır.
Allah, Mustafa Zorlu Hoca gibi ömrünü hayırlara adamış insanların sayısını artırsın. Çünkü toplumların en çok ihtiyaç duyduğu şey; bilgiyi vicdanla, sevgiyi samimiyetle ve insanlığı merhametle birleştiren güzel insanlardır.