186 yıl… Dile kolay. Tam 186 yıldır bu topraklarda, gecesi gündüzü olmadan milletin huzuru, güvenliği ve dirliği için görev başında olan koca bir teşkilattan söz ediyoruz: Türk Jandarması…
Bizler evimizde huzurla uyurken, çocuklarımız okul yolundayken, köylerde, dağlarda, sınır boylarında birileri hep nöbette. O biri bazen bir komutan, bazen genç bir çavuş, bazen ise yeni mezun olmuş bir jandarma eri. Ama hepsinin ortak bir hedefi var: Vatana hizmet etmek.
Jandarma sadece bir kolluk gücü değil; bu milletin yüreğidir, vicdanıdır. Bazen bir kar altında mahsur kalan köylüye uzanan eldir, bazen sınırda zehir tacirlerine set çeken bilek. Kaçakçılıkla mücadele ederken, bir yandan trafik denetiminde; arama kurtarma görevinde can kurtarırken, bir yandan çocukları uyuşturucu bataklığından uzak tutmak için çalışır.
Özellikle kırsal alanlarda; yani belki hiç adını bile duymadığımız mezralarda, dağ başlarında görev yapan jandarma ekiplerinin çabası bir vatanseverlik destanıdır. Terörle mücadelede gösterdikleri kararlılık, Türkiye Cumhuriyeti’nin dimdik ayakta durduğunun göstergesidir.
Bugün Jandarma Teşkilatı, sadece görevle değil; insanlıkla da örnek oluyorsa, bu onların hem modern teknolojiyi kullanma becerisinden hem de vicdanlı ve halkla iç içe bir hizmet anlayışından gelir.
Bu vesileyle başta Şanlıurfa’da görev yapan tüm jandarma personelimiz olmak üzere, yurdun dört bir yanında görev yapan her bir jandarma mensubuna şükranlarımızı sunuyoruz.
Ve elbette… Vatan uğruna can vermiş tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnetimizi bir kez daha dile getiriyoruz.
Nice 186 yıllara Jandarma!
Sizler oldukça, bu milletin sırtı yere gelmez.
