Şanlıurfaspor, bu şehrin en büyük markalarından biri… Taraftarının coşkusuyla, köklü geçmişiyle ve potansiyeliyle aslında çok daha iyi yerlerde olması gereken bir kulüp. Ancak yıllardır bir türlü hak ettiği seviyeye ulaşamıyor. Peki, neden?
Ne yazık ki, Şanlıurfaspor’un başına kim gelirse gelsin, yönetim anlayışı değişmiyor. Seçilen başkanlar ve yöneticiler, kulübü bir futbol organizasyonu olarak değil, kişisel menfaatlerinin merkezi olarak görüyor. Her yeni yönetim, kulübü ileriye taşımak yerine, rant peşinde koşuyor. Transferlerden, sponsorluk anlaşmalarına kadar birçok alanda kişisel çıkarlar ön planda tutuluyor. Sonuç? Borç batağına sürüklenen, altyapısı çökmüş ve günü kurtarmaktan öteye gidemeyen bir kulüp…
Altyapı Yoksa Gelecek de Yok!
Başarılı kulüplerin temel taşı altyapıdır. Bir şehrin futbol kimliği, yetiştirdiği oyuncularla belirlenir. Ancak Şanlıurfaspor’un altyapısı adeta yok hükmünde! Şanlıurfa gibi futbol tutkunu bir şehirden neden üst seviyeye çıkan futbolcular çıkmıyor? Çünkü altyapıya yatırım yapılmıyor, genç yeteneklere önem verilmiyor.
Şanlıurfaspor’un gerçek anlamda bir geleceği olmasını istiyorsak, öncelikle altyapıya ciddi yatırımlar yapılmalı. Şehrin çocukları futbola kazandırılmalı, profesyonel eğitim almalı ve bu kulübün gelecekteki yıldızları haline gelmeli. Ancak yöneticiler, günü kurtarma peşinde olduğu sürece, bu hedefler hep hayal olarak kalacak.
Çıkış Yolu Var mı?
Elbette var! Ama bunun için zihniyetin değişmesi gerekiyor. Şanlıurfaspor’u gerçekten seven, kulübe hizmet etmeyi amaçlayan, uzun vadeli projeler üretecek bir yönetim anlayışı şart. Eğer bu değişim gerçekleşmezse, kulüp her sezon aynı senaryoyu tekrar yaşamaya mahkûm olacak.
Şanlıurfa halkı, Şanlıurfaspor taraftarı, artık gerçekleri görmeli ve kulübü rant kapısı olarak gören zihniyete karşı durmalı. Bu takım, bu şehir için bir gurur kaynağı olmalı, birilerinin çıkar alanı değil! Eğer gerçek bir futbol şehri olmak istiyorsak, önce yöneticilerimizi, sonra da futbol anlayışımızı değiştirmeliyiz. Aksi takdirde, her sezon umutlanıp hüsranla sezonu kapatmaya devam ederiz…
