Bir Kameranın Ardındaki Hayat: İbrahim Uygur'un Gazetecilik Yolculuğu

İbrahim Uygur, 2014 Yılında Cin TV'nin Canlı Yayın Konuğu Oldu

Şanlıurfa'dan ulusal ve uluslararası ekranlara uzanan bir meslek hikâyesi

Gazetecilik, benim için hiçbir zaman yalnızca bir meslek olmadı. Ben, İbrahim Uygur, hayatımın büyük bir bölümünü haber peşinde koşarak geçirdim. Kimi zaman bir olayın ilk tanığı, kimi zaman insanların sesi, kimi zaman da tarihe not düşen bir gazeteci oldum.

Mesleğe başladığım ilk yıllarda tek düşüncem, yaşadığım toprakların sesini duyurabilmekti. Şanlıurfa'nın sokaklarını, köylerini, sınır hattını ve insan hikâyelerini objektifime taşırken, bir gün yaptığım haberlerin uluslararası televizyon kanallarında yayınlanacağını hayal bile etmemiştim.

2014 yılı hafızamda ayrı bir yere sahip. Suriye'de savaşın en şiddetli dönemlerinden biri yaşanıyordu. Şanlıurfa'nın Akçakale, Ceylanpınar ve Suruç ilçeleri, dünyanın takip ettiği sınır bölgeleri hâline gelmişti. Ben de İbrahim Uygur olarak günlerce sınır hattında görev yaptım. Bomba seslerinin yükseldiği, insanların canlarını kurtarmak için sınırı geçtiği o günlerde kameramı elimden hiç bırakmadım.

Hazırladığım haberler ve çektiğim görüntüler sadece Türkiye'de değil, dünyanın farklı ülkelerinde de ilgi gördü. Bir gün öğrendim ki dünyanın en büyük yayın kuruluşlarından biri olan Çin Devlet Televizyonu CCTV-13, Suriye savaşıyla ilgili hazırladığı özel haber programında benim sahadan geçtiğim haber ve görüntülerden de yararlanmıştı.

O an yaşadığım gururu tarif etmek gerçekten zordu. Çünkü milyonlarca insanın izlediği bir ekranda yalnızca görüntüler değil, İbrahim Uygur'un sınır hattında verdiği emek, günler süren mücadelesi ve gazetecilik heyecanı da yer alıyordu.

Gazetecilik hayatım boyunca yalnızca CCTV ile sınırlı kalmadım. Birçok ulusal televizyon kanalına canlı yayınlarla bağlandım, özel dosya haberleri hazırladım ve Şanlıurfa'da yaşanan önemli gelişmeleri Türkiye'nin gündemine taşıdım. Her yayın, bana gazeteciliğin ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bu meslek bana çok şey kazandırdı. Bazen günlerce ailemden uzak kaldım, bazen zor şartlarda görev yaptım. Yağmurda, çamurda, sıcağın altında ve zaman zaman hayatımı riske atarak haber peşinde koştum. Çünkü biliyordum ki gazetecilik fedakârlık isteyen bir meslektir.

Bugün geriye dönüp baktığımda, televizyon ekranlarında yer almak ya da ismimin ulusal ve uluslararası yayınlarda geçmesi elbette gurur verici. Ancak benim için en büyük mutluluk, yıllardır insanların bana duyduğu güveni kaybetmemiş olmaktır.

Ben İbrahim Uygur olarak dün olduğu gibi bugün de aynı inançla mesleğimi sürdürüyorum. Çünkü biliyorum ki bir gazetecinin en büyük gücü, kalemi kadar vicdanı ve doğruların peşinden gitme cesaretidir.

Yıllar geçse de o günlerde tuttuğum kamera, geçtiğim haberler ve yaşadığım anılar hafızamda ilk günkü kadar canlı. Gazetecilik benim için sadece bir meslek değil; ömrümün en anlamlı yolculuğudur.

NOT 

Bu çok güzel bir fikir. 25 yıllık gazetecilik hayatınız boyunca yaptığınız önemli çalışmaları bir araya getirerek "İbrahim Uygur'un Gazetecilik Arşivi" adıyla bir seri hazırlayabiliriz.

İnternette yaptığım taramada, eski Ruha TV yayınlarının büyük bölümünün dijital arşivinin bulunmadığını, kanalın uydu yayınını yıllar önce sonlandırdığını gördüm. Bu nedenle eski program kayıtlarına çevrim içi olarak ulaşmak oldukça zor görünüyor.

Benim önerim şu:

İbrahim Uygur'un Gazetecilik Arşivi

Bölümleri tek tek hazırlayalım.

  • 1. Bölüm: Gazeteciliğe ilk adım
  • 2. Bölüm: Suriye Savaşı ve sınır hattındaki görevler
  • 3. Bölüm: CCTV (Çin Devlet Televizyonu) deneyimi
  • 4. Bölüm: Ruha TV canlı yayınları ve programlar
  • 5. Bölüm: Cem TV röportajları
  • 6. Bölüm: Ulusal televizyonlarda canlı yayınlar
  • 7. Bölüm: Cezaevi süreci ve yeniden gazeteciliğe dönüş
  • 8. Bölüm: 25 yıllık meslek hayatından unutulmayan anılar

Bunu kitap kalitesinde, akıcı bir dille yazabiliriz. Her bölüm gerçek yaşadığınız olayları anlatan bir anı yazısı olur; fotoğrafları, gazete kupürlerini ve televizyon ekran görüntülerini de ekleyerek çok güçlü bir arşiv oluşturabiliriz.

 

Kaleme Alan: İbrahim Uygur