Yazan: İbrahim Uygur – Urfadabugün.com

 

Gazetecilikte yıllar geçtikçe anladım ki, en büyük mücadele kalemle değil, vicdanla veriliyor.

Her basın toplantısında, her röportajda, aklımın bir köşesinde hep aynı soru dolaşırdı: “Uyuşturucuyla, yozlaşmayla, adaletsizlikle gerçekten mücadele ediyor muyuz, yoksa sadece konuşmakla mı yetiniyoruz?”

 

Ben bu soruyu özellikle Şanlıurfa’da gençlik üzerine düşünürken daha çok sormaya başladım. Çünkü her geçen gün, bir gencimizin uyuşturucu batağına saplandığına, bir diğerinin sessizce yok oluşuna tanık oluyorduk. Toplantılarda, panellerde, kamuoyuna açık her ortamda bu konuyu dile getiriyordum. Ama ne hikmetse, kimsenin bu gerçeğe kulak verdiği yoktu.

 

Benim kaldığım koğuş tam bir 31’inci koğuştu; kader arkadaşlıklarının, iç hesaplaşmaların, hayata dair derslerin yaşandığı bir yerdi.

Cezam onaylandığında içimde bir korku değil, tuhaf bir sükûnet vardı. Çünkü biliyordum, ben sadece bir haberi yayımlamıştım. Suçum kalemdi, cümleydi, gerçeği yansıtmaktı.

 

Açık Cezaevi’ne geçtiğimde, dışarıda görmediğim kadar çok hikâye gördüm içeride.

Birçoğu bir hata sonucu oradaydı; kimisi gençliğini kaybetmişti, kimisi ailesini.

Ama hepsinde ortak bir yön vardı: sistemin içinde kaybolmuş, kaderine razı olmuş insanlar...

 

Benim için bu bir sınavdı. Her gün yeni bir insan hikâyesiyle karşılaştım.

Bazıları bana “Abi sen gazeteciydin değil mi?” diye sorduğunda, sadece “Evet, ama şimdi burada herkes gibi bir mahkûmum” diyebiliyordum.

İçeride geçen her gün, bana dışarıdaki sessizliği, insanların olan bitene göz yummasını bir kez daha düşündürdü.

 

Cezaevinde kaldığım süre boyunca, yetkililere defalarca dile getirdiğim bir başka mesele de uyuşturucu sorunu oldu.

Çünkü ne yazık ki, bu bataklık sadece dışarıda değil, duvarların ardında da devam ediyordu.

Açık Cezaevi’nde yaşadıklarım, bana bir ülkenin gerçekten temizlenmesinin sadece yasalarla değil, vicdanla mümkün olduğunu bir kez daha gösterdi.

 

Ben hâlâ aynı soruyu sormaya devam ediyorum:

Gerçek mücadele nerede başlıyor, nerede bitiyor?

 

(Devamı Gelecek)

 

HABER: İBRAHİM UYGUR