Şanlıurfa, sadece bir şehir değil; binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan açık hava müzesidir. Peygamberler Şehri olarak bilinen kadim kentimiz, tarihi, kültürü, inancı, mutfağı ve misafirperver insanlarıyla dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olabilecek potansiyele sahiptir.
Bugün Göbeklitepe'den Harran'a, Halfeti'den Soğmatar'a, Balıklıgöl'den tarihi hanlar bölgesine kadar uzanan eşsiz bir zenginliğe sahibiz. İnsanlık tarihinin yeniden yazılmasına vesile olan Göbeklitepe, dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri kendine çekmektedir. Ancak unutmamalıyız ki turistler sadece tarihi eserleri görmek için değil, aynı zamanda o şehrin insanlarını, kültürünü ve yaşam biçimini tanımak için de gelirler.
Bu noktada en büyük görev hepimize düşmektedir.
Esnafımız, otel işletmecilerimiz, konukevlerimiz, restoranlarımız, sıra gecesi organizasyonlarımız ve tüm vatandaşlarımız, Şanlıurfa'nın vitrini konumundadır. Şehrimize gelen yerli ve yabancı turistleri güler yüzle karşılamak, onlara yardımcı olmak, misafirperverliğimizi göstermek ve dürüst ticaret anlayışıyla hareket etmek büyük önem taşımaktadır.
Kısa vadeli kazanç düşüncesiyle aşırı fiyat uygulamaları yapmak, kaliteden ödün vermek veya misafirlere karşı olumsuz davranışlar sergilemek sadece bir işletmeye değil, tüm şehrin turizm geleceğine zarar verir. Oysa memnun ayrılan her turist, Şanlıurfa'nın gönüllü tanıtım elçisi olur. Gittiği her yerde bu kadim şehrin güzelliklerini anlatır ve yeni ziyaretçilerin gelmesine vesile olur.
Şanlıurfa mutfağı da şehrimizin en büyük değerlerinden biridir. Kebaplarımız, ciğerimiz, lahmacunumuz, çiğ köftemiz, boranımız, şıllık tatlımız ve daha birçok yöresel lezzetimiz dünya standartlarında bir gastronomi hazinesidir. Bu nedenle yemeklerimizin kalitesinden, lezzetinden ve hizmet anlayışımızdan asla taviz vermemeliyiz.
Şanlıurfa'nın tanıtımı konusunda yalnızca esnafımıza değil, yerel yöneticilerimize, milletvekillerimize, turizm sektörüne ve ilgili tüm kurumlara da önemli görevler düşmektedir. Göbeklitepe, Karahantepe, Harran, Soğmatar, Halfeti ve diğer tarihi değerlerimizin ulusal ve uluslararası platformlarda daha güçlü şekilde tanıtılması gerekmektedir.
Turizmin gelişmesi; otellerin dolması, restoranların müşteri kazanması, çarşıların hareketlenmesi ve esnafın yüzünün gülmesi demektir. Turizm büyüdükçe Şanlıurfa kazanacak, Şanlıurfa kazandıkça vatandaşlarımızın refahı artacaktır.
Gelin hep birlikte Şanlıurfa'yı hak ettiği noktaya taşıyalım.
Peygamberler Şehri'nin ruhuna yakışır şekilde misafirlerimizi en güzel şekilde ağırlayalım. Güler yüzümüzle, samimiyetimizle, dürüstlüğümüzle ve misafirperverliğimizle örnek olalım. Türkiye ve dünya, Şanlıurfa'nın sadece tarihi ve kültürüyle değil; insanlarının sıcaklığı ve esnafının dürüstlüğüyle de konuşsun.
Çünkü Şanlıurfa buna fazlasıyla layıktır.
Gazeteci İbrahim Uygur
